Trump’ı seviyorum

Değerli Okurlar, Bireysel ideolojimizin birbirine zıd olmasına rağmen Evet, Trump’ı seviyorum. Çünkü adam düz ve açık konuşup, açık davranıyor. Oysa çevresindeki çoğunluk liderler, misal NATO genel sekreteri Rutte, açık değil. İspanya başbakanı hariç çoğunluk düşündüklerini söylemiyor ve pragmatik davranıyor. Oysa Trump öyle söylendiği gibi laf kalabalığı, söz çelişkisi, lögore yapmıyor. Davranışı ve konuşmalarının tek hedefe […]

Trump’ı seviyorum

Değerli Okurlar, Bireysel ideolojimizin birbirine zıd olmasına rağmen Evet, Trump’ı seviyorum. Çünkü adam düz ve açık konuşup, açık davranıyor. Oysa çevresindeki çoğunluk liderler, misal NATO genel sekreteri Rutte, açık değil. İspanya başbakanı hariç çoğunluk düşündüklerini söylemiyor ve pragmatik davranıyor. Oysa Trump öyle söylendiği gibi laf kalabalığı, söz çelişkisi, lögore yapmıyor. Davranışı ve konuşmalarının tek hedefe baktığı gören gözler tarafından görülüyor.

Güç bende o halde hukukta benim diyor.

TV de Rutte, Erdoğan, Trump’ın basın açıklamasını hayretler içinde izliyorum. orada oturan herkes eyyamcı, günübirlikçi düşünmese de öyle davranıyor. Oysa Trump çekmeye hazır Merkep gibi meydanda maşallah.

Sevgili Okurlar, kıymetli dostlar Osmanlı’da yine bir isyan çıkmış, muhtemel Celali isyanları kapsamında , bir kaç yıl aklımda Konya kalmış, yörede eşkiyanın iktidarı sürerken durum padişaha iletimiş. Payitaht ta oraya adını unuttum bir paşayı göndermiş. Kafamda en yakışan isim ‘ alikıran başkesen paşa ’. Bu paşa yöreye gider gitmez ilk işi orada ki hapishaneyi yıktırıp tek yataklı, abdesthaneli bir kulübe yaptırmış ve Dellale çığırması için şu emri vermiş.

“ ey ahali her kimki suç işlerse bu kulübeye hapsedilir ve cezasını orada çeker. Amma o cezasını bitirmeden bir başka suçlu gelirse, eski mahpusun kafası kesilip yeni suçlu o mahpushaneye konur; bu böyle devam eder, biline “ demiş. Hikaye o ki isyan bitmiş.

Sevgili dostlar biliyorum bu yoruma açık bir mesel. Ama Trump ile ‘ ali kıran başkesen paşa ’yı davranışsal olarak eşleştirdim. İnşallah benim gibi İnsan ağırlıklı düşünen dolaysıyla vahşi emperyalizme, sadece vahşisine karşı Yani Trump’a karşı bir Dünya lideri de Uygar Dünyada filizlenir vesselam.

Trump’ı seviyorum
Prof. İrfan Palalı

1950 yılında Şanlıurfa’da doğdum. Tıp eğitimimi tamamlayarak profesör unvanına ulaştım. Üniversite yıllarında başladığım edebiyat yolculuğum, özellikle toplumsal meseleleri ele alan romanlarla devam etti. 2002 yılında yayımlanan "Tehcir Çocukları" adlı ilk romanım, Türkiye’de tabu olan Ermeni sorununu gündeme taşıdı ve büyük yankı uyandırdı. Ardından "Taşların Ağıtı" (2005), "Sünnet Çocukları" (2008) ve "Özgürlük Düşleri" (2016) adlı romanlarımı yayımladım. Şu anda İzmir’in güvenilir gazetesi Demokrat Gündem bünyesinde yeni romanım "Testosteron" üzerinde çalışıyorum.

Exit mobile version