Akbelen direnişinin sembol isimlerinden biri olan ve “Biz sayı değil, hayatız!” çıkışıyla hafızalara kazınan Esra Işık, 31 Mart gecesi düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.
İzmir Barosu, gözaltı işleminin hukuki bir tedbir olmaktan çıktığını ve bir “baskı aracı” haline geldiğini savunan bir bildiri yayımladı.
‘ANAYASAL HAKKA SALDIRI’
İzmir Barosu, açıklamasında Anayasa’nın 56. maddesine atıfta bulunarak sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının hem devletin hem de yurttaşın görevi olduğunu hatırlattı.
Esra Işık’ın bu görevi yerine getirdiği için hedef alındığını belirten Baro, “İkametgahı belli bir kişinin gece yarısı evinden alınması ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir. Bu uygulama, hukuki bir tedbir olmaktan çıkmış; bir cezalandırma ve yıldırma aracına dönüşmüştür.”
‘YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR’
Açıklamada, İkizköy’deki acele kamulaştırma kararlarına karşı açılan davaların hala devam ettiği vurgulandı. Yargı süreci tamamlanmadan yurttaşların itirazlarının kolluk gücüyle bastırılmasının, mülkiyet hakkını ve yargısal denetimi etkisizleştirdiği ifade edildi.
İZMİR BARO’SUNDAN ACİL ÇAĞRI
İzmir Barosu, yaşanan sürecin hukuki açıdan yakın takipçisi olacağını kamuoyuna duyururken, öncelikli olarak Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması yönündeki talebini yineledi. İkizköy’de doğaya ve yerel halkın yaşam alanlarına yönelik gerçekleştirilen müdahalelerin bir an önce son bulması gerektiğini vurgulayan Baro, çevre mücadelesi veren yaşam savunucularına yönelik uygulanan gözaltı ve adli baskıların durdurulması çağrısında bulundu.
Hak savunuculuğunun anayasal bir zemin olduğunu hatırlatan bu açıklama, bölgedeki ekolojik tahribata karşı duranların maruz kaldığı hukuki engellemelerin demokrasiyle bağdaşmadığının altını çiziyor.
İlginizi çekebilir: Bornova Muhtarlar Akademisi tamamlandı