8 yıllık sis perdesi aralanıyor: Takipsizlik kararı cinayet soruşturmasına dönüştü

Yıllardır "intihar" denilerek kapatılan dosya, yargıdan dönen kararla baştan yazılıyor. İşte dosyayı yeniden açtıran o gerekçe…

8 yıllık sis perdesi aralanıyor: Takipsizlik kararı cinayet soruşturmasına dönüştü

Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın 2018 yılında İzmir Narlıdere’deki bir inşaat alanında şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin dosyada yargı sürecini baştan aşağı değiştiren tarihi bir karar verildi.

Yıllardır süren hukuk mücadelesi sonucunda mahkeme, daha önce şüpheliler hakkında verilen takipsizlik kararlarını kesin olarak kaldırdı. Artık dosya, “kasten öldürme” ve “delil karartma” suçlamalarıyla yeniden ve çok daha kapsamlı bir şekilde yürütülecek.

Bundan tam 8 yıl önce, 13 Mayıs 2018 tarihinde bir inşaat sahasında cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümü, soruşturmanın ilk aşamalarında resmi makamlarca hızlıca “intihar” olarak değerlendirilmiş ve dosya bu yönde şekillendirilmişti. Ancak acılı baba Ethem Büyükışık, olayın bir intihar olmadığına dair ısrarlı hukuk mücadelesini bir an olsun bırakmadı. Baba Büyükışık’ın sunduğu yeni bulgular ve iddialar, “kapatılan” dosyanın aslında bir cinayet şüphesi taşıdığını işaret etmeye başlayınca, yargı süreci yeni bir evreye girdi.

Dosya, uzun yıllar boyunca hukuk çevrelerini meşgul eden zorlu bir sürece sahne oldu. İnşaat şirketi sahipleri, yöneticileri ve çalışanları hakkında 2023 yılında verilen ilk takipsizlik kararı, ailenin itirazlarıyla aşılmaya çalışıldı. Yerel mahkemelerdeki ilk itirazlar reddedilse de, dosya kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’ın önüne taşındı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, soruşturmanın derinleştirilmesi ve eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek dosyayı geri gönderdi. Ancak savcılık makamı, yürütülen ek soruşturma sonrasında da cinayete iştirak edildiğine dair somut bulgu olmadığı kanaatine vararak ikinci kez takipsizlik kararı verdi.

Büyükışık ailesinin bu karara yönelik hazırladığı kapsamlı itiraz dilekçesini değerlendiren İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 17 Nisan 2026 tarihinde yargı sürecini baştan aşağı değiştiren o karara imza attı. Mahkeme, savcılık makamının soruşturmayı eksik incelediğini ve dosyadaki deliller tam anlamıyla toplanmadan sonuca gidildiğini tespit etti. Bu gerekçeyle, daha önceki tüm takipsizlik kararları hukuken ortadan kaldırıldı.

Kritik isimler yeniden şüpheli sıfatıyla karşı karşıya

Mahkemenin bu kararıyla birlikte, daha önce dosyadan muaf tutulan isimler yeniden yargı radarındaki “şüpheli” konumuna geri döndü. Soruşturmanın yeni safhasında; Mehmet Münir Tanyer, Mehmet Taylan Tanyer, Murat Köze, Cevdet Akay, İhsan Gökmen Ellez, Gökhan Aydoğmuş, İbrahim Kazmacı ve Yiğit Aykurt gibi inşaat şirketi yetkilileri ile olay tarihinde görevli olan İzmir Emniyet Müdürlüğü kolluk görevlileri, “kasten öldürme” ile “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamalarıyla yeni bir adli süreçle karşı karşıya kaldı. Sekiz yıldır karanlıkta kalan şüpheli ölüm dosyası, adaletin tecelli etmesi adına bugün yeniden ve çok daha güçlü bir şekilde açılmış oldu.

8 yıllık sis perdesi aralanıyor: Takipsizlik kararı cinayet soruşturmasına dönüştü
Demokrat Gündem

Exit mobile version