İzmir Uğur Mumcu’yu unutmadı

Alev Coşkun’dan Zülfü Livaneli’ye, Müjdat Gezen’den Levent Üzümcü’ye kadar pek çok isim Mumcu için bir araya geldi. "O sadece bir yazar değil, Türkiye’nin en güçlü hafızasıydı."

Uğur Mumcu katledilişinin 33. yılında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen törenle anıldı.

İzmir’deki anma töreninde konuşan Başkan Cemil Tugay, Mumcu’nun yıllar önce deşifre ettiği karanlık ilişkilerin bugüne nasıl ışık tuttuğunu anlattı: “Bu ülke aklın ve bilimin egemen olduğu geleceğe mutlaka yürüyecek.”

Programın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “İnanıyorum ki bu ülke, Uğur Mumcu’nun hayalini kurduğu gibi, aklın, bilimin ve özgürlüğün egemen olduğu bir geleceğe yürüyecek. O günler gelecek. Onun ışığı hâlâ bu ülkede pek çok insanın yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Onun varlığını hissetmek bu ülkede pek çok insana güç vermeye devam ediyor. Işıklar içinde uyusun” dedi.

Türk basınının usta ve korkusuz ismi araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yılında CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen törenle anıldı.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeki (AASSM) törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Ednan Arslan, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Cumhuriyet Vakfı Başkanı Dr. Mehmet Alev Coşkun, Uğur Mumcu’nun arkadaşı gazeteci Miyase İlknur, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi katıldı.

Törende ayrıca geçmiş dönem milletvekilleri, bürokratlar, ulusal ve yerel basın temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda İzmirli yer aldı.

Tugay: Karanlık emelleri, kişisel hesapları olanlar hiç bitmedi

Uğur Mumcu’ya düzenlenen suikastin haberini aldığında doktor olarak Tire’de çalıştığını söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, o günden bu yana büyük bir üzüntü taşıdığını belirtti. Tugay, “Her 24 Ocak gününü kara bir gün olarak yaşamaya devam ediyoruz” dedi.

Çok güzel bir coğrafyada ve zengin bir kültürle yaşadığımızı hatırlatan Tugay, şunları söyledi: “Yaklaşık bir asır önce bir lider çıktı ve çok değerli bir mücadele verdi. İnsanlarımıza vatandaş olmayı ve Cumhuriyet rejimini kazandırdı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Uğur Mumcu’nun bir videosunda kendi ağzından da söylediği gibi, bugüne kadar kurulmuş en güçlü ve en büyük örgüt kurularak Kuva-yı Milliye hareketi başlatıldı ve zafere ulaştırıldı. Böylece onurlu ve bağımsız bir Cumhuriyet kurduk. Bu millet yaptı bunu, atalarımız yaptı.

Biz onların torunlarıyız, çocuklarıyız. Ama ülkemiz üzerinde karanlık emelleri olan, kişisel hesapları bulunanlar hiç bitmedi. Her zaman güç sahibi olmaya, insanların eşitsiz ve adaletsiz bir ülkede yaşamasını umursamamaya ve ülkenin kaynaklarını kendi çıkarları için kullanmaya devam ettiler. Uğur Mumcu da bunları dile getiren insanlardan biriydi. Ama bir farkı vardı: Söylemek ve bilmek başka bir şey, bunun mücadelesini vermek bambaşka bir şeydir. O, söylediği her cümlenin altını yaptığı araştırmalar ve elde ettiği belgelerle dolduruyordu.”

“Düşmanlarını bir bir ifşa ediyordu”

Mumcu’nun çok önemli bir araştırmacı gazeteci olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, Mumcu’nun yazıları ve kitaplarıyla siyaset, tarikat, mafya ve terör örgütleri arasındaki tüm bağlantıları açığa çıkardığını hatırlattı.

Başkan Cemil Tugay, şunları söyledi: “Karanlık köşelerde gizlenen halk düşmanlarını bir bir ifşa ediyordu. Uğur Mumcu’nun neden alçakça katledildiğini ve neden susturulmak istendiğini anlamak için, topluma ne anlatmak istediğine kulak vermemiz gerekiyor. Diyordu ki: ‘Emperyalizm, az gelişmiş ülkelere askerle değil; borçla, dinle ve iş birlikçilerle gelir.’

Hâlâ günümüze ve yakın tarihe ışık tutan Rabıta isimli kitabında ise, ‘Tarikat–siyaset ilişkileri, ulusal egemenliği parçalayan en tehlikeli bağdır’ diyordu. Terör Örgütleri ve Devlet isimli eserinde de, ‘Türkiye’de bazı örgütler, sandığımızdan çok daha uzun süredir dış merkezlerle ilişki içindedir’ şeklinde önemli tespitlerde bulunuyor ve tüm bu iddialarını belgelerle kanıtlıyordu.”

“Hakikatin bedelini ödemeyi göze aldı”

Uğur Mumcu’dan fikren kopmayacaklarını belirten Başkan Tugay, konuşmasını şöyle tamamladı: “O karanlık, karlı ve kanlı pazar gününün üzerinden 33 yıl geçti. Onun fikirleri ve yazıları, yıllar geçtikçe önemini daha çok gösterdi. Onu her gün daha büyük saygı, özlem ve minnetle anıyoruz. Onca yıla rağmen suikastın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması, hepimizin vicdanını kanatan bir yaradır. Adaletin geciktiği her gün, demokrasi biraz daha eksik kalmaktadır.

Uğur Mumcu’yu anmak yalnızca bir ismi hatırlamak değildir. Onun eserleri, bugünü anlamak ve geleceğe umutla bakabilmek için tekrar tekrar okunması gereken rehberlerdir. Uğur Mumcu’yu anmak; gerçeği savunmayı, sorgulamayı gerektirir ve karanlığa karşı ışık olmayı göze almak demektir.

O hakikatin bedelini ödemeyi göze aldı. Gazeteciliği iktidarın yanında değil, olması gerektiği gibi halkın yanında konumlandırdı. Bizlere, susarak değil, korkmadan konuşarak büyüyen bir miras bıraktı. Bugün onun izinden yürüyen, araştırmacı gazeteciliğin ve kaleminin onurunu taşıyan genç meslektaşları var.

İnanıyorum ki bu ülke, Uğur Mumcu’nun hayalini kurduğu gibi, aklın, bilimin ve özgürlüğün egemen olduğu bir geleceğe yürüyecek. O günler gelecek. Onun ışığı hâlâ bu ülkede pek çok insanın yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Onun varlığını hissetmek, bu ülkedeki pek çok insana hâlâ güç vermeye devam ediyor. Işıklar içinde uyusun.”

Güç: Cumhuriyet, ancak Uğur Mumcu’lar yaşadıkça ayakta kalır

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Uğur Mumcu’nun Cumhuriyet’i ayakta tutan, hakikat arayışını gelecek kuşaklara aktaran aydın duruşun en güçlü simgelerinden biri olduğunu söyledi. “Cumhuriyet ancak onun gibi düşünen, sorgulayan ve gerçeğin peşinden yürüyen yurttaşlarla yaşar. Bugün burada yalnızca Mumcu’yu değil, karanlığa karşı kalemiyle yürüyenleri, bedel ödemeyi göze alarak gerçeğin peşinden giden Cumhuriyet aydınlarını anıyoruz. Cumhuriyet, Uğur Mumcu’lar yaşadıkça ayakta kalır” dedi.

Türküler ve şiirlerle anıldı

Anma programı İzmir Büyükşehir Belediyesi sanatçıları Öznur Korkmaz ve Hasan Karar’ın müzik dinletisiyle başladı. Korkmaz ve Karar, Mumcu’yla özdeşleşen türküleri seslendirdi. Salondakiler, türkülere hep bir ağıdan eşlik etti, “Uğur’lar Olsun” şarkısı salonda gözyaşlarıyla söylendi.

Başkan Tugay da duygulu anlar yaşadı. İzmir Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü ise törende Uğur Mumcu’nun 1975 yılında Cumhuriyet gazetesinde çıkan “Sesleniş” yazısındaki dizeleri okudu.

Zülfü Livaneli ve Müjdat Gezen’den duygulandıran mesaj

Törene video mesaj ile katılan Uğur Mumcu’nun arkadaşı Zülfü Livaneli ve Müjdat Gezen Mumcu ile ilgili anılarını anlattı. Livaneli mesajında, “’Yiğidim Aslanım’ türküsünü kendisine dinlettiğimde ağladı. Çok cesurdu ve ülkemiz cesur bir insanını kaybetti. Bu ölüm ailesini çok yaktı ama bütün Türkiye’yi de yaktı. Hiçbir zaman unutulmadı, unutulmayacak” ifadelerine yer verdi. Müjdat Gezen ise, “Çok sevdiğim ve saydığım bir insandı. Benim için dünyadan ayrılmış sayılmaz. Uğur Mumcu’lar da kolay kolay gelmiyor” sözlerine yer verdi.

Gappi: 24 Ocak gerçek gazeteciler için kıvanç günüdür

Konuşmaların ardından söyleşi düzenlendi. Moderatörlüğünü İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi’nin yaptığı söyleşiye Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun ve Uğur Mumcu’nun arkadaşı gazeteci Miyase İlknur konuşmacı olarak katıldı. Gappi, “Gerçek gazeteciler ve hakikatin peşinden gidenler için 24 Ocak günü bir anlamda kıvanç günüdür. İyi ki Türk medyasından Uğur Mumcu geçmiş, gerçek gazeteciliği bize göstermiş deriz” dedi.

Coşkun: Söyledikleri bir bir ortaya çıkıyor

Başkan Tugay’a teşekkür ederek konuşmasına başlayan Alev Coşkun, Mumcu’nun meslek hayatından anekdotlar paylaştı. Coşkun, “Uğur Mumcu’yu şehit edenler bellidir. Faili meçhul dedik ama değildir. Asıl güçlerin kim olduğu biliniyor; asıl merkezi Atlantik ötesidir. Uğur’u öldürenler onlardır. Uğur Mumcu yakın dostum ve arkadaşımdı. Siyaset, tarikat, ticaret üçgeni üzerine yazı yazıyordu ve sonra bu üç kavramı birleştirerek bir kitap hazırladı. Söyledikleri bir bir ortaya çıkıyor. Uğur Mumcu sadece Atatürkçü ve aydınlanmacı bir yazar değil; Türk siyaset yapısını çok iyi özümsemiş bir siyaset bilimcisiydi” diye konuştu.

İlknur: Uğur Mumcu gibi birini bulmak çok zor

Son dönemde gazetecilik yapmanın büyük sıkıntılar barındırdığını söyleyen gazeteci Miyase İlknur, “Bu koşullarda gazetecilik yapmak hem kolay hem zor. Kusura bakmayın, hiçbirimiz Uğur Mumcu olamayız. Biz yerel güçlerle, baronlarla ve çetelerle uğraşıyoruz; o ise küresel çetelerle, küresel istihbarat örgütleriyle uğraştı. Uğur Mumcu gibi birini bulmak çok zor. Dedektifçilik oynadık, yazılarına ve fotoğraflarına baktık ama çözmek için Uğur Mumcu olmak gerekir” dedi.

İlginizi çekebilir: İzmir’de Uğur Mumcu’ya vefa: “Kaleminin namusunu taşıyanlar yoluna devam ediyor”

Demokrat Gündem

Exit mobile version