İzmirli avukatlardan Buca Cezaevi davası: 'Kimse Buca'ya Yeni Bir Rant Öyküsü Yazmaya Kalkışmasın'

İzmirli avukatlar, yıkımının ardından kamusal yeşil alan olarak kullanılması yönünde tartışma ve eleştirilerin olduğu Buca Cezaevi alanıyla ilgili Çevre-Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yaptığı imar planı değişikliğinde yer alan rezerv yapı alanı kararının iptali için İzmir İdare Mahkemesi’nde 2 ayrı dava açtı. DEMOKRAT GÜNDEM-MELİSA GÖNEN-İzmirli avukatlar Senih Özay, Murat Fatih Ülkü ve Hilal Elbüken, İzmir […]

İzmirli avukatlardan Buca Cezaevi davası: 'Kimse Buca'ya Yeni Bir Rant Öyküsü Yazmaya Kalkışmasın'

İzmirli avukatlar, yıkımının ardından kamusal yeşil alan olarak kullanılması yönünde tartışma ve eleştirilerin olduğu Buca Cezaevi alanıyla ilgili Çevre-Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yaptığı imar planı değişikliğinde yer alan rezerv yapı alanı kararının iptali için İzmir İdare Mahkemesi’nde 2 ayrı dava açtı.

DEMOKRAT GÜNDEM-MELİSA GÖNEN-İzmirli avukatlar Senih Özay, Murat Fatih Ülkü ve Hilal Elbüken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin söz konusu Buca Cezaevi alanıyla ilgili imar planı yapma yetkisine sahip olduğunu vurgulayarak, alanın kamusal yeşil alan olarak kullanılması yönünde İzmirlilerin ve Bucalıların talep ve kararlarına saygı duyulması gerektiğini belirtti.

""

"BUCA İLÇESİNİN İHTİYACI YEŞİL ALANDIR"

Bakanlığın planlarına itiraz etme gerekçelerini açıklayan Avukat Özay, Ülkü ve Elbüken, "Buca ilçesinin ihtiyacı; yeşil alandır, parktır sosyal ve kültürel kullanımlardır, deprem toplanma alanlarıdır, meydanlardır. Buca ilçesinin hem de göbeğinde yer alan böyle bir alanda yine yapılaşmaya, ticaret ve konut alanlarına, otopark ve trafik sorununa artık takati kalmamıştır" dedi.

"YAPILAŞMA YOĞUNLUĞUNU ARTIRMAK AMACINI TAŞIDIĞI ORTAYA ÇIKTI"

Yaşanan süreçte beklenenin aksine Buca Cezaevi alanının Buca ve İzmir genelinde temel gereksinim olan yeşil alan, park, deprem toplanma alanı, sosyal ve kültürel alan olması yönünde kullanım tercihlerinin dikkate alınmadığının belirtildiği dava dilekçesinde, "Ne yazık ki ülkemizin artık kanıksanan bir klasiği olarak, aksine alanı yapılaşmaya açmak, yapılaşma yoğunluğunu arttırmak amacını taşıdığı ortaya çıkmıştır. Yapılaşma olgusunun ülkemizde yaşanan pratiğinin gereği olarak da; doğacak imar rantını devlet mülkiyeti ile yapılacak ihaleler yoluyla özel kişiler arasında paylaştırma sonucu doğacaktır" ifadelerine yer verildi.
""
“İMAR RANTI YARATILMAK İSTENMESİ KABUL EDİLEMEZ”

İzmirli avukatlar Özay, Ülkü ve Elbüken, İzmir İdare Mahkemesi’ne açtıkları dava dilekçesinde, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin; Buca cezaevinin bulunduğu alanın kamusal alan olarak kullanılmasına yönelik imar planı değişikliği yapması son derece olumludur, zaten İzmir-Buca’daki bu alanla öncelikli olarak imar planı yapma yetkisi İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne, Buca Belediyesi’ne aittir. Durum böyle iken İller Bankası Genel müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, İzmir-Buca’nın özelliklerini, gereksinimlerini bilmeden, bu konuda hiçbir çalışma yapmadan, esasen bir yetkisi de yok iken bir oldu-bitti ile adeta hariçten gazel okuyarak bir imar rantı yaratmaya çalışmaları İzmirliler için kabul edilemez bir durumdur” ifadelerini kullandı.

"YAPILAŞMAYA ZORLAMAK NEFESSİZ BİR YAŞAMA MAHKUM ETMEKTİR"

Buca'nın mevcut planlar içi uygun koşulları barındırmadığına dikkat çekilen dava dilekçesinde, "Takati kalmayan Buca ilçesini halen 70 bin metrekareyi bulan yapılaşmalara zorlamak; Buca’yı, Bucalılar’ı, İzmir'i, İzmirlileri mutsuz etmek; zaten son derece çarpık biçimde kentleşen İzmir ve Buca’da yaşayan yurttaşları, geleceklerini ve gelecek nesilleri, yeşilsiz, parksız, meydansız, nefessiz bir yaşama mahkum etmek demektir" denildi.

"İMAR PLANI YAPMA YETKİSİ İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE AİT"

Dava dilekçesinde, Buca cezaevinin bulunduğu alan ile ilgili önceki imar planındaki yapılaşmanın  yanlış olduğu vurgulanarak, şu açıklamalarda bulunuldu:

 "Bakanlık yaptığı yeni imar planı ile bu yapılaşmayı daha da arttırarak yanlışı büyütmek ve pekiştirmekten başka bir şey yapmamıştır" değerlendirilmesinin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Buca cezaevi tartışmalarına yönelik hamleleri de değerlendirildi, "Son dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Buca Cezaenin bulunduğu alanın kamusal alan olarak kullanılmasına yönelik imar planı değişikliği yapması son derece olumludur, zaten İzmir-Buca’daki bu alanla öncelikli olarak imar planı yapma yetkisi İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne, Buca Belediyesi’ne aittir. Durum böyle iken İller Bankası Genel müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, İzmir-Buca’nın özelliklerini, gereksinimlerini bilmeden, bu konuda hiçbir çalışma yapmadan, esasen bir yetkisi de yok iken bir oldu-bitti ile adeta hariçten gazel okuyarak bir imar rantı yaratmaya çalışmaları İzmirliler için kabul edilemez bir durumdur. Buca cezaevinin bulunduğu alanı imara açan, yoğunluğunu arttıran Bakanlık bu imar planını yapmak konusunda yetkisiz olduğu gibi, yapılmak istenen imar değişikliği de İmar Kanunu ve tüm ilgili imar mevzuatına aykırıdır" açıklamasına yer verildi.

NE OLMUŞTU?

İzmir’de 30 Ekim 2020 tarihindeki depremin ardından dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Buca Cezaevi'nin yaklaşık 80 dönümlük alanın nasıl kullanılacağı yoğun biçimde tartışılmıştı.

Alanla ilgili tartışmalara Büyükşehir Belediyesi alanın yeşil alan ve otopark olarak planlanması olması yönünde dahil olmuştu. Çalışmalar devam ederken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı alan ile ilgili kendi planlarını tamamlamış, siyasi partilerin arasındaki tartışmalara  STK’lar da dahil olmuştu.

7 Kasım’da CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in çağrısı sonrası CHP İzmir Milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü’ne gelerek bakanlığın planlarına itiraz ettiklerini belirterek dilekçelerini müdürlüğe teslim etmişti.

 

 

İzmirli avukatlardan Buca Cezaevi davası: 'Kimse Buca'ya Yeni Bir Rant Öyküsü Yazmaya Kalkışmasın'
Demokrat Gündem

Exit mobile version