Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda bir öğretmen ile 9 öğrencinin katledildiği, 15 öğrencinin ise yaralandığı kanlı saldırının adli soruşturmasında, facianın boyutunu ve arka planındaki cani planı gözler önüne seren kan donduran detaylar gün yüzüne çıktı.
Katliamı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarından elde edilen dijital inceleme raporlarında, saldırganın okula girmeden önce kendi ailesini yok etmeyi, annesi ile babasını bıçaklayıp üzerlerine çamaşır suyu dökmeyi ve büyükannesini boğmayı planladığı belgelendi.
Olayın idari ve hukuki boyutunda ise katliamda ihmali ve sorumluluğu bulunan aileye ceza yağdı. Tutuklu baba Uğur Mersinli hakkında “Olası kastla öldürme” suçundan 10 kez müebbet ve “Olası kastla yaralama” suçundan 30 yıla kadar hapis istemiyle dava açılırken, anne Peyman Pınar Mersinli hakkında ise “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İncelemelerde, cani saldırganın cinayet rotasını ve psikolojik histerisini not ettiği dijital belgede yer alan şu şok edici satırlar ilk paragraftan adli dosyaya girdi:
“Siz bunu okuduğunuzda ya büyük bir şey planlıyor olacağım ya büyük bir şey yapmış olacağım ya da büyük bir şey yapmak üzereyim. Hayatım boyunca yalnızdım, o gün geldiğinde yalnız olmayacağım, insanlar beni tanıyacak. Bu fikri seviyorum, insanların beni tanıması, beni kabul etmesi, bana tuhaf bir hayvanat bahçesi hayvanı gibi bakmaması…”
“Önce Bıçaklayıp Üzerlerine Çamaşır Suyu Dökecektim”
Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarından çıkarılan adli belgede, kendi ailesine yönelik vahşet planını adım adım kurguladığı görüldü.
İnsanlığa ve toplum değerlerine duyduğu nefreti kusarak intikam yemini eden saldırgan, ailesini katletmek için evde çamaşır suyu depoladığını belirtti. Yalnızca ablasını öldürme konusunda kararsız kaldığını ifade eden saldırgan, katliam provasını metinde şu akılalmaz sözlerle dile getirdi:
“Beni çileden çıkardınız, işte intikamım böyle gerçekleşecek. Bunun için biraz hazırlık yaptım ve gizlice 10 litre çamaşır suyu stokladım. Yapacağım şeyi yapmadan önceki gece, herkes uyurken o çamaşır suyunu alacağım, önce ablam uyurken onun odasını kilitleyeceğim, sonra ebeveynimin odasına girip onları büyük bir mutfak bıçağıyla bıçaklayacağım. Annemin ve babamın yaralarına litrelerce çamaşır suyu dökeceğim, daha sonra oturma odasına gidip büyükannemi boğacağım. Daha sonra geri zekalı amcamı dövmek kolay olacak, gerekirse onu yumruklayabilir veya en kötü ihtimalle yakabilirim. Tüm bunlar sırasında ablamın yaşayıp yaşamaması konusunda hala karar veremedim çünkü onu seviyorum. Başlangıçta tüm daireme yoğun miktarda klor gazı saldırısı yapmayı planlamıştım ama sanırım bu işe yaramayacak.”
“Dünyadaki Seri Katillerle Yarışıp Puanımı Geçmem Gerekiyordu”
Hazırladığı vahşet manifestosunda, dünyadaki kitlesel okul katliamlarını gerçekleştiren cani isimleri kendisine örnek aldığı ve onlarla skor yarışına girdiği ortaya çıkan İsa Aras Mersinli, eylem öncesi hedeflediği ölü sayısını bir liste haline getirdi.
Yabancı ülkelerdeki katliamcıların verilerini analiz eden saldırgan, zihnindeki haritayı şu sözlerle aktardı:
“Adam Lanza, saldırısından önce 1 kişiyi öldürdü. Salvador, saldırısından önce bir büyükanneyi yaraladı. Cho, ana saldırısından önce 2 kişiyi öldürdü. Kip Kinkel, saldırısından önce 2 kişiyi öldürdü vb. Tüm bunlar benim herkesin saldırı öncesi puanımı geçmem gerektiği anlamına geliyor..”
“Yeterli Zamanım Kalırsa Anaokuluna Gideceğim”
Okulun fiziki eksikliklerini ve güvenlik zafiyetlerini uzun süre gözlemleyerek planını bu boşluklar üzerine kurduğunu yazan saldırgan, öğretmenleri vurup sınıfları taramayı ve ölenlerin üzerine tekrar ateş etmeyi hedeflediğini kaydetti.
Anaokulu öğrencilerini dahi hedefe koyan cani, dehşet planını şöyle detaylandırdı:
“Tüm silahlarımı mühimmatımı ve şarjörlerimi hazırlayıp yaptığım testlere göre tüm silahlarımı taşıyabilecek kapasiteye sahip olan okul çantama koyacağım. Okula biraz geç gideceğim ve eğer o zamana anahtarları çalmışsam çıkış kapılarını kilitleyeceğim, ardından, zil çalmadan yaklaşık 10 dakika önce tuvaletlere koşup kendimi tamamen silahlandıracağım. Gerisi kadere kalmış ama ben olayın şöyle gelişmesini istiyorum. Koridorda devriye gezen öğretmenleri vuracağım, daha sonra herhangi bir sınıfa girip ateş etmeye başlayacağım, 1-2 şarjörü boşattıktan sonra bir sonraki sınıfa geçeceğim. Emin olmak için, ölü olduğundan emin olmadığım kişilere iki kez ateş edeceğim veya bıçaklayacağım, Eğer bir şekilde yeniden silah doldurmak için yeterli zamanım kalırsa, anaokuluna gideceğim. Hedefim birinci zafer, Doğu Avrupa ve Asya’nın tamamında buna benzer bir olay neredeyse yok. Buna en yakın olanı ise en sevdiğim Vladislav Rosyakov’un Kerch Politeknik Koleji katliamıdır. Ben ilk beşte yer alacağım.”
“3’üncü Sınıftan Beri Bu Düşüncem Vardı, Okula Silah Getirdim”
Saldırı düşüncesinin ilkokul yıllarına kadar uzandığını ve daha önce de okula silah soktuğunu itiraf eden İsa Aras Mersinli, okul yapısının kütlesel bir katliama son derece elverişli olduğunu belirtti.
Polis müdahalesinin gecikeceğini hesaplayarak hareket ettiğini iddia eden saldırgan, adli dosyaya giren belgesini şu tüyler ürperten cümlelerle tamamladı:
“Başka bir nedenimden de bahsetmenin tam zamanı, bu nedenin ne olduğunu bilmiyorum. 3’üncü sınıftan beri okulumda bunu yapmaya dair düşüncelerim vardı. Yıllar geçtikçe bu düşünceler daha da kötüleşti, bir keresinde okula silah getirdim ama kullanmadım. Tam olarak neden bunu istediğimi bilmiyorum ve bu bir bakıma ‘iyi’ ve ‘yapılması gereken’ bir şey. Bunu yaparsam anaokuluna başladığım zaman çok heyecanlanacağım, bu bana bir rahatlık hissi veriyor. Sizden nefret ediyorum, kafamın içindeki sesler sizin benden nefret ettiğinizi söylüyor. Benden şüphe ediyorsunuz, ne kadar zarar vereceğimi sorguluyorsunuz. Beni her zaman şüpheyle karşılıyorsunuz, ne yaparsam yapayım siz her zaman bir kusur buluyorsunuz. Beni şüpheye düşürecek herhangi bir nedeniniz var ama yakında hepinizin yanıldığını kanıtlayacağım. Bu benim için mükemmel, 40 kişilik sınıflar, hiçbir sınıfta kilit yok, aktif nişancı tatbikatı yok, çıkışlar kilitlenebiliyor, polis uzakta, kimse silahlı değil. Eğitildim, silahla etkinliğim bir polis memurununkiyle karşılaştırılabilir, konumum kolay, yolları biliyorum.”