Kılıçdaroğlu cephesinden yeni açıklama: ‘Araçlar sembolikti’

Özgür Özel yönetiminin "O araçları 1,5 yıl Kılıçdaroğlu kullandı" açıklaması üzerine konuşan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, genel merkez önüne çekilen lüks minibüslerin iddia edilen isimlerle doğrudan ilişkisi olmadığını, parti envanterinden rastgele seçilerek "sembolik" olarak sergilendiğini açıkladı.

Kılıçdaroğlu cephesinden yeni açıklama: 'Araçlar sembolikti'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi önünde dün başlatılan ve “mali arınma” hamlesi olarak sunulan lüks minibüs satışı projesinin arkasından kurumsal bir taktik sergileme çıktı. Özgür Özel yönetiminin, hedef alınan araçların aslında parti envanterine kayıtlı resmi taşıtlar olduğunu ve mevcut araçlardan birinin bizzat Kemal Kılıçdaroğlu tarafından uzun süre makam hizmetinde kullanıldığını yasal belgelerle deşifre etmesi, genel merkezde kurulan idari stratejiyi değiştirdi.

Sözcü Gazetesi’ne acil koduyla kurumsal bir açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, araçların isimleri geçen belediye başkanı ve iş insanına ait olmadığını itiraf etti. Sönmez, iddiaların büyüklüğüne dikkat çekmek amacıyla parti envanterinden rastgele iki aracın seçilerek sembolik bir protesto amacıyla binanın önüne çekildiğini doğruladı.

“İSİMLERLE DOĞRUDAN İLİŞKİSİ YOK, RASTGELE SEÇİLDİ”

Kılıçdaroğlu cephesinden gelen kurumsal açıklamada, araçların mülkiyet yapısına ve üzerlerindeki plaka etiketlerine açıklık getirildi. Basın Danışmanı Atakan Sönmez, adliye ve rüşvet dosyalarında adı geçen aktörlere yönelik yürütülen karalama ya da soruşturma süreçlerine dikkat çekmek istediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Araçların Aziz İhsan Aktaş ya da Özkan Yalım’la doğrudan bir ilişkisi bulunmuyor. Her iki isme yönelik iddialar ve soruşturmalar nedeniyle CHP envanterinden rastgele seçilen iki araç ‘sembolik’ olarak CHP Genel Merkezi önünde teşhir edildi.”

ÖZGÜR ÖZEL CEPHESİ YASAL BELGELERLE YANIT VERMİŞTİ

Kılıçdaroğlu’nun danışmanından gelen bu geri adım, Özgür Özel kurmaylarının günün erken saatlerinde yaptığı teknik savunmanın hemen ardından şekillendi.

Özel yönetimi, genel merkez merdivenleri önüne çekilen siyah renkli iki lüks VIP minibüsün yasal ruhsat ve iktisap evraklarını paylaşarak, her iki aracın da doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal tüzel kişiliği adına satın alındığını kanıtlamıştı. Sızdırılan envanter kayıtlarında, “şabeli ve haram” olarak nitelendirilen araçlardan birinin, 1,5 yıl boyunca bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara ve şehir dışı programlarındaki kurumsal makam trafiğine tahsis edildiği bilgisi parti içi tüzük tartışmalarında büyük kırılma yaratmıştı.

KRİZİN ARKA PLANI: “MÜTEAHHİT AZİZ” VE “HAVLUCU BAŞKAN” ETİKETLERİ

Söz konusu gerilim, 30 Mayıs’ta genel merkeze dönmeye hazırlanan Kılıçdaroğlu ekibinin, bina girişine iki adet lüks araç konuşlandırmasıyla tırmanmıştı.

Araçlardan birinin camına büyük puntolarla “‘Havlucu Belediye Başkanı’ndan satılık haram araç”, diğerinin camına ise “Müteahhit Aziz’den satılık haram araç” notları asılmıştı. Plaka bölümlerine ise usulsüz finansman iddialarıyla anılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım (Ö. Yalım) ile İBB soruşturmasında adı geçen Aziz İhsan Aktaş’ın (A.İ. Aktaş) isimleri yapıştırılmıştı. Genel Merkez kaynakları ise ilk açıklamalarında “Bu araçlardan gelecek para şaibelidir, kasamıza girmeyecek, hayır kurumlarına bağışlanacak” argümanını kullanmıştı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) ise bu bağışı “kayyum yönetiminden para almayız” diyerek reddetmesi krizin bir diğer idari boyutu olarak kayıtlara geçmişti. Karşılıklı envanter ve taktik hamlelerin ardından Söğütözü’ndeki kurumsal işleyiş ve tarafların yeni adli savunma hatları başkent kulislerinde izlenmeye devam ediyor.

Kılıçdaroğlu cephesinden yeni açıklama: 'Araçlar sembolikti'
Demokrat Gündem

Exit mobile version