Kılıçdaroğlu’ndan fon krizinde Mehmet Şimşek’e istifa çağrısı: “Cumhuriyet tarihinde bir ilk”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, piyasaları sarsan fon krizine ilişkin yaptığı açıklamada Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e istifa çağrısında bulundu. Devlet bürokrasisi ile siyaset aktörleri arasındaki iş birliğinin Cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, olaya karışan tüm isimlerin suç örgütü kapsamında yargılanması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu’ndan fon krizinde Mehmet Şimşek'e istifa çağrısı: “Cumhuriyet tarihinde bir ilk"

DEMOKRAT GÜNDEM – ANKARA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, canlı yayında gündeme ilişkin sarsıcı açıklamalarda bulundu. Finansal piyasalarda yaşanan çalkantıları ve fon krizini değerlendiren Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e doğrudan istifa çağrısı yaptı.

Sürecin sıradan bir ihlal olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, kamu bürokrasisi ile siyasal kanat arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, “Devletin bürokrasisiyle siyasetin aktörleri arasında yolsuzluk yapma konusunda iş birliği var. Bu, bizim cumhuriyet tarihinde bir ilk” şeklinde konuştu.

Borsa ve fon piyasalarındaki manipülasyon iddialarını sert bir dille eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, denetim mekanizmalarının işletilmediğini vurguladı.

Bakan Şimşek’in konumuna değinen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Borsa soygununda kaç bürokrat görevden alındı, kaç bakan istifa etti? Hazine ve Maliye Bakanı, ‘Borsada manipülasyon yapıldığını biliyoruz, önlemlerini alacağız’ diyor. Kurul, 10 ay bakanı dinlemiyor, dikkate bile almıyor. Bakan hiçbir şey yapamıyor. Bilerek mi yapmadınız, gücünüz mü yetmedi? Onurlu bir bakan istifa dilekçesini koyar, ‘Ben ayrılıyorum buradan’ der. Ben, Mehmet Şimşek’in profil olarak ahlaklı, düzgün bir insan olduğuna inanıyorum. Bu olay dolayısıyla kendisinin daha fazla yıpranmaması açısından Mehmet Şimşek’in istifa etmesi lazım. Ayrılmıyorsa, olmaz. O zaman siz, gördüğünüz halde, göz yumduğunuz anlamına gelir. Ya da sizin üstünüzde bir güç bu olaya müdahale etmenizi engelliyor” ifadelerini kullandı.

“SUÇ ÖRGÜTÜ KAPSAMINDA YARGILANMAK ZORUNDADIRLAR”

Sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğinin altını çizen Kemal Kılıçdaroğlu, meselenin basit mevzuat cezalarıyla kapatılamayacağını beyan etti.

Olayın kamu kurumlarının tamamına sirayet ettiğini belirten eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Soygunu dört dörtlük yapan bakanın da suç örgütü içinde yer alması lazım. Kendi vatandaşını soyuyorsun. Bunların istifaları yetmez, bunların suç örgütü kapsamında yargılanmaları gerekir. Önce o bürokratların tamamı istifa edecek, görevden alınacak. Görevden almazsanız o iş olmaz. Bunu suç örgütü tanımına koymazsanız, bunlar 1,5-2 yıl yatar, çıkar. Bu olaya taraf olan yöneticilerin tamamı suç örgütü kapsamında yargılanmak zorunda.”

Meseleye ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulması talebini yineleyen Kılıçdaroğlu, parlamento denetiminin şart olduğunu savundu.

İktidar kanadından yükselen seslere de değinen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Bir AK Partili milletvekili çok ağır suçlamalarda bulundu. Erdoğan’ın önlem alması gerektiğini söyledi. Bu, parti içinde bir şeylerin olduğunu gösteriyor. Erdoğan sonrasının hesabını yapanlar var. Olayın parlamento tarafından da bilinmesi lazım. Soruşturma Komisyonu kurun demiyoruz ki araştırma komisyonu kurulabilir. Oraya gelip devletin sırlarını açıklayın demiyoruz, olayın nasıl cereyan ettiğini, kaç kişinin zarar gördüğünü, fondan para çekenlerin kimler olduğunu milletvekillerinin bilmesi lazım” dedi.

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI VE SİYASİ TUTUKLULUK DEĞERLENDİRMESİ

Programda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in tutuklanması ve CHP’li belediyelere yönelik adli süreçler de masaya yatırıldı.

Siyasetçilerin yargılanabileceğini ancak tutuklu yargılama yönteminin kabul edilemez olduğunu dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, geçmiş belediye başkanlarından örnekler verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “İddianame nedir bilmiyorum. Ekrem Bey tutuklandıktan sonra yaptığım açıklama var. Hiçbir belediye başkanının tutuklanması doğru değil ama belediye başkanları soruşturmadan ari değildir. Evlerinin basılmasını doğru bulmuyorum. Vahap Bey, yargılanabilir. Her belediye başkanı yargılanabilir. Yargılanmak için tutuklanmasına gerek yoktur. Elbette yargılanır. Aziz Kocaoğlu, 197 yılla yargılandı, tutuklanmadı. Yılmaz Büyükerşen yargılandı. Ben de yargılanıyorum. Herkes yargılanır. Siyasetçi için hesap vermek kadar değerli bir şey yoktur. Kim bireysel çıkara dönük köşeyi dönmüşse, mal mülk edinmişse bu partiden ayrılsın. Ama gerçekten halka hizmet eden, halk için çalışan her belediye başkanının başımızın üstünde yeri vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi gerekçelerle cezaevinde bulunan isimleri hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, adalet vurgusunu yineledi. Yargının bir baskı aracı olarak kullanılmaması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Siyasi tutuklu, siyasi görüşü nedeniyle tutuklanır. Can Atalay, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş siyasi tutukludur. Hiç kimse düşüncesinden ötürü hapse atılamaz. Düşünce kadar değerli bir şey var mı? Yargılama, intikam alma ve onu teşhir etme çerçevesinde olmaması lazım. Yargılamanın adil olması lazım. Davet edersiniz. Baskınla, CHP’li belediyeleri sindirmek, onların üzerinde baskı kurmak, asla ve asla doğru değildir. Hele bunu tek taraflı yapmak. Biz kimin ne mal olduğunu biliyoruz. Kimlerin ne kadar malını götürdüklerini gayet iyi biliyoruz” açıklamasını yaptı.

SİYASİ AHLAK KANUNU VE CHP İÇİN ‘ARINMA’ ÇAĞRISI

Toplumsal adaletsizliklere ve çocukların yaşadığı ekonomik güçlüklere dikkat çeken Kemal Kılıçdaroğlu, siyaset kurumunun ahlaki bir arınma yaşaması gerektiğini ifade etti.

Geçmişte yaptığı arınma çağrısını detaylandıran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuya dair konuşmasını şu çarpıcı ifadelerle tamamladı:

“Hangi partiden olursa olsun siyaset kirlilikten arınacak. Halka hizmet etmeyip de kendinize hizmet ediyorsanız, halkın oylarıyla gelip halkı bir tarafa atıyorsanız, bu olmaz. Çocuğa bir tas çorbayı fazla görüyorlar. Bu çocuklara bir su içmeleri için bir şey yapamıyor musunuz? Yapmıyorlar. Çünkü o parayı haramiler götürüyor. Okula aç giden çocuklar var. Sen devletsin, bu çocukların karnını doyuracaksın. Arınmayı CHP için söylemiştim. Bir partinin kurultayı parayla satın alınamaz. Arınma, ahlaken de çok önemli bir kavram. Siyasetçi kirlilikten arınmazsa, ülkeyi kirlilikten arındıramazsınız. Sayın Erdoğan ne söyledi, ‘Anayasa değişikliği’. Anayasa değişikliği olabilir, biz de şikayet ediyoruz bu rejimden ve bu anayasadan. Ama anayasadan daha önemli Siyasi Ahlak Kanunu’nun gelmesi, siyasetçinin kirlilikten arınması lazım.”

Kılıçdaroğlu’ndan fon krizinde Mehmet Şimşek'e istifa çağrısı: “Cumhuriyet tarihinde bir ilk"
Demokrat Gündem

Exit mobile version