Bir dizi programa katılmak için İzmir'e gelen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, FOX TV'de canlı yayına katıldı.
DEMOKRAT GÜNDEM-Gazeteci İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a televizyonda karşısına çıkması durumunda Millet İttifakı'nın Cumhurbşakanı adayının kim olacağını açıklayacağı çağrısında bulundu.
YÜREĞİN YETİYORSA ÇAĞIRIRSIN TELEVİZYON KANALLARINA, BEN DE SANA ADAYIN KİM OLDUĞUNU AÇIKLAYACAĞIM
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Telaş telaş. Çekiniyor. Yüreğin varsa diyor. Cumhurbaşkanı adayını açıkla diyor. Çağrı yapayım, yüreğin yetiyorsa, beni çağırırsın, televizyon kanallarına oturur hesaplaşırız. Ben de sana adayın kim olduğunu açıklayacağız. Çıksın karşıma. Dışarıdan niye gazel okuyor?” dedi.
BÜYÜK BİR OLASILIKLA SEÇİM YAPACAKLAR, KASIM'DA OLABİİLR
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, seçim tarihine dair değerlendirmede de bulunarak, “Büyük bir olasılıkla erken seçim yapacaklar. Çünkü ülkeyi yönetemiyorlar. Geçen her günün maliyeti daha fazla olacak. Faizler daha fazla yükselecek. Felakete doğru gidiyoruz aslında. Ülkesini seven bir insan olarak, bir an önce sandığa gidilmeli. Milletin takdiri ortaya konmalı. Millet k imi iktidara getirmek istiyorsa getirsin. Bu iş çözülsün. En kısa zamanda seçime gidilmeli. Kasım'da olabilir. Biz yarın seçim olsa yarın bile seçime hazırız” açıklamasını yaptı.
BANA NİYE HAKARET EDİYORSUN? SENİN…
Cumhurbaşkanının kendisine hakaret ettiğini kaydeden CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kemal Kılıçdaroğlu şöyledir böyledir. Bana niye hakaret ediyorsun? Ben senin seviyene düşmem. Ben kimseye hakaret etmem. AK Partiye oy verenlere de saygılıyım. Çıkar düşüncemi efendi gibi anlatırım. Ama o hakaret ederek, çünkü bilgi-birikim yok, yaptığı hataların farkında değil, yönetme gücünü kaybetmiş vaziyette” diye konuştu.
ERDOĞAN'IN ADAY OLMAMASI LAZIM ÇÜNKÜ…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aday olmasının mümkün olmadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “Zamanında olacaksa Erdoğan'ın aday olmaması lazım. Anayasa açık. Bilim insanları, hukukçular böyle söylüyor. Büyük bir ihtimalle erken seçim olacak. Bu gerçeği Erodğan da Bahçeli de biliyor, herkes biliyor zaten” ifadelerini kullandı.
ÖCALAN İLE GÖRÜŞÜYORLAR AMA KÜRTLER O KADAR AKILSIZ MI ALLAH AŞKINA
Hükümet yetkililerinin Abdullah Öcalan ile görüştüğünü belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Görüşüyorlar zaten. İktidar görüşüyor zaten. Öcalan ile görüşüyorlar. Bilmeyen mi var Allah aşkına. Şu anda kendi aralarında görüşmeler yapılıyor zaten. Acaba kürtlerin oyunu nasıl alabiliriz? Ya Kürtler o kadar akılsız mı Allah aşkına” dedi.
.jpg%22)
KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:
BİR DEĞİL İKİ KEZ TOKALAŞTIK
Valla bilmiyorum nereden çıktığını ama tokalaştık. Üstleik bir değil iki kez tokalaştık. Sonra konuşmadan indikten sonra tekrar tokalaştık. Sayın Arınç, tokalaşalım fotoğraf çeksinler dedi. Asla tokalaşırız, farklı d ünya görüşlere ve farklı kulvarlarda olmamıza karşın insanız. Nereden çıktı bilmiyorum ama sonra büyümüş galiba.
SÖYLEYECEK BİR ÇİFT LAFLARI OLMALI
Konuşma siyasetçilere ders verir nitelikte bir konuşma idi. Hatta konuşmasında AK Parti yeni kurulduğunda ve iktidar olmadığında, her toplantıya gittiklerini, söz alıp konuştuklarını ısrarla ifade etti. Yeri geldiğinde itiraz ettiklerini. Şimdi toplantılara gelmediklerini, kaçındıklarını söyledi. Bir siyasi parti, Türk Demokrasi Vakfı gibi bir vakıf, demokrasiyi konuşacaksak herhalde AK Parti yöneticilerinin de söyleyecek bir çift lafları olmalı. Belki yanlış konuşuyoruz, gelemiyorlar, çünkü bir kişinin baskısı altındalar. O nedenle kralın çıplak olduğunu, bir kişinin AK Parti gibi bir partiyi sonlandırdığını, bir kişinin bağımsız iradesiyle konuşma yapamaz olduğunu ifade ettim. Bu ifade benim açımdan da Türk demokrasisi açıısndan da önemli. Milletvekillerinin televizyon programlarına katılmalarının yasaklanmasını, onun yerine parayla alınanların çıkmasını. Akıl alacak iş değil.
AKILLI İKTİDAR ÖZGÜR MEDYAYI SAVUNUR
Gerçekleri dinlemeye tahammül edemiyorlar. Gerçekleri kim anlatıyor? Gazeteciler, politikacılar. Politikacıların dokunulmazlığı var ama gazeteci yazacak, haber yapacak. Tahammül edemiyorlar. Lehime değil de gerçekleri yazarsan, ya da gerçekleri kamuoyunun bilgisine sunarsan ben hapse atacağım. Benim söylediklerimi yazacaksın, benim öngördüğüm programları televizyonlarda yapacaksın diye bir düşünce. Ak partinin yöneticisi, komisyon başkanı, Yargıtay'dan bir üye istiyor. Bir üyeyi görevlendirin, yasa teklifi görüşülecek, muhalefetin soruları var. komisyonu bilgilendirsin yargın. Yargıç bunun doğru olmadığını, tartışmalara yol açacağını, yargıtay'da bir üye görüşlerini ifadoe ediyor, onu susturuyorlar. Niye konuşuyorsun diyorlar. Davet ettikleri kişi gerçekleri ifade ediyor. Büyük ihtimalle neden Yargıtay'dan üye istediniz diye bir ikinci fırçayı da atacak. Yasa yapmanın hangi koşullarda gerçekleştiğini gösteriyor. Bir yerlerden bir teklif hazırlanıyor, imza atılıyor, komisyonlara geliyor. Medya dediğiniz en çok iktidar için geçerli olması gereken bir alandır. Akıllı bir iktidar özgür medyayı savunur.
.jpg%22)
ÖZGÜR MEDYAYA, ELEŞTİRİYE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR
RTÜK yarın grup konuşmalarını niye verdiniz diyecek. Bunlar korkunun eseri. Bir söz vardır, baskıcı dönemin sona erdirilmesi için, zulmün artsın der vatandaş. Doğru habere,g erçeklere, muhalefete tahammül edemiyorlar. Özgür medyaya, eleştiriye tahammül edemiyorlar. Peki o zaman sen neden iktidar oldun? Her dediğini onaylayacak mıyım? O zaman muhalefet, farklı düşünceler nerede. Demokrasinin varlık nedeni zaten muhalefettir. Demokrasi varsa muhalefet olmalı. Özgür medyayı, muhalefeti susturmak istiyorsan o ülkede demokrasi olmaz zaten.
PARAYA İHTİYAÇLARI VAR
Felaket Bir şey. Paraya ihtiyaçları var. vergi çok daha fazla arttı. Mazot ve akaryakıttan alınan vergi zamdan daha fazla arttı. Parayı biriktiriyorlar, seçime gidiyoruz. Cin şişeden çıkmış durumda. Bunlar gidici ve gidecekler ve gidiyorlar da zaten. Yüzde 315 zam dünyanın hangi ülkesinde var? Bir çiftçiyi düşünün. Tarlayı ekecek, sürecek tarlayı, traktörü kullanmak zorunda. Kullanmıyorum, başka türlü sürecem deme şansı yok. Bu adam bu zammı unutur mu? Tam bir felaket bu. Arkasından çıkıyor komisyoncuları, kamyoncuları, soğanları depolayanları, manavları, mağazaları suçluyor. Kendi beceriksizliğini çöz kardeşim. Bu yüzde 315 zammı kim yaptı? Akaryakıt bayisi mi, şoför mü yaptı, sen yapıyorsun kardeşim.
RUSYA'DA YÜZDE 17.8, UKRAYNA'DA YÜZDE 16, TÜRKİYE'DE YÜZDE 300 ZAM
Bana söylesinler, dünyanın neresinde yüzde 300 zam geldi? Rusya ile Ukrayna savaşı var değil mi? Rusya'da yüzde 17.8, Türkiye'de yüzde 78. Ukrayna'da yüzde 16. mazotta yüzde 300 zam. Neden bahsediyorlar bunlar? Dış güçler. Hayır efendim bunlar saray oligarkları, beslemeleri. Bir tane adam seçmişsiniz maliye bakanlığının başına. Ne yaptığı ne söylediği belli değil. Sözlerine mi endamına mı geleceğine mi bakacağız. Sen dön benzin, peynir, mağazadaki fiyatlarına, salatalık-domates fiyatlarına bak. Bunların dünyadan haberleri yok.
6 AYDA İNSANLAR RAHAT NEFES ALACAK, OH DİYECEK
Biz 6 lider biraraya gelip açıklamada bulunduk. İlk yapacağımız iş devletin tüm bilgi ve verilerini toplamak. Bunun için Hasar Tespit Komisyonu kurmaya karar verdik. Ekonomiyi, sosyal politikaıy bilenler biraraya gelecek. Nerede büyük yanlışlar yapıldı. MB başkanlığına liyakatli birini getireceğiz. Fiyat istikrarını sağlamak için. Güven veren bir insan olması lazım. Üç, strateji ve planlama örgütünü kurmak. Bir devletin planlaması olmazsa sağlıklı karar alamazsınız. Mazota bu kadar zam? Ya bu zam nereye gidecek, milleti perişan etti. İlk bir hafta içinde esnafın, çiftçinin bankalardan ve kooperatiflerden çektiği kredilerin faizlerini sıfırlayacağız. Mutabakata varmadık ama varacağız. Masada konuşuldu. İnsanlar rahat nefes alması lazım. 6 ayda insanlar rahat bir nefes alacak, oh diyecek. İktidar, yönetim değişti, en azından huzur geldi, neyin ne olacağını biliyoruz en azından. Devlette liyakati sağlarsanız emin olun 6 ay içinde bütün sorunlar masaya yatırılır ve sorunların reçetesi milletin önüne konur.
BÜTÜN ATAMALARI BAŞTAN SAKAT, YANLIŞ ZATEN
Nitelikli insanlar bir köşeye atılmış durumda. Saray bütün bunları pasifize etmiş. Bir güreşçinin banka yönetim kurulunda ne işi var. kime, hangi koşullarda kredi verecek. Bir arkeoloğun MB7de ne işi var Allah aşkına. Bütün bunların atamaları baştan sakat, yanlış zaten. Siz bankanın bşıana saygınlığı olan birini getirirseniz, seni atadım, sana müdahale etmiyorum, bana fiyat istikrarını sağla deyin. Bitti. Elin oğlu yapıyor da biz yapamıyoruz. Faizler inecek, istikrar sağlanacak. Ekonomi biliminin, aklın, bilimin tam tersine. Faizi indirmek istikrar ise sıfır yapacak kardeşim. Başına bela aldı, geri adım atamıyor.
TSK'NIN HASTANELERİ NEDEN KAPATILDI?
O ülkelerde MB bağımsız ve fiyat istikrarının sağlanmasını istiyorlar çünkü dışarıda. Neden yaptılar diye söylemiyor ama. Şaşırmış. Türkiye Cumhuriyeti Devleti akılla yönetilmiyor, bilgiyle birikimle yönetilmiyor, tamamen ön yargı ve bir kişinin egosuyla yönetiliyor. Hastanesi olmayan ordu olur mu Allah aşkına. TSK'nın hastanesi, sağlık kuruluşları yok. Askeri hastaneler, GATA'lar vardı. Dünaynın her tarafında var. bizim de vardı. Ben kapatıyorum dedi. Kapattı. Hangi bilgiye göre, hangi gerekçeyle kapattın? Şanlı ordunun elini kolunu bağlamışsın. Operasyonlarda yararlanan askerlerin askeri hastanelerde tedavi edilmesi lazım.
ERDOĞAN KİMİ KANDIRIYOR?
Faizi indirdik diyor. Hangi faiz indi? Vatandaş kredi çeksin bakalım inmiş mi inmemiş mi görsün. MB düşük faizle banaklara para veriyor. Bankalar hazine tahvili alıyorlar, bankalar k arlarını yüzde 300'lere çıkardılar. Vatandaşa da yüksek faizle kredi veriyorlar. Erdoğan kimi kandırıyor. Erdoğan birilerine para kazandırıyor. Boşuna beşli çete demiyoruz. Olağanüstü avantajlar. 85 milyon insan hepimiz bir avuç kişiye çalışıyor.
KUR KORUMALI MEVDUATI DERHAL KALDIRACAĞIZ
Kur korumalı mevduatı derhal kazandıracağız. Birilerine büyük avantajları niye vereceğim. Milletin karnı doymuyor, üniversite öğrencilerinin karnı doymuyor. 150 bin kişiye olağanüstü faiz vereceğim, bir de vergiden muaf tutacağım! Man adası geleneği bu biliyorsunuz. Yurtdışından paraları getirdiler, devlete beş kuruş vermediler. Milyon dolar. Kardeşi, özel kalem müdürü getirdiler parayı. Beş kuruş bile vermediler vergi. Erdoğan'ın kardeşi. Man adasından geldi o paralar. Önce ABD'ye bildiriliyor, şu kadar para hareketi var diye, oradan man adasından ülkeye geliyor. Vergi cennetlerinden geldiği için vergi verilmiyor.
BELGELERİN TAMAMI DOĞRU
Kazandım davayı. Sonra kaybetti. Hakimleri değiştirdiler. Sonra gittim Yargıtay'a gittim. Şimdi aşağıya geldi hakimlerin ne yapacağını bilemem. Belgelerin tamamı doğru. İddialarımın arkasındayım elbette.
AL PARANI GİT DİYECEĞİZ
Zafer ve İstanbul havalimanı da yap-işlet-devret modellerinin tamamı soygun düzeni üzerine inşa edilmiş. Bunlara kar ve gelir garantisi veriyorlar, bunlar olağanüstü kazanıyorlar. İntikam duygusu ile değil adaletle çözeceğiz. Maliyetini çıkaracağız. Köprü kaça mal oldu. TOBB'a diyeceğiz ki bu tür işlerin kar marjı nedir diye soracağız. Al paranı git diyeceğiz. Öyle garanti yok. Dünyanın hiçbir mahkemesi bir ülkenin soyulmasına evet dememiştir. Benzer uygulamalar olmuştur, kazanmışlardır. Burada da biz kazanacağız.
İSTANBUL HAVALİMANI'NDA KİRA 2042 YILINA SIFIR FAİZLE ERTELENİYOR
Zaten dedik ya hasar tespiti komisyonu kuracağız diye. Edvletin nasıl soyulduğunu. İstanbul havalimanında kira belgesi açıklandı. 2042 yılına sıfır faizle erteleniyor. Esnaf vergisini ödemediğinde burnundan getiriyorsun ama milyonlarca liralık kirayı erteliyorsun. Hangi akıl bunu yapabilir. Bu sıradan bir olay değil. Bu iş olmadan olmaz. O kadar büyük gelirler, 59 milyar avro veriyorsun rantiyeye, gelir garantisi. Yalnız başına ona bırakırlar mı? Birileri nemalanıyor. Biz onları biliyoruz. Zamanı gelince onlar da teker teker konuşacaklar. .jpg%22)
ÇIKSIN KARŞIMA, DIŞARIDAN NİYE GAZEL OKUYOR?
Telaş telaş. Çekiniyor. Yüreğin varsa diyor. Cumhurbaşkanı adayını açıkla diyor. Çağrı yapayım, yüreğin yetiyorsa, beni çağırırsın, televizyon kanallarına oturur hesaplaşırız. Ben de sana adayın kim olduğunu açıklayacağız. Çıksın karşıma. Dışarıdan niye gazel okuyor? Devletin tüm verileri, bilgileri senin elinde. Çıkarsın beni mat edersin televizyonda, yapamaz, cesaret edemez, çünkü kirli birisi. On tane soru sordum. 128 milyar doları kime sattın? Gayet basit. Açıkladım bunları da, bu sorularıma cevap istiyorum dedim. O bana sordu, hepsine tık tık tık cevap verdim. Birisine bile cevap veremez. Devleti yönetemiyor. Gücü, kapasitesi yok artık. Niye saldırıyor? Bana saldırıyor, ağız dalaşı yapalım, millet bununla ilgilensin. Fiyat artışları, yoksulluk, -perişanlık gündeme gelmesin diye. Toplarsın kadronu, çıkarsın karşıma, söz veriyorum, tek başıma geleceğim. Sen bütün kadronu al, Nebati'ni de al. Ama çıkamaz. Kul hakkı yemedim. O yedi. Kul hakkını nasıl yediğini bütün milletin önünde söyleyeceğim.
BANA NİYE HAKARET EDİYORSUN?
Kılıçdaroğlu şöyledir böyledir. Bana niye hakaret ediyorsun. Ben senin seviyene düşmem. Ben kimseye hakaret etmem. AK Partiye oy verenlere de saygılıyım. Çıkar düşüncemi efendi gibi anlatırım. Ama o hakaret ederek, çünkü bilgi-birikim yok, yaptığı hataların farkında değil, yönetme gücünü kaybetmiş vaziyette.
HAYAT PAHALILIĞI İLE ENFLASYONUN NE OLDUĞUNU BİLMİYOR
Teknik olarak enflasyon yük hayat pahalılığı yok diyor. Bu TÜİK'in neden olduğunu da bilmiyor. Açıklayan enflasyon oranı TÜİK. Hayat pahalılığı ile enflasyonun ne olduğunu bilmiyor. Bunu bilmeyen adam bir devleti yönetemez. Siz devleti yönetiyorsanız bunları bileceksiniz. Vatandaşın çektiği ızdırabı bileceksiniz. Aklı başında birilerine soracaksınız.
BÜYÜK BİR OLASILIKLA SEÇİM YAPACAKLAR, KASIM'DA OLABİİLR
Büyük bir olasılıkla erken seçim yapacaklar. Çünkü ülkeyi yönetemiyorlar. Geçen her günün maliyeti daha fazla olacak. Faizler daha fazla yükselecek. Felakete doğru gidiyoruz aslında. Ülkesini seven bir insan olarak, bir an önce sandığa gidilmeli. Milletin takdiri ortaya konmalı. Millet k imi iktidara getirmek istiyorsa getirsin. Bu iş çözülsün. En kısa zamanda seçime gidilmeli. Kasım'da olabilir. Biz yarın seçim olsa yarın bile seçime hazırız. Bütün vatandaşlarımız bunu bilsin. Sandık güvenliğinden tutun bildirge ve projelerimize kadar hazırız. Millet ittifakı da hazır. Diğer partiler de hazır. 6'lı masa olarak biz hazırız, bir an önce gelsin. Kaygılarımı sayın Akşener de Davutoğlu taşıyor.
ERDOĞAN'IN ADAY OLMAMASI LAZIM ÇÜNKÜ…
Zamanında olacaksa Erdoğan'ın aday olmaması lazım. Anayasa açık. Bilim insanları, hukukçular böyle söylüyor. Büyük bir ihtimalle erken seçim olacak. Bu gerçeği Erodğan da Bahçeli de biliyor, herkes biliyor zaten.
AKŞENER'İN GÜÇLÜ DANIŞMANLARI VAR
Akşener hukuku biliyor, güçlü danışmanları var. sayın Akşener'in açıklamalarını kabul etmek gerekiyor.
SADAT DEĞİŞ FERİŞTAHI GELSE HİÇ ÖNEMLİ DEĞİL
Seçim güvenliği konusunda bir komisyon kurduk. Genel başkan yardımcısı ve güvenlikçi oluyor. Altı kişiden oluşuyor. Altı güvenlikçi altı siyasetçi. Güzel çalışmalar yapılıyor. İlk sonuçlar yapıldı. Seçim güvenliği konusunda nelerin yapılması gerektiği belirlendi. Seçim öncesi, sırası, sonrasında her aşamada çalışmalar yapıldı. Bu kamuoyuyla da paylaşıldı. Tüm vatandşalara sesleniyorum; sandığa gidin oyunuzu kullanın. Oyların sayılmasından, olay olmayacağından, güvenliği sağlayacağımızdan emin olmalarını istiyorum. Biz de millet ittifakı da bunu sağlayacak. Dolayısıyla sandığa gitmeliyiz, oyumuzu kullanmalıyız. Türk demokrasi tarihine güzel bir armağan bırakmalıyız. Otoriter yönetimi nasıl gönderdiğimizi tüm dünyaya göstermeliyiz. Bu ülkeye demokrasiyi yeniden getirelim. Seçim güvenliğinden kimse kaygı duymasın. SADAT değil bunların feriştahı da gelse hiç önemli değil. Biz yurttaş olarak, 85 milyon insan olarak ülkemizi seviyoruz,demokrasi olmazsa olmazımızdır. Herkesin kimliğine, inancına saygı duyacağız, oturup konuşup helalleşecek ve bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz.
DEMOKRASİNİN EN ZAYIF NOKTASI GELDİĞİ GİBİ GİTMEYİ BİLMEMEKTİR
2002'de seçim oldu, AK Parti tek başına iktidar oldu. Sürdürdü iktidarını. 2018 sonrası yani rejim sistem değiştikten sonra, bir kişinin iki dudağına teslim edildikten sonra türkiye bu hale geldi. Türkiye'yi felakete getirdi,. Buradan ülkeyi çıkarmamız lazım. O dönem gittiler, seçimle geldiler. Hiçbirimiz itiraz de etmedik. Şimdi iktidardan gitmemek için baskı kuruyorlar, medyaya konuşmayacaksın d iyorlar. Şunu tv'ye çıkarmayacaksın diyorlar. Sosyal medya ile ilgili bir düzenleme getiriyorlar, istedikleri kişiyi hapse atma sürecini getiriyorlar. Bir de şimdi seçim kanunuyla oynuyorlar, geldiği gibi gitmemeyi bilmemektir. Ben burada kalacağım, nasıl toplumu kandırırım, hangi basık ve yasalarla iktidarımı sürdürürüm. Bu demokrasinin en zayıf noktası, geldiği gibi gitmeyi bilmemektir. Baskı kuruyorlar. Sorun değli, sorunu yaşıyoruz. Medyaya baskı var.
AYNI KURALLAR İÇİNDE
Erdoğan kaybederse hiç sorun olmaz. Aynı kurallar içinde gitmesini de bilmek gerekiyor. İlla yerimde kalacağım diye baskı uygular kanunları değiştirirseniz rejim otoriter rejime dönüşüyor.
SADAT TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ KALDIRMAYI TAAHHÜT EDEN BİR YAPI
Sadat paramiliter bir örgüt. Yeraltında çalışan, elinde silahı olan ve Erdoğan'ın koruması altında olan. Ben de bir tweet attım, SADAT liderinin devletin en mahrem bilgilerinin konuşulduğu bir ortamda aynı masada olduğuna dair. Ne işin var? Bir devletin cumhurbaşkanının paramiliter örgütlerle ne işi var. SADAT Türkiye Cumhuriyeti'ni kaldırmayı taahhüt eden bir yapı. Türkçeyi kaldıracağız, resmi dili Arapça yapacağız. Türkiye Cumhuriyeti bayrağını da değiştireceğiz diyor. Bahçeli ne diyor buna?
BEN MİYİM MİLLİYETÇİ BAHÇELİ, ERDOĞAN MI MİLLİYETÇİ?
Ben miyim milliyetçi Bahçeli mi milliyetçi. Ben miyim milliyetçi Erdoğan mı milliyetçi? Ben ülkemi, bayrağımı savunuyorum. Onlar bayrağı, ülkenin adını,dilini değiştireceğiz diyen adamı getiriyorlar devletin en mahrem bilgilerinin konuşulduğu masaya getiriyorlar.
METE HAN'DAN BU YANA BU ORDUDA HİYERARŞİ VARDI HİÇ DEĞİŞMEMİŞTİ AMA
Mete Han'dan bu yana orduda bir hiyerarşi vardı ve bu hiç değişmedi. Bunlar zamanında hariç. Geldiler emir komuta zincirini değiştirdiler.
SEZGİN BARAN KORKMAZ DA ZARRAB GİBİ KONUŞACAK VE…
ABD'ye gitti Zarrab konuştu, tutanaklara geçti. Kimlere ne kadar rüşvet veridğini herkes biliyor. Bu da gidecek, ya konuşacaksın ya da 200 küsur yıl yatacaksın. Bütün bunların hepsini anlatacak. Bir siyasi iktidar kirli ilişkilere girdiği andan itibaren o girdaptan çıkamaz. Rüşvet bunları değiştiriyor.
Sezgin Baran Korkmaz. Uçağı var. uçaklarla kimler gezdi, lüks otellerde kimler kaldı. Anlatacak. Şantaj olarak kullanacak ABD bunları. İktidarı tehdit ediyor. Brunson'u ver vermezsen gösteririm diyor. Verdiler. Niye verdin diye soru sorduk Brunson'u. Hani sen kahramandın, dünya lideriydin, yer gök oynasa görüşlerini değiştirmiyordun. Bir telefonla papazı teslim ettin. 33 asker şehit edildi. Özür dilediğimiz yer Putin'in kapısını. Siz uyuşturucu baronuyla iyi ilişkiler kurabilir misiniz? Uyuşturucuyu sat, kirli paralardan nasıl medet umar Türkiye Cumhuriyeti Devleti?
DÜNE KADAR HAKARET ETTİKLERİNE GİDİP YALVARDILAR
TC kapı kapı dolaşıp para dilenmedi. Düne kadar hakaret ettiklerine gidip yalvardılar para için. Ben isyan ediyorum. Bunlar dut yemiş bülbül gibi. Hala bazı çevreler bunları kahraman ilan ediyor.
UKRAYNA KONUSUNDA TARAFSIZLIĞI KORUDULAR
Tarafsızlığı konusunda katılıyorum. Ukrayna konusunda zaten bir eleştiri getirmedik.
TERÖRE DESTEK VEREN NATO ÜYELERİ VAR
Terör konusunda en ağır maliyeti ödeyen Türkiye. İster Norveç, İsveç, Almanya. Terör konusu NATO gündeminde kesinlikle ele alınmalı, ortak çaba gösterilmeli. Teröre destek veren NATO üyeleri var. İsveç. Norveç. Evet. Bütün bunlar var. yeni ele alınması gereken değil öteden beri ele alınması gereken temel bir konu. Biz zaten o konuda yanlış yapıyorsunuz demedik.
SAĞLIKÇILARA VERİLEN PARALAR KOMİK VE DÜŞÜKTÜ AMA…
Bu insanlara verilen paralar komik ve düşüktü. Sonra düzeltelim dediler, tamam dendi. Hatta Sağlık Bakanı aradı, gündeme alalım dedi, destek veririz dedik. Bir meslek grubuyla ilgili yasa çıkaracaksanız önce onların görüşünü alacaksınız. Çağıracaksınız arkadaş, mali haklarınızla ilgili düzenleme yapacağız, ne düşünüyorsunuz? Nasıl yapmalıyız diye. Sanayicilerle ilgili yapıyorsanız sanayicileri çağıracaksınız. Esnafla ilgili ise onları çağıracaksınız. Büyük kısmı sağlıkçıların yurtdışına gitme düşüncesi içinde. Bu Türkiye için felaket. Kendilerine göre görüş almadan kanun yaptılar. Sağlıkçılar bizim görüşümüzü almadan yaptığınız düzenleme doğru değil deyip demokratik haklarını kullanarak eylem yapıyorlar. Devleti adaletle yönetmek istiyorsanız her birimizi sağlık çalışanlarına hak tanındığında hiçbirimiz itiraz etmeyiz. Bize vermeyin sağlık çalışanlarına, öğretmenlerimize verin deriz yani.
O YÜRÜYÜŞ SIRADAN BİR YÜRÜYÜŞ DEĞİLDİ
Karar alırken de yürürkende sıradan bir yürüyüş değildi. Bu toplumun adalete ihtiyacı var, kardeşliğe birarada olmaya ihtiyacı var. o yürüyüşü tek başına yapacağımı söyledim. İlk yürüyüş akşam, yatacak yeri bile zor bulmadım. Eve gitmedim, gitmemi istediler. Hayır dedim. İstanbul'a geldiğimde milyonlar ve yanımda oğlum vardı. Gazeteciler ona soruyorlardı, 'Babamla gurur duyuyorum' dedi. (duygulandı) Siz adaleti yok ediyorsanız, devleti adaletle yönetmiyorsanız adalet nerede diye sormaz mısınız?
.jpg%22)
HAPİSHANEDE TEK BAŞINA TUVALETE GİDEMEYECEK HASTALAR, SİYASİ HASTALAR VAR
Şanlıurfa'da bir kadın elinde bir kağıt Adalet diye duruyor. Devletin hastanesinde linç ediliyor, aradan yıllar geçiyor, 8-9 savcı dava açmaktan korkuyor. Böyle bir ülke olur mu Allah aşkına? Hapishanede tek başına tuvalete gidemeyecek hastalar var, siyasi hastalar var, 80-90 yaşında askerler var. bunlar içeride kalır mı? Uyuşturucu ticareti yapanı, arkası-dayısı olanı serbest bırakıyorsun, bu insanları hapse atıyorsun? Harp okulu öğrencilerine darbeci diye içeri attınız. Akıl var mantık var. Şu anda bir zulüm yaşıyoruz, açık ve net söylüyorum, zulüm yaşıyoruz.
Hala izlerini taşır, iki ayağımdaki iki parmağımda. (Adalet yürüyüşünü kast ediyor)
BU, HAKSIZLIKTIR, ZULÜMDÜR
Karar alıyorsunuz, iddianame hazırlanıyor, mahkeme beraat ettiriyor. Anayasa Mahkemesi, AİHM beraat ettiriyor, serbest bırakın diyor. Siz bırakmam diyor. Zulmün karşısında susarsanız dilsiz şeytan olursunuz. Bu ülkede kim, partili olsun olmasın, kimliği inancı ne olursa olsun, burada bir haksızlık-yanlışlık var demeniz lazım. Beraat eden dosyayı tekrar gündeme getirip tekrar mahkum ettiriyorsunuz, hakimi değiştiriyorsunuz. Bu, haksızlıktır, zulümdür. Bunu dile getirmezsem bu adalet yürüyüşünü niye yaptın diye sormazlar mı? Ben Maltepe'de yürüyüşü kimler için yaptığımı tek tek maddeler halinde de saydım. Haksızlık kime yapıldıysa siz karşı çıkacaksınız.
ÖCALAN İLE GÖRÜŞÜYORLAR
Görüşüyorlar zaten. İktidar görüşüyor zaten. Öcalan ile görüşüyorlar. Bilmeyen mi var Allah aşkına. Şu anda kendi aralarında görüşmeler yapılıyor zaten. Acaba kürtlerin oyunu nasıl alabiliriz?
KÜRTLER O KADAR AKILSIZ MI ALLAH AŞKINA!?
Ya Kürtler o kadar akılsız mı Allah aşkına. Yapılan zulmü, haksızlığı, yanlışı görmüyorlar mı? Seçimler öncesi gittiler açıklama yaptırdılar, yerel seçimler öncesinde. Hadi Erdoğan yapabilir, dün beyaz dediğine bugün siyah diyebilir. Bahçeli de onu destekledi. Akıl tutulması var. iktidarda kalmak için her yol mübah diyorlar. Yeter ki ben burada kalayım. Bu iktidarda ne var, para var para hırs var hırs. Ailesinin çıkarları var. bu memlekette soyulmadık kişi kalmadı ya, sofralarda bereket kalmadı, evleri perişan ettiniz ya..
YENİ DOĞAN ÇOCUK VERGİ ÖDÜYOR BU ÜLKEDE YA!
Dünya siyaset tarihinin en önemli ve uzun yürüyüşüdür. Siz nasıl adaletsizlik yaparsınız? Tam tersine tek başına her türlü kararı alamazsınız. Tamamına saygı göstermelisiniz oturduğunuz masadaki liderlerin. Kimsenin aklına ihtiyacım yok derseniz olmaz. Akıl akıldan üstündür. Devletin çıkarları vardır. Barış eksenli bir dış politika olması lazım. Bildiğimi okurum, boş ver dediğiniz andan itibaren herşey yerle yeksan olur. Ben halkıma güveniyorum, halkın da güvenmesini isterim. Bir karar alıyorsanız milletin karşısına çıkıp şu kararı şu gerekçelerle aldım derseniz. Yeni doğan çocuk vergi ödüyor bu ülkede ya. Ben cebimdeki parayı değil bu milletin parasını harcıyorum. Bu milletin parasını harcayanlar millete hesap verdi mi? 128 milyar doları kime hangi kurdan sattınız. Her biri ayrı telden konuştu. Bütün bunları ortaya çıkarmak zorundasınız. Adaleti sağlamak zorundasınız.
HERKES MASAYA BAKTIĞINDA KENDİSİNİ TEMSİL EDEN BİR LİDERİ GÖRÜYOR ASLINDA
Bütün alanlarda toplum rahatlatmak zorundasınız. Türkiye'nin neresinde yaşıyorsa yaşasın 6'lı masaya baktığında kendisini temsil eden bir lideri görüyor aslında. İster Hakkari'de olsun, milliyetçiler de muhafazakarlar da görüyor. Herkes görüyor. O masada bir demokrasinin, adaletin olduğunu görüyorlar zaten. Vatandaş bunu görmeli. Demeli ki, burada bir devleti bir kişiye teslim edemeyiz. Bizim köklü geleneklerimiz vardır. Bunları uygulamaya koymak zorundayız. Böyle yapacağız.
ARKADAŞLAR ISRAR EDİYOR BAYRAĞI TAK DİYE, TAKIYORUM
Arkadaşlar ısrar ediyor bayrağı tak diye. Ben de takıyorum. Elbette ki siz devleti tarafsız yönetmek zorundasınız. Devlet vatandaşın çıkarını, inancını, kimliğini, yaşam tarzını korumak ve güvenliğini sağlamak zorundadır. Kişi başına milli gelirin yükselmesi, itibar sahibi olması ülkenin, komşularla barış içinde yaşamayı planlamak zorundadır. Devletin temeli liyakat ve adalettir. En kolay yönetim devleti yönetmektir. Çünkü herkesin görevi bellidir.
FINDIKTA BİR NUMARAYIZ AMA…
Türkiye vasatlaştı. Tarımın stratejik olduğu hala akıllarına gelmiyor. Venezuella'da buğday ekeceklermiş, onlar ithal ediyor. Fındık. Dünyada bir numarayız. Fındığın kullanıldığı ürünlerin cirosu 152 milyar dolar. Türkiye buradan 1.5-2 milyar d olar ancak alabiliyor. Nasıl bunu yapabilirsiniz? Bilmiyorlar, yönetemiyorlar. Çünkü devlette planlamayı ve liyakatı yok ettiler.
DİN İMAN EDEBİYATI YAPIYORLAR AMA
Nasıl davrandıysam, neler söylediysem o şekilde tarihe geçmek isterim. Kul hakkı mı yemedim, vatandaşlarıma saygı mı gösterdim öyle olmasını isterim. Her sofrada bereket, huzur olsun. Bu ülkenin çıkarları ve bizim dışımızdaki canlıların da korunarak, bu ülkede huzurun olmasını isterim. Bunu yapmak zaten siyaset kurumunun görevidir. Siyasetçiler cebini dolduruyorsa, yurtdışında mal varlıkları ediyorsa bu ülkeye faydası olmaz. Yaptıkları din iman edebiyatının faydası olmaz. Ağzınızdan çıkanı kalbiniz onaylıyorsa.
DEMİREL VE ERBAKAN DA…
Demirel de benim hayatımın önemli bir aktörüydü. Bürokrasi dışında da onunla çalıştım. Güzel şeyler yaptı, ülkenin kalkınmasına hizmetleri oldu. Bürokrat iken onu eleştiren yazı yazıyordum. SSK'dan alınmak istendiğimde o kişi orada kalmalıdır, diye görevden alınma kararımı geri gönderen insandır Demirel. Erbakan da öyle. Bu insanlar bizim siyaset tarihimizde önemli insanlar.
Kılıçdaroğlu'nun İzmir'de bugün ve yarınki programı şu şekilde:
17 Haziran Cuma
09:00-10:30 FOX TV İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programı canlı yayına katılım
Adres: Tire Belediyesi Tarihi Bedesten, Tire
11.00 Çiftçi Buluşması (Küçük Menderes Bölgesi Çiftçileri)
(Torbalı, Selçuk, Bayındır, Tire, Ödemiş, Kiraz, Beydağ)
Adres: Ödemiş Kongre ve Kültür Merkezi
15:00 Sanayi Sitesi Tamirci Esnafı ile Buluşma
Adres: Buca 6. Sanayi Sitesi
18.30 Hemşehri Buluşması (İzmir’de yaşayan Konyalılar ile Buluşma)
Adres : Tarihi Havagazı Fabrikası, Alsancak
20:30 İş dünyası ile buluşma (Basına kapalı)
18 Haziran Cumartesi
11.00 Toplu Üye Katılım Töreni
Adres: Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark
14:00 Balkan ve Rumeli Buluşması
Adres: Fuar İzmir / Gaziemir
17.00 Gençlik Buluşması
Adres: Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi (Basına Kapalı)
19:25 İzmir’den havayolu ile Ankara’ya hareket