Kiralık konutlarda ortaya çıkan ağır bakım ve onarım masrafları, imza aşamasında dikkat edilmeyen tek bir sözleşme maddesi nedeniyle kiracıların üzerine kalabilir.
Türk Borçlar Kanunu’na göre normal şartlarda ev sahibinin yükümlülüğünde bulunan asansör bakımı, tesisat yenileme, parke veya dış cephe tadilatı gibi esaslı harcamalar; “sözleşme serbestisi” ilkesi gereğince kontrata eklenen özel bir hükümle kiracıya yüklenebiliyor. Sözleşmede bu yönde bir madde yer alması durumunda yargı organları imzalanan metni esas alıyor.
Kanundaki Genel Kural Ne Söylüyor?
Ev sahibi ile kiracı arasındaki masraf uyuşmazlıklarının hukuki boyutuna dikkat çeken Avukat Mehmet Deniz Akgül, kanundaki genel kuralın sınırlarını çizdi. Rutin temizlik ve küçük bakım giderlerinin kiracıya ait olduğunu belirten Akgül; mermerlerin kabarması, tesisatın komple değişmesi veya binanın boyatılması gibi olağanüstü masrafları ev sahibinin karşılaması gerektiğini ifade etti. Ancak kanunun taraflara tanıdığı sözleşme serbestisi nedeniyle, okunmadan atılan imzaların hak kaybına yol açtığı vurgulandı.
Geçmiş Ödemeler İçin Tazminat Yolu Açık
Kira sözleşmelerindeki bakım, onarım, vergi ve sigorta yükümlülüklerinin imza öncesinde mutlaka bir uzmana inceletilmesi gerektiği belirtilirken, geçmişte mağdur olan kiracılar için de hukuki bir imkan bulunduğuna dikkat çekildi. Kontratında bu masrafların kiracı tarafından ödeneceğine dair özel bir kısıtlama bulunmayan vatandaşların, geçmişte ev sahibi adına kendi ceplerinden yaptıkları esaslı harcamaları tazminat davası yoluyla geri talep edebileceği bildirildi.