Para Politikası Kurulu (PPK), 12 Mart 2026 Perşembe günü gerçekleştirdiği toplantının ardından faiz kararını kamuoyuyla paylaştı.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyonist baskıyı artırdığı bir atmosferde toplanan Kurul, faizlerde değişikliğe gitmedi.
PARA POLİTİKASI DURUŞU VE FAİZ KORİDORU DEĞERLENDİRMESİ
Yılın ilk toplantısında 100 baz puanlık indirime giderek politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye çeken Merkez Bankası, Mart ayı toplantısında mevcut oranları sabit tutma kararı aldı.
Bankadan yapılan açıklamada para politikası duruşunun korunduğu vurgulanırken, faiz koridorunda da herhangi bir değişikliğe gidilmedi.
Bu karar doğrultusunda, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı olan politika faizi yüzde 37,0 seviyesinde sabit bırakıldı.
Bankalar arası piyasadaki likiditeyi dengeleyen faiz koridorunun üst bandı olan gecelik borç verme faizi yüzde 40,0 düzeyinde korunurken, alt bandı temsil eden gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde tutuldu.
Alınan bu “pas” kararı, piyasa beklentileriyle uyumlu bir seyir izlerken, bankanın enflasyon görünümüne karşı ihtiyatlı tutumunu devam ettirdiğinin sinyali olarak değerlendirildi.
KÜRESEL ENERJİ MALİYETLERİ VE BEKLE GÖR STRATEJİSİ
Ocak ayında yapılan 100 baz puanlık indirimin ardından, Mart ayında faizin sabit bırakılması piyasalar tarafından “verilerin gözlemlenmesi” olarak değerlendirildi.
Özellikle son günlerde akaryakıt fiyatlarına gelen zamlar ve küresel enerji arzı sorunlarının, Merkez Bankası’nın karar mekanizmasında “bekle-gör” taktiğini tetiklediği ifade ediliyor.
BÖLGESEL RİSKLERİN VE DÖVİZ HAREKETLİLİĞİNİN KARAR SÜRECİNE ETKİSİ
Finans çevreleri, faiz oranından ziyade yayımlanacak olan karar metnindeki satır aralarına odaklanmış durumda.
Bölgesel savaş riskleri ve döviz kurlarındaki hareketliliğin enflasyon hedeflemesi üzerindeki etkilerine dair yapılacak vurgular, bir sonraki toplantının şifrelerini verecek.
İlginizi çekebilir: Bakan Bayraktar kritik enerji açıklaması: Akaryakıt ve doğalgaza zam yapılacak mı?