AK Parti’de üç dönem milletvekilliği yapan ve parti tabanının nabzını tutan en kritik isimlerden biri olan Metin Külünk, iktidar partisinin iç mekanizmalarında ve Beştepe dolaylarında çok büyük bir “eksen çatışması” yaşandığını iddia etti.
T24’e konuşan Külünk, küresel odakların Türkiye’yi Rusya karşıtı bir savaş blokajına sokmak istediğini, bu doğrultuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirme planının en büyük ortaklarının bizzat AK Parti içerisindeki bir “Truva Atı” yapılanması olduğunu öne sürdü.
Metin Külünk, “İmamoğlu projesinin asıl sahiplenicilerinden önemli bir hat AK Parti’de var”diyerek, parti içindeki bir odağı muhalefetle ortak çalışmakla suçladı.
“SARAÇHANE’DE AK PARTİLİ BABALARIN ÇOCUKLARI VARDI”
Türkiye’deki genç kuşağın sosyolojik kırılmasını ve öfkesini mercek altına alan Külünk, 19 Mart eylemlerine ilişkin ezber bozan bir tespitte bulundu.
Muhalefetin organize ettiği o miting alanlarında sadece seküler kitlelerin olmadığını belirten Külünk, “Saraçhane’deki gösterilerde muhafazakâr ailelerin çocukları da vardı. Hatta babaları AK Partili olanların çocukları da vardı. Babaları Refah Partili, Saadet Partili olanların da çocukları oradaydı. Dipten gelen bu dalgayı, liyakat ve gelir adaleti sorunlarını görmezden gelirsek sosyolojimiz erimeye devam eder” ifadelerini kullandı.
“LONDRA-TEL AVİV HATTI VE ABDULLAH GÜL DETAYI”
Külünk, muhalefetin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik 19 Mart operasyonlarının önceden haber verildiğini iddia ederek, bu kurgunun arkasında küresel bir mimari olduğunu savundu.
Eski MI6 (İngiliz Dış İstihbarat) Başkanı’nın Türkiye’deki faaliyetlerine ve eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Atina’daki gizli temaslarına dikkat çeken Külünk, İmamoğlu’nun Chatham House kökenli bir “Londra projesi” olduğunu yinelerken, tehlikenin asıl büyüğünün iktidarın kalbinde yer aldığını vurguladı.
“SADECE AK PARTİ DEĞİL ERDOĞAN SOSYOLOJİSİ DE ERİTİLİYOR”
2019 ve 2023 seçimlerindeki aritmetik uyarılarının dinlenmediğini söyleyen Külünk, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin de acilen “Yarı Başkanlık” modeliyle revize edilmesi gerektiğini savundu.
Yürütmenin tüm yükünün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın omuzlarında olduğunu ve alt kadroların sokakta hiçbir karşılığı kalmadığını belirten Külünk, partisine şu ağır uyarıyla yaylım ateşi açtı:
“2024’ten itibaren sadece AK Parti sosyolojisi değil, Erdoğan sosyolojisi de eriyor, eritiliyor demeye başladım. Bugün geldiğimiz noktada bu iş artık erimenin de ötesine geçti. Sokak, tepedeki bu inatlaşmaya karşı ‘kim olursa olsun’ deme noktasına doğru sürükleniyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresindeki o Londra-Tel Aviv patentli akıl, sandıkta bir Erdoğan yenilgisi üretmek için harıl harıl zemin hazırlıyor.”
Kaynak: (T24)
İlginizi çekebilir: Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin davada yeni karar: 6 kamu görevlisinin davası birleştirildi