AİHM, Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) en üst karar organı olan Büyük Daire, tutuklu iş insanı Osman Kavala hakkındaki nihai kararını açıkladı. Türkiye'nin itiraz yollarını tamamen kapatan kararda, Kavala'nın mahkûmiyetinin hükümsüz sayılması, derhal serbest bırakılması ve kendisine manevi tazminat ödenmesi gerektiği belirtildi.

AİHM, Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı

Strasbourg merkezli mahkemenin en yüksek yargı mercii olan AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala davasına ilişkin incelemesini tamamlayarak kararını verdi.

AİHM Başkanı Mattias Guyomar tarafından duyurulan kararda, tespit edilen hak ihlallerinin ciddiyetine vurgu yapılarak Türkiye’nin başvurucuyu “mümkün olan en kısa sürede” serbest bırakmakla yükümlü olduğu kaydedildi. Büyük Daire kararı olması nedeniyle Türkiye’nin mahkeme nezdinde herhangi bir itiraz hakkı kalmadı.

“Şiddet Olaylarıyla Somut Bağ Kurulamadı”

Kararın gerekçesinde, Kavala’nın mahkûmiyetine dayanak gösterilen eylemlerin kamusal tartışmalara katılmak, sivil toplum çalışmalarını desteklemek ve Gezi Parkı olaylarıyla ilgili savunuculuk faaliyetlerinden ibaret olduğu belirtildi. Türk Ceza Kanunu’nun 312’nci maddesindeki suçun cebir ve şiddet unsuru taşıdığına dikkat çekilen kararda, yerel mahkemelerin Kavala’nın eylemleri ile protestolardaki şiddet olayları arasında somut bir nedensellik bağı kuramadığı vurgulandı. Bu doğrultuda ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ile özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmedildi.

Türkiye Manevi Tazminat Ödeyecek

Kavala’nın 10 Aralık 2019’dan bu yana özgürlüğünden mahrum bırakılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini kaydeden AİHM, tespit edilen ihlaller nedeniyle Türkiye’nin manevi tazminat ile yargılama giderlerini ödemesine karar verdi. Kararda, mahkûmiyetin Sözleşme hukuku bakımından geçersiz sayılması ve ihlalin tüm sonuçlarını ortadan kaldıracak bireysel ve genel tedbirlerin alınması istendi.

Yargıda Sistemik Sorun ve Anayasa Vurgusu

AİHM, Kavala davasının Türk yargı sistemindeki yapısal ve sistemik eksikliklere işaret ettiğini bildirdi. Siyasi açıdan hassas davalarda hâkimlerin kurumsal güvencelerinin artırılması ve tutukluluğun aşırı kullanımının önüne geçilmesi gerektiği ifade edildi. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasının Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin kaçınılmaz bir gereği olduğu hatırlatılırken, Türkiye’deki infaz sisteminde yer alan ve tahliye imkânı tanımayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları için de yasal düzenleme çağrısı yapıldı.

AİHM, Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı
Demokrat Gündem

Exit mobile version