DEMOKRAT GÜNDEM-ANKARA-MERVE SABCIOĞLU-TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, düzenledikleri ortak basın toplantısında son günlerin en sıcak başlığı olan fon krizini ve iktidarın sorumluluklarını sert bir dille masaya yatırdı. Açıklamalarının ardından basın mensuplarının kendilerine yönelttikleri soruları yanıtladı.
Özel, Erdoğan açısından iki ihtimal bulunduğunu savunarak, “Burada Tayyip Erdoğan açısından durum şudur: Çok net bir şekilde, bu konudan haberi var ve kontrolünde her şey gerçekleştiyse derhal istifa etmeli ve kanun önünde hesap vermelidir. Eğer haberi yoksa, derhal seçim kararı almalı ve yönetme kabiliyetini yitirmiş birisi devletin başında oturmamalı, emaneti millete, milletin yeni seçeceklerine teslim etmelidir. Bu konuda üçüncü bir şıkkı yok Erdoğan’ın. Bilgisi dahilindeyse suçludur, istifa ve hesap verme sürecindedir. ‘Ben bilmeden bunlar oluyor’ diyorsa, devleti yönetme kabiliyeti ortadan kalkmıştır” dedi.
Fon soruşturmasını “asrın soygunu”, “asrın yolsuzluğu” ve “asrın vurgunu” olarak nitelendiren Özgür Özel, olayın yalnızca birkaç kişinin gerçekleştirdiği münferit bir eylem olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Özel, “Bugün tabii gündemimizin önemli bir kısmı, ‘asrın soygunu’, ‘asrın yolsuzluğu’, ‘asrın vurgunu’ydu” ifadelerini kullanarak açıklamalarına başladı. Soruşturma kapsamındaki iddiaların kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini belirten Özel, olayın koordinasyon içinde gerçekleştirildiğini savundu.

Özel, sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisi dışında gerçekleşmiş olması halinde dahi Cumhurbaşkanı’nın yakın çevresi ve görevlendirdiği kişiler açısından siyasi sorumluluk doğduğunu öne sürdü.
ÖZEL MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU ÇAĞRISINI YENİLEDİ
Özel, fon soruşturmasının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması çağrısını yineledi.
İktidarın komisyon kurulmasına ilişkin tutumunu da eleştiren Özel, olayın ilk gündeme geldiği günlerde AKP içinden komisyon kurulabileceğine yönelik açıklamalar yapıldığını, daha sonra ise buna gerek olmadığı yönünde görüş bildirildiğini söyledi.
Özel, Meclis’in araştırma ve denetim görevine dikkat çekerek soruşturmanın siyasi ve idari boyutlarının da ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.
Toplantının en dikkat çekici bölümlerinden biri de AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik hakkında yöneltilen sorulara verilen yanıtlar oldu.
AK Parti Sözcüsü Çelik’in “Belgesi olan yargıya götürsün” çıkışına tepki gösteren YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, iddiaların arkasında durduklarını belirterek, şu soruları yöneltti:
“Yani diyor ki “Bizim kendi siyasi yükümüz bizde, idari yükümüz bizde, kendi takvimimiz var” falan. Böyle kişilerin kendi takvimi, kendi siyasi çıkarlarına göre takvimler değil; kamunun hızlı bir şekilde aklanmasının, tekrarının engellenmesinin ve sorumluların hesap vermesi lazım.
Burada Tayyip Erdoğan açısından duruşu çok net bir şekilde şudur: Bu konudan haberdar olup her şey onun kontrolünde gerçekleştiyse derhal istifa etmeli ve kanun önünde hesap vermelidir. Eğer haberi yoksa derhal seçim kararı almalı, yönetme kabiliyetini yitirdiği için devletin başında oturmamalı, emaneti millete, milletin seçeceklerine teslim etmelidir. Bu konuda üçüncü bir şıkkı yok Erdoğan’ın. Bilgisi dahilindeyse suçludur, istifa etme ve hesap verme sürecindedir. “Ben bilmeden bunlar oldu” diyorsa devleti yönetme kabiliyeti ortadan kalkmıştır.
Sayın Ömer Çelik’e çok net bir soru sordu partimizin sözcüsü. Ben de partimizin sözcüsünün bahsettiği konunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledim. Sayın Ömer Çelik hakkında yazılan çizilen dedikoduları print edecek olursak dörde kırk klasör etmez. AK Parti içinde konuşulanlar da bunun yirmi beş klasörünü oluşturur, dışarıda konuşulanlar on beş klasördür. Ama Ömer Çelik’in yanıt vermesi gereken kısım şudur: Osman Arıkan Nacar’ı tanıyor musun, tanımıyor musun? EZT şirketi senin için ne anlama geliyor?
Bizim iddiamız şudur: Osman Arıkan Nacar’la birlikte Bodrum’da baş başa tatil yaptınız, Bodrum’dan Ankara uçağına binip birlikte geriye döndünüz. Ve Osman Arıkan Nacar, 20 milyar gibi Fatma Bediüzzaman Kaya’nın on katı bir parayı bu fon işinden kazanmış biridir. Sen bu fon işini yapan, borsadaki bu manipülatif hareketlerin içinde olan bu kişiyle birlikte yakın arkadaş mısın, değil misin? En sevdiğim… o kısmını bilmem. En sevdiğin mi, üçüncü sevdiğin mi? Birlikte tatil yaptınız mı baş başa? Bodrum uçağından Ankara’ya birlikte döndünüz mü, dönmediniz mü? Bu konuyu yanıtlasın. Partimizin sözcüsü Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsüne bunu sordu. Öyle onun dışında kendini kurtaracak hali yoktur, soruya cevap verecek.”
Özel ayrıca, özel kalem müdürlerinin ve bakan yakınlarının da bu süreçte rol oynadığına dair ellerindeki bilgilerin teyit edildiğini ve önümüzdeki günlerde oluşturdukları kriz masası tarafından kapsamlı açıklamaların yapılacağını duyurdu.
“MECLİS GELENEĞİNDE VARDIR: İKTİDAR ARAŞTIRMA KOMİSYONUNDAN KAÇIYOR”
Fon krizinin ardından Meclis’te kurulması istenen araştırma komisyonu tartışmaları da iki genel başkanın ortak gündemindeydi.
İktidar kanadının ilk günlerde “Mecliste bu konu araştırılır, komisyon kurulur” dedikten sonra şimdi Anayasa’nın arkasına sığınarak “Komisyona gerek yok” savunması yaptığını dile getiren Özgür Özel, bu tutumun gerçeği örtbas etme çabası olduğunu savundu.
Hükümet yetkililerinin Anayasa maddelerini öne sürerek komisyon kurulamayacağını iddia edeceğini belirten Özgür Özel, geçmişteki örnekleri hatırlatarak şu çıkışı yaptı: “Susurluk Araştırma Komisyonu, Rabia Naz Araştırma Komisyonu, Soma Komisyonu, 15 Temmuz Komisyonu ve kurulan tüm komisyonlar… Her birisi AK Parti’nin de içinde bulunduğu süreçlerde, savcılar çalışırken, tutuklamalar yapılırken, mahkemeler görülürken kuruldu. Aksine komisyon kurulması istisnadır. Meclisin geleneğinde bu vardır. Bu bahane geçerli bir bahane değildir.”
Meclisi denetlemenin ve muhalefeti çalıştırmanın iktidarın görevi olduğunu vurgulayan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kimin kurulacak olası komisyonda evet ya da hayır diyeceğinin millet tarafından açıkça görülmesi için araştırma önergelerinin verileceğini belirtti.
İktidarın bu denetimden kaçtığını ifade eden Özel, kurulacak olası bir komisyonda kendi partilerinin de aktif olarak yer alacağını, ancak komisyon kurulmasa dahi diğer siyasi partilerle iletişim ve eş güpüm halinde hakikatin peşinde koşmaya devam edeceklerini dile getirdi ve şunları söyledi: “Önemli miktarda bilgiyi teyit etmiş durumdayız. Önümüzdeki günlerde arkadaşlarımız, ben burada isim açıklamayacağım elbette, ama arkadaşlarımız, parti sözcümüz, partimizin ilgili kriz masasının yetkilendirdiği arkadaşlarımız gerekli açıklamaları yapacaklar. Ancak iddiaların arkasındayız. Dün zaten açıkça ortaya çıktı.
Özel kalemin bu işin içinde olduğu, hatta başkasının nam ve hesabına işlem yapmak yasak olduğu halde sanki arkadaşlar para birleştirip tek bir hesaptan işlem yapıldığı yargının kürsüdeki ikrarı da bence son derece önemlidir. Bunun yanında bir bakanın babasının bahsedilen tutar kadar girip bahsedilen tutar kadar çıktığının ve bir başka bakanın da burada işlem yaptığının zaten ilk günlerden beri bizde bilgisi vardı. Bu konularda teyit edildi. Önümüzdeki günlerde, saatlerde bu konuyla ilgili açıklamaları yetkilendirdiğimiz arkadaşlarımız yapacak.”
Muhalefetin bu mücadeleyi ortak bir akılla yürüteceğini belirten Özel, kamunun lehine olan bu şüphelerin üzerine birlikte gitmekte kararlı olduklarını kaydetti.

ERKAN BAŞ: ‘EĞER BÖYLEYSE GEÇMİŞ OLSUN’
Yaşananların münferit bir olay olmadığını vurgulayan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, krizin doğrudan “tek adam rejiminin iflası” anlamına geldiğini savundu.
“Siz her şeyi alıp bir kişinin inisiyatifine, bir kişinin kararına ve imzasına teslim ettiğinizde nelerle karşılaşabileceğimizin çarpıcı örneklerinden bir tanesiyle karşı karşıyayız” diyen TİP Genel Başkanı Baş, iktidar kanadının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bu süreçten soyutlamaya çalıştığına dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreçten haberdar olmama ihtimalini değerlendiren Baş, “Eğer böyleyse geçmiş olsun. Yani siz burnunuzun dibinde bakanlıkların asrın yolsuzluğunun bir parçası haline geldiğini göremeyecek, burnunun ucunu göremeyecek bir dünya liderinin Türkiye’yi yönettiğini mi göreceksiniz?” sözleriyle tepki gösterdi.