Özgür Özel grup toplantısında ilan etti: “Yeni partimizi kuruyoruz”

DEMOKRAT GÜNDEM-CANLI ANLATIM-CHP seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki haftalık olağan grup toplantısında yeni bir parti kuracaklarını resmen ilan etti. Özel, yeni parti kurma ilanını, "Yeni partimizin ilk adımını atarak kuruyoruz. Teknik işlemlerin ardından vekillerimizle birlitke yeni kuracağımız partide açık ara farkla TBMM'nin ana muhalefet partisi oluyoruz. İktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yolları kapadılar, yeni yolu açıyoruz, iktidara yürümeye var mısınız. Yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz. İktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar. Yürüyelim arkadaşla" sözleriyle açıkladı.

Özgür Özel grup toplantısında ilan etti: "Yeni partimizi kuruyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, gerçekleştirdiği grup toplantısında tarihi açıklamalarda bulunarak yeni bir siyasi dönemin ve iktidar yürüyüşünün işaretini verdi.

Konuşmasında parti içi dengelerden Türkiye İttifakı vizyonuna, yerel yöneticilerin durumundan geleceğe dönük hedeflere kadar kritik mesajlar paylaşan Özel, CHP grup kürsüsünden iktidar sözü vererek veda niteliğinde bir hitap gerçekleştirdi.

“TBMM’NİN ANA MUHALEFET PARTİSİ OLUYORUZ”

Siyasi süreçlerin ve teknik işlemlerin tamamlanmasının ardından TBMM çatısı altındaki tablonun netleşeceğini vurgulayan Özel, yeni yapılanmayla birlikte Meclis’in açık ara farkla en güçlü ana muhalefet gücü olmaya devam edeceklerini belirtti.

CHP grup kürsüsüne veda ederken asıl hedeflerinin iktidar kürsüsü olduğunu ifade eden Özel, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün bu kürsüye, Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın gününü sayıyoruz.”

“TÜM DEMOKRATLARI TÜRKİYE İTTİFAKI’NA DAVET EDİYORUM”

Sosyal demokrat kimliklerine ve Altı Ok ilkelerine sonuna kadar bağlı olduklarını dile getiren Özgür Özel, yerel seçimlerde elde edilen başarıyı hatırlatarak toplumsal ittifak çağrısını yineledi.

Yüzde 25 bandından yüzde 38 seviyesine ulaşan oy oranının ardındaki birleştirici güce dikkat çeken Özel, Cumhuriyet değerleriyle sorunu olmayan tüm kesimleri aynı çatı altında toplanmaya davet etti.

Sosyal demokratlardan muhafazakarlara, milliyetçilerden milliyetçi ve liberal demokratlara kadar geniş bir yelpazeyi kucakladıklarını belirten Özel, “Atatürk’le, Misak-ı Millî sınırlarıyla ve Cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı’nda kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“KİMSEYİ GERİDE BIRAKMAYACAĞIZ”

İktidar yürüyüşünün doğru zamanlama, strateji ve risk analizleriyle yürütüldüğünü ifade eden Özgür Özel, parti örgütüne ve kamuoyuna sabır ve güven çağrısında bulundu.

Yerel yöneticiler ve belediye başkanları üzerinden yürütülebilecek olası tartışmaların önüne geçen Özel, birlik ve beraberlik mesajını şu sözlerle pekiştirdi: “Yarın sabah kimse belediye başkanına ya da meclis üyesine ‘Sen niye geçmedin, niye oradasın?’ demesin. Bir kuralımız var: Kimseyi geride bırakmayacağız. Bu iktidar yürüyüşünde ne Ekrem İmamoğlu’nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş’ı, ne Adana’da Zeydan Karalar’ı, ne de Mersin’de Vahap Seçer’i.”

Özel, kendi ağzından aksini belirtmeyen herkesin bu mücadelenin ve iktidar yürüyüşünün öznesi olduğunu altını çizerek vurguladı.

“YOLLARI KAPADILAR; YENİ YOL AÇIYORUZ”

Konuşmasının son bölümünde salondakilere ve ekran başındaki vatandaşlara seslenen Özgür Özel, tıkandığı belirtilen siyasi kanallara karşı yeni bir kulvar açtıklarını ilan etti.

Salondaki coşkulu kalabalığa “Yolları kapadılar, yeni bir yol açmaya var mısınız?” sorusunu yönelten Özel, alacağı yanıtla birlikte iktidar yürüyüşünü resmen başlattıklarını duyurarak konuşmasını “Yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz, iktidara yürüyeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Konuşmasının başında yapacağı asıl tarihi konuşmayı ilk seçim sonrasına bıraktığını ifade eden Özel, şu ifadeleri kullandı: “Bugün buradan tarihi bir konuşma değil, tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.”

Sahada vatandaşlarla kurdukları temaslara değinen CHP seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, toplumda değişim beklentisinin güçlendiğini savundu.

Özel, “Bugün bu salonun atmosferinden de uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra daralıp çıktığımız sokaklarda kurduğumuz diyaloglarla, tüm il başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın mahallelerinden, ailelerimizin akşam sohbetlerinden bu memlekette bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu görüyoruz” diye konuştu.

“TARİH HERKESİ NASIL DURUYORSA ÖYLE YAZACAK”

Konuşmasının devamında tarihin yaşanan süreçleri unutmayacağını vurgulayan Özel, şu değerlendirmede bulundu: “Her şey bittiğinde hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, yaptıklarımızdan birileri ‘gelir geçer’, ‘unutulur’, ‘yapanın yanına kâr kalır’, ‘rüzgâr alır, sel alır’ diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumlarını unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor, herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak.”

TBMM kürsüsünden partililere ve kamuoyuna seslenen Özgür Özel, konuşmasının ilk bölümünde Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyuma ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı hamlelerine sert tepki gösterdi.

İktidarın seçimle kazanamadığı belediyeleri yargı eliyle gasp etmeye çalıştığını savunan Özel, “Bunlar terörist dalgaları vurmaya çalıştılar. Türkiye’nin en büyük belediyesini Esenyurt’u kazanmışız. Kayyum atayarak işe başladılar. Operasyonlarla Ekrem İmamoğlu gibi girdiği tüm seçimleri AK Parti’ye karşı kazanmış birisinin başarılarını kendisine de terör, yolsuzlık, hırsızlık, hızını alamayıp casus ve gayri ahlaki suçlamalarla bir buçuk yıl boyunca devletin televizyonu dahil birkaç muhalif, birkaç özgür yayıncılık yapan televizyon ve gazeteler dışında her türlü haysiyet suikastini servis ederek, önemli bir kısmında da özel ekiplerle üstünde tepinerek arkadaşlarımızı perişan etmeye çalıştılar” ifadelerini kullandı.

“ARKADAŞ SATMIŞ ÖZGÜR ÖZEL OLMADIM”

Yargı baskılarına ve parti içinden gelen arınma çağrılarına karşı duruşunu net bir dille ortaya koyan Özgür Özel, dostlarını ve yol arkadaşlarını asla satmayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişteki yargı çıkışlarına atıfta bulunan CHP lideri, durduğu yeri şu sözlerle özetledi: “O Tayyip Erdoğan dokunulmazlıkları kaldıracağım diye iktidara gelip 3 ay sonra ‘bu yargıyla mı’ demiş. Tayyip Erdoğan’ın bugüne getirdiği yargısının arkadaşlarımıza yaptığı kumpaslara, haysiyet suikastlarına karşı önümüzde elbette ki bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını takip edeceğiz. ‘Arkadaşlarımızın aklanması lazım, hatta aklanamadılar, partimizin bunlardan arınması lazım’ diyecek genel başkan Vahçıvan Abdullah Ağa’nın torunu, iki emekli öğretmenin evladı, ten yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı. Olmadı, olmayacak.”

“OTOBÜSÜN ÜSTÜNDEN İN, EKREM’İ BIRAK DEDİLER”

Konuşmasının en çarpıcı bölümünde arkasındaki karanlık odakların kendisine yaptığı teklifleri ve kurulan baskıları ifşa eden Özel, siyaset sahnesindeki kirli pazarlıklara geçit vermediğini ilan etti.

Siyasi mücadelesini bir koltuk sevdasına kurban etmeyeceğini belirten Özel, “İşte bu arada o ‘derin devlet’ dediklerin bir daha geliyor. ‘İşte bu arada bizimle uzlaşacak mı yoksa biz onunla uğraşalım mı’ diyenler tekrar geliyorlar. Açık açık konuşmaya geldim. Açık açık geliyor, diyor ki: ‘Sana Ankara merkezli siyaset yap, otobüsün üstünden in. Ekrem’i bırak, onu AK Parti yargısı parçalayacak. Gel burada çimento var, kum var, harç var. Karalım, eline verelim. Arkadaşlarının üstüne betonu sen dök. Daha yaşın genç, 50 yaşındasın. 80’e kadar 30 yıl partinin başında oturursun’ diyorlar.”

“TARİHİ YOL AYRIMINDAYIZ; YA BETON DÖKECEĞİM YA MÜCADELE”

Memleketin namuslu evlatlarını ve yol arkadaşlarını hedef alan bu sistem karşısında tarihi bir kararın eşiğinde olduklarını belirten CHP lideri, siyasi duruşunu ve önündeki iki seçeneği net bir şekilde tanımladı: “İşte ayrım bugün. Bugün yol ayrımındayız. ‘Tarihin kritik kavşağındayız’ diyoruz ya, öyle çok tarihi bir konuşma yapmayacağım, dedir budur. Tarihi hatırlatacağım, yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı; AK Parti’nin kadın kolları ile yenemediği, gençlik kolları ile yenemediği, ana kademesinden umudunun olmadığı, siyasetçileri düşleyip bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasetine bu memleketin namuslu, temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip, onların üstüne beton döküp, o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım? Kardeşlerim için mücadele mi edeceğim? Onun kararının verildiği gündür.”

“KÖR DÜĞÜMÜ KOPARIP ATACAĞIZ”

Parti üzerindeki kurultay ve yargı tartışmalarının, zamana yayılarak soğutulmaya çalışıldığını aktaran Özel, bu plana teslim olmayacaklarını söyledi.

Kurultayı kaybedenler ile yerel seçim zaferini hazmedemeyenlerin ortak hareket ettiğini belirten Özel, mücadelesini şu sözlerle sürdürdü: “Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin büyük kurguyu yapıp içinde; bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti…

Ki durmaz ki o zaman onlarda muhalefette. Yarının iktidarını verecek miyiz, yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir iş birliği mi yapacağız sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz. O yüzden, kutlama kararının üstünden 61 gün geçti, ‘bayram geçsin tepki durur’ diyenler, ‘bayramdan önce strateji yaptık, 3 gün konuşulur 4. gün durulur sonra geçilir partinin başına oturulur’ diyenlerin bugün içinde bulundukları durumda; sahadaki enerji de salondaki beklenti de memleketin geleceğe dair umutları da tam bu noktada. Bu kör düğümün olduğu yerde ya biz bu kör düğüme oturup susacağız, milletin mahkumiyetine mahcubiyetle cevap vereceğiz; ya bu kör düğümleri teker teker koparıp atacağız, memleketin önünü açacağız.”

“TARİHİN EN YÜKSEK BAŞKANLIK OYUNU ALDIM”

Partisine ve 6 ok ilkelerine olan bağlılığını yineleyen Özgür Özel, delegelerin şahsına gösterdiği rekor desteğe dikkat çekti.

Partide uzun yıllar grup başkanvekilliği ve grup başkanlığı yaptığını hatırlatan Özel, sokakta, mahkemede ve salonda mücadelenin en iyisini vermeye devam edeceğini şu sözlerle ifade etti: “O gün bugün. O günlerde çıktım. Herhalde partimin benim için olan kıymetini, altı okumun kıymetini; bu partide 9 yıl grup başkanvekilliği yapmış, 3 yıldır grup başkanlığı yapan, bu partiye, geçmişine, tarihine, üyesine, neferine söz söyletmeyen, toz kondurmayan Özgür Özel’in herhalde o günden bugüne gelene kadar mücadelenin en iyisini yapmak için hukuken, siyaseten, fiziken, salonda, mahkemelerde ve sokakta en iyisini yapmak için üzerine düşeni yapacağından hiçbirimizin şüphesi yoktu. Bu konuda kendime şu kadar güvenmem; 1333 oy aldım son seçimde. 1333 oy… Tarihin en yüksek genel başkanlık oyu.”

ÖZEL’İN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:

GEZİ HÜKÜMLÜLERİ VE CEZAEVİ SEVKLERİ

Yerine içeride yatanlar var. Gezi hükümlüleri Bakırköy cezaevinde sevgili Mine Özer’den ve sevgili Çiğdem Mater yıllardır Gezi sağ salim sonuçlansın, kimsenin burnu kanamasın diye mücadele eden dayanışmanın üyeleri nasıl Tayfun Kahraman, Sayın Kavala, Can Silivri’deler Bakırköy’ü cezaevinde hepimiz yerine İstanbul’u korudukları için Gezi’yi Taksim’i korudukları için o süreçte diyalog kanallarını açık tuttukları için ve 3’er sefer beraat ettikleri halde Birinin vicdanında mahkum edildiği, zihninde saplantılarında mahkum edildikleri, darbe girişimi yapacaklardı bana diye bir saplantıya mahkum edildikleri için cezaevinde tutuluyorlar. Sebepsiz yere Ali Ağa İzmir Ali Ağa Şakran cezaevine sevk edildiler.

Mine Özerde’nin Çiğdem Mater’in durumunu takip ediyoruz. En kısa zamanda kendilerini arkadaşlarımız ziyaret edecekler. Hem kendilerine bu büyük haksızlık için hem ailelerine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Murat Çalık Annesinin göz yaşları, aylar süren beklemeleri, sürekli nükseden sağlık sorunlarıyla İzmir’de tutuldu ailesinden uzak, mahkemeler için Silivri’ye getirildi. Aynı Kocaeli Kandıra’dan getirilen Fatih Keleş, Necati Özkan, Serdal Taşkın ve Melih Geçek gibi mahkeme başkanının burada kalacaksınız, bir daha seç olmayacak, zulüm olmayacak demesine sözüne rağmen onlar da dün tekrar Buca’ya, Kandıra’ya sevk edildiler.

Çile çekiyorlar, zulüm görüyorlar. Arkadaşlarımıza yapılan bu haksızlığı mahkeme başkanının tahidine vermiş olduğu söze rağmen kamuoyunun da tutanak altında kayıt altında yaptığı ifadelere rağmen yapılan bu haksızlığı bir kez daha not ediyoruz.

Yine yapılan bir operasyon sırasında mesleğini yaptığı için ama esas olarak da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşüne inandığı için TÜRMOP’un iki dönem genel başkanlığını yapan her siyasi görüşten mali müşavirin görevlendirilmesini partimizde takdir ettiği desteklerini ilettiği 81 ilde sevgiyle anılan Emre Kartaloğlu Cumhurbaşkanlığı aday okumacımızda görev aldığı için Ve yine avukat Ece Üner sadece ve sadece bağış yaptığı, yaptığı bağışlardan sonra daha yüksek katkılar istendiği, verdiği parayı güçlükle geri aldığının ispatladığı halde Ekrem Başkanımızın savunmasına yaptığı katkılar ve mücadelesine yaptığı destekten dolayı hedef alınan Ece Üner tutuklu olarak bulunuyorlar.

Son grup toplantımızdan sonra tutuklandılar. Bütün tutuklu arkadaşlarımıza dayanışma duygularımızı iletiyoruz. Onların masumiyetinin kefiliyiz. Onlara selamlar, sevgiler yolluyoruz grubumuzdan.

BUGÜN BURDAN TARİHİ BİR KONUŞ

Değerli arkadaşlarım, değerli konuklarımız bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla Belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber hep beraber hep beraber tarihi bir kavşaktayız.

Bugün buradan tarihe not düden, hatırlatan, tarihe emanet edilen cümleleri bırakan, samimi bir konuşma, açık açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında hep birlikte hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.

GELECEĞE MİRAS KALACAK ONURLU DURUŞ

Değerli arkadaşlarım, yol arkadaşlarım, Kasım 2023’ten bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihimizde çok önemli bir yer tuttuğundan, yer tutacağından, yıllar geçse de hatırlanacağından, unutulmayacağından hiçbirimizin şüphesi yok. Yıllar geçse de tarih sayfalarının her siyasi başarıyı, her hukuksuz saldırıyı, her acıyı, her sevinci yazacağını emri hak vaki olduktan sonra bile bizler bu dünyadan göçtüğümüzde bugünlerdeki tutumlarımızın bazı tutumların bazı kumpasların ve bazı onurlu duruşların evlatlarımıza, torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz.

HEP BİRLİKTE GÖZ GÖZEYİZ, GÖNÜL GÖNÜLEYİZ

Zaten bugün bu salonun atmosferinden de uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra darlanıp daralıp çıktığımız sokakta karşılaştığımız herkesle kurduğumuz diyaloglardan da tüm il başkanlarımızın, tüm ilçe başkanlarımızın, illerinden, ilçelerinden, beldelerinden, üyelerin mahallelerinden, ailelerin akşam sohbetlerinden gelen her şeyin bu memlekette bir şeyler olduğunu bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu ve bir milletin kendi önüne yeni bir rota koyduğunu gösteriyor. Bunun farkında olarak bugün buradayız, hep birlikte göz gözeyiz, gönül gönüleyiz. Size söz veriyorum, her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız.

Bugüne kadar ki tutumlarımızdan, bugüne kadar ki duruşlarımızdan, bugüne kadar ki yaptıklarımızdan birileri gelir geçer, unutulur, biter. Acaba bunun da üstünden yıllar geçer, bu işler unutulur, yapanın yaptığı yanına kar kalır. Bir takım kişilerin bir takım yapıların bugünlerdeki sorumluluklarının üstünden rüzgar alır sel alır diye kimse düşünmesin. Söz veriyorum. Zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak tembeli tembel, emek vereni çalışkan olarak sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak Dost olana dost, olmayana bugünlerdeki tutumunu unutmayarak biz de anacağız, millet de anacak, tarih kaydediyor, tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak.

KURULMUŞ, KURGULANMIŞ, DAYATILAN BİR DÜZEN VAR

Türkiye’de yıllardır kurulmuş, kurgulanmış, dayatılan bir düzen var. Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir. Ama bu salonda olanlar bu itirazı büyütenler bu düzenin çarkına çomak sokanlar on dört Mayıs ve yirmi sekiz Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen kabul edemeyen Cumhuriyet’in yüzüncü yılında cumhuriyetle meselesi olanların bu cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mani olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir.

O günlerden sonra on dört ve yirmi sekiz Mayıs yenilgilerinden sonra bu AK Parti’nin kara düzeninin bir dönem daha devam edeceği görüldüğünde müesses nizamın kurgusuna karşı Milli egemenliği hakim kılmak Eski nesil siyasete karşı Yeni nesil siyaseti kurmak için Yola kendiliğimizden hemen orada çıkmadık. Orada Il başkanıysa il başkanı, milletvekiliyse milletvekili, genel başkan yardımcısıysa genel başkan yardımcısı.

Bir duyguya sahip olanlar. Bu milletin duygusal kopuşunu görenler, başı önde yürüyüşen gençleri görenler, öğretmen evine çıkmaktan vazgeçen öğretmenleri görenler, akşam ağızların bıçak açmadığını, hatta 5 yıldır kanalı değişmemiş kumandanın açılış düğmesine basılmadığını görenler, Bu milletin karşısına çıkıp bir öz eleştiri yapmanın, bu milletin karşısına çıkıp yeni bir yol açmanın, yeni bir yola çıkmanın ama kaybetmeye alışmamanın hiçbir şey olmamış gibi yapmamanın yapılamayacağına olan inancın bunun en başta kendine, annesine, evladına, eşine, sevdiklerine karşı, yol arkadaşlarına karşı bunu yapmamanın izahı olmayacağını bilenler bir tutum takındılar.

BU MİLLET BÖYLE DAVRANIRSAK BİZE YÜZÜNÜ DÖNMEYECEK

Bunları hiç görmeyenler, duymayanlar, Ya 3-5 güne geçer diyenler ya da efendim televizyona çıktığında ‘Bir daha cumhurbaşkanı adayı olmayacağım. Bir daha genel başkan adayı olmayacağım. Demokratik bir yarışın önünü açacağım. Partide bir yenilenmenin bir değişimin Türkiye’nin önüne yeni bir muhalefet vizyonunu koymanın güvencesi ben olacağım demek yerine. Ben aday olmadım. Hiç olmadım. Gösterirlerse olurum. O gün gelince düşünürüm diyenler. Ben gemiyi güvenli limana götürüp bırakacağım. Onun için bir yerel seçimi geçireceğim. Sonrasına bakacağım ama sonrasına da arkadaşlar ne derse o tarafına bakacağım’ diyenlere karşı bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek.

Bu millet eğer böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Tarihin en düşük katılımı oranı olacak. Anketi görmüyor musunuz? Parti yüzde on üçlerde on dörtlerde gerilemeye devam ediyor. Büyük bir felaket gelecek. Gelen seçimlerdeki felaketten sonra bu milletin daha sandıktan da umudu kalmayacak. Biz bu noktada bir şeyler yapmalıyız diyenler işte o gün iki ayrı yola girdiler. O gün yol ayrıldı.

DÜRÜSTLÜK, SAMİMİYET VE DELEGENİN İRADESİ

O gün yol ayrılırken duygusal sebeplerle örgütsel sebeplerle idrak zamanından veya henüz meselenin farkında olma noktasında başka bir yerde durup da günkü tavrın öz eleştirinin, inisiyatif alınmasının, değişim iradesinin doğru olduğunu görüp doğru yere milletle örgütle birlikte gelen herkesi de o gün ilk yola çıkıldığında ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm. Kıymetli görmeye devam ediyoruz tarihin doğru yerinde durmayı buna ilk karar veren olmak değil gerekirse ilk baştaki hatadan dönmenin de bu kadar büyük bir erdem olduğunu görüyorum.

Önemli olan samimiyettir. Önemli olan doğru yerde durmaktır. Önemli olan bencillik yerine kendin için bir şey istemek yerine gerekirse kendini feda etmek memleketin partinin önünü açmaktır. Genel başkan adayısını nasıl değiştiriyorsunuz? Biz değiştiremeyiz. Ama o delegeyi Ankara’ya gelmeden önce uğradığı berber kulağına fısıldıklarıyla evinin dördüncü katına asansörle çıkarken üçüncü katta oturan on altı yaşındaki kız öğrenci dönüp de komşusuna söyledikleriyle sabahın altısında yolcu ederken eşi kendi hakkının helalliğini ortaya koyarak torunu dedesine evladı babasına bir şeyler söyleyerek bu değişimi gerçekleştirecek demiş. Salona girdik salonda üç kişinin başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü bir slogan hakim oldu salona. Hepiniz şahitsiniz. Delege sokağın sözünü dinler.

Ve o gün o gün o sandıklar açıldığında o delege sokağın sesini dinlediği için seçilenlerin hiçbirisi bu partiye uzaydan gelmedi. Hiçbirimiz bu partinin dışarıdan gelmiş birileri değil, aksine öz ve öz evlatlarıydık. Yarıştık, kazandık. Tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarışmalı seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete düzenin tekerlerine ilk şudur, seçim ilerlerken… Tarihe… Otuz üçüncü… Tüzüğümüz çiğnenerek… Partimizden kopartılmaya çalışılmış… İl başkan…

ESENYURT VE EKREM İMAMOĞLU’NA YÖNELİK KUMPASLAR

Bunlar terörist dalgaları vurmaya çalıştılar. Türkiye’nin en büyük belediyesini Esenyurt’u kazanmışız. Kayyum atayarak işe başladılar. Kayyum atayarak işe başladılar. Operasyonlarla Ekrem İmamoğlu gibi girdiği tüm seçimleri AK Parti’ye karşı kazanmış birisinin başarılarını kendisine de terör yolsuzluk hırsızlık hızını alamayıp casus ve gayri ahlaki suçlamalarla bir buçuk yıl boyunca devletin televizyonu dahil birkaç muhalif birkaç özgür yayıncılık yapan televizyon ve gazeteler dışında her türlü haysiyet suikastini servis ederek önemli bir kısmında da özel ekiplerle üstünde tepinerek arkadaşlarımızı perişan etmeye çalıştık.

YARGI BASKISI VE YOL ARKADAŞLIĞI VURGUSU

O Tayyip Erdoğan dokunulmazlıkları kaldıracağım diye iktidara gelip 3 ay sonra bu yargıyla mı demiş Tayyip Erdoğan’ın bugüne getirdiği yargısının arkadaşlarımıza yaptığı kumpaslara haysiyet suikastlarına karşı önümüzde elbette ki bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreslerinin tamamlanmasını takip edeceğiz. Arkadaşlarımızın aklanması lazım. Parti hatta aklanamadılar. Partimizin bunlardan arınmasını lazım diyecek genel başkan Vahçıvan Abdullah Aga’nın torunu iki emekli öğretmenin evladı on yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış özgür özel olamazdı. Olmadı olmayacak.

OTOBÜSÜN ÜSTÜNDEN İN, EKREM’İ BIRAK DİYORLAR

İşte bu arada o derin devlet dediklerin bir daha geliyor işte bu arada bizimle uzlaşacak mı yoksa biz onunla uğraşalım mı diyenler tekrar geliyorlar açık açık konuşmaya geldim açık açık geliyor diyor ki sana ‘Ankara merkezli siyaset yap. Otobüsün üstünden in’ diyor. ‘Ekrem’i bırak’ diyor. Gel burada çimento var, kum var, harç var. Karalım. Eline verelim. Arkadaşlarının üstüne betonu sen dök. Daha yaşın genç. Elli yaşındasın. Seksene kadar otuz yıl partinin başında oturursun diyorlar.

YOL AYRIMI BURASIDIR

İşte ayrım Bugün, bugün yol ayrımındayız. Tarihin kritik kavşağındayız diyoruz ya. Öyle çok tarihi bir konuşma yapmayacağım dedir budur. Tarihi hatırlatacağım. Yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı AK Parti’nin kadın kolları ile yenemediği, gençlik kolları ile yenemediği ana kademesinden umudunun olmadığı siyasetçileri düşleyip bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasetine Bu memleketin namuslu temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip, onların üstüne beton döküp, o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım? Kardeşlerim için mücadele mi edeceğim? Onun kararının verildiği gündür.

DERİN HESAPLARA KARŞI DİK DURUŞ

Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin büyük kurguyu yakıp yapıp içinde Bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti. Ki durmaz ki o zaman onlara muhalefette. Yarının iktidarını verecek miyiz yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir iş birliğimi yapacağız sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz.

KÖR DÜĞÜMÜ KOPARIP ATACAĞIZ

O yüzden o yüzden kutlam kararının üstünden 61 gün geçti bayram geçsin tepki durur diyenler bayramdan önce strateji yaptık 3 gün konuşulur 4.gün durulur sonra geçilir partinin başına oturulur diyenlerin bugün içinde bulundukları durumda sahadaki enerji de salondaki beklenti de memleketin geleceğe dair umutları da tam bu noktada bu kör düğümün olduğu yerde ya biz bu kör düğüme oturup susacağız, milletin mahkumiyetine mahcubiyetle cevap vereceğiz ya bu kör düğümleri teker teker koparıp atacağız memleketin önünü açacağız

SAHADAKİ VE SANDIKTAKİ REKOR DESTEK

O gün bugün, o günlerde çıktım. Herhalde partimin benim için olan kıymetini altı okum kıymetini bu partiyle dokuz yıl grup başkan vekilliği yapmış, üç yıldır grup başkanlığı yapan bu partiye geçmişine, tarihine, üyesine, neferine Söz söyletmeyen, toz kondurmayan Özgür Özel’in herhalde o günden bugüne gelene kadar mücadelenin en iyisini yapmak için hukuken, siyaseten, fiziken, salonda, mahkemelerde ve sokakta en iyisini yapmak için üzerine düşeni yapacağından hiçbirimizin şüphesi yoktu. Bu konuda kendime şu kadar güvenmem. 1333 Oy aldım son seçimde. 1333 Oy. Tarihin en yüksek genel başkanlığı koyu.

İşlemlerin, teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizde hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla Türkiye Büyük Milletvekili Meclisi’nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün bugün bu kürsüye Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

TÜRKİYE İTTİFAKI VE BÜYÜK ÇAĞRI

Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka, altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 10 Ay önce %5 parti %25 oy aldığımız yerden %38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarla birlikte Türkiye ittifakını kurmuşsak Atatürk’le sorunu olmayan Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, Cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.

DOĞRU ANALİZ EDİLMİŞ ŞEKİLDE BÜYÜYECEĞİZ, GÜÇLENECEĞİZ, BİRLİKTE OLACAĞIZ

Ayrıca milletvekillerimiz bu büyük yürüyüşün ilk adımını atarken doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlenmiş, riskleri doğru analiz edilmiş şekilde elbette büyüyeceğiz, güçleneceğiz, hep birlikte olacağız. Buradan önemle ricamdır. Bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yarın sabah kimse belediye başkanına sen niye geçmedin? Belediye meclis üyesine hala niye buradasın? Filanca kişiye halen daha niye orada değilsin demesin.

GERİDE KİMSE BIRAKILMAYACAK

Bir tane kuralımız var. Bir kere kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim. Ben yeni partide yokum. Özgür Özel’le arkadaşlarıyla birlikte değilim diye kulağınızla duymadığınız herkes emin olun ki bizimle birliktedir. Bizimle birliktedir. Kimse şundan şüphe etmesin! Bu iktidar yürüyüşünde bizler, sizler, biz, hepimiz ne Ekrem İmamoğlu’nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş’ı, ne Zeydan Karalar kalır Adana’da, ne Vahap Seçer Mersin’de! Selam olsun! Edirne’den, Ordu’ya, Trabzon’dan, Antalya’ya bir daha söylüyorum. Ben onlarla değilim diyen diyebilir. Tarihin önünde milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir.

YENİ YOL VE İKTİDAR ÇAĞRISI

Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır. Bu büyük yürüyüşe, bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapadılar. Yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz. İktidara yürümeye var mısınız? Haydi bakalım. Yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz. İktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar. Yürüyelim arkadaşlar.

Demokrat Gündem

Exit mobile version