Roman versiyonu: Sayın Tugay, senaryoyu bir kez daha gözden geçirir misiniz?
Romanların sorunlarının 10 yıl içerisinde çözüleceğini söylemiştiniz.
Biz de o gün bu hedefi bir kenara not etmiştik.
Aradan zaman geçti, siyasi dengeler değişti, yeni gelişmeler yaşandı. Şimdi de hükümet desteğini arkanıza aldınız.
Doğal olarak insan düşünmeden edemiyor…
Acaba Romanların sorunlarını çözme takvimi de güncellenecek mi?
Geçtiğimiz Nisan ayında 10 yıl da Romanların Sorununu çözeriz demiştiniz. Hükümet desteğiyle bu süreyi 5 yıla indirebilir misiniz?
Hatta biraz daha iddialı düşünelim…
Önünüzdeki iki yıllık görev süresini de hesaba katarsak, belki de bazı sorunları çözmek için yeni bir hızlandırılmış programa ihtiyaç vardır.
Ne dersiniz Sayın Tugay?
10 yıllık hedefi 5 yıla, 5 yıllık hedefi de 2 yıla indirme ihtimalimiz var mı?
Yoksa hedefler aynı kalıp yalnızca siyasi koşullar mı değişiyor?
Biz Romanlar olarak bu konuları merak ediyoruz.
Çünkü mesele yalnızca kiminle siyaset yaptığınız, hangi siyasi destekle yol yürüdüğünüz ya da hangi siyasi zeminde bulunduğunuz değil.
Mesele, bu değişimlerin Romanların hayatına ne kazandıracağıdır.
Hükümet desteği elbette önemli bir imkân olabilir. Ancak imkânın varlığı tek başına sonuç anlamına gelmez.
Önemli olan, o imkânın hangi sorunu çözmek için kullanılacağı ve vatandaşın hayatında neyi değiştireceğidir.
Peki, yeni dönem nasıl başlayacak?
Biz biraz da bu kısmı merak ediyoruz.
Bürokratlarınız değişecek mi?
Yeni görevlendirmeler yapılacak mı? Romanlarla ilgili dosyalar yeniden mi açılacak?
Yoksa her şey baştan mı başlayacak?
Önce bürokratlar değişecek, sonra yeni ekipler konuyu öğrenmeye çalışacak, ardından Roman yurttaşlar yeniden toplantılara çağrılacak… Sonra yine aynı sorular sorulacak:
Romanların temel sorunları nelerdir? Beklentileri nelerdir?
Bugüne kadar neler yapıldı, neler yapılamadı?
Biz de yıllardır anlattığımız sorunları bir kez daha anlatacağız.
Yeni isimler, yeni toplantılar, yeni sunumlar, yeni tespitler…
Peki, ardından ne olacak?
Sayın Tugay, biz yeniden sorunlarımızı size anlatmakla mı başlayacağız, yoksa mevcut bilgi birikiminin üzerine aksiyon koyarak mı ilerleyeceğiz?
Bu soruyu özellikle soruyoruz.
Çünkü Romanlar olarak bu filmi yaklaşık 20 yıldır izliyoruz.
Toplantıların yapıldığına, sorunların konuşulduğuna, raporların hazırlandığına, hedeflerin açıklandığına defalarca tanıklık ettik.
Artık aynı sahneleri yeniden izlemek istemiyoruz.
Oyuncular değişebilir. Sahne değişebilir. Yönetmen değişebilir. Hatta senaryoya yeni karakterler de eklenebilir.
Ama hikâyenin sonu hep aynı kalıyorsa, seyircinin bir noktada şu soruyu sorması kaçınılmazdır:
Biz bu filmi daha önce izlemedik mi?
İşte tam da bu nedenle ön alıyoruz.
Amacımız eleştirmek için eleştirmek değil; olası tekrarların önüne geçmek, zaman kaybını azaltmak ve çözüm sürecinin başından itibaren doğru soruları sormak.
Hükümetin Roman Eylem Planı masada mı, yoksa yeniden mi yazılacak?
Sayın Başkan Tugay,
Hükümetin Roman Eylem Planı çerçevesinde mevcut hedefleri, sorumlulukları ve uygulama imkânlarını dikkate alarak mı başlayacaksınız?
Yerel yönetimin yetki ve imkânlarıyla merkezi yönetimin sorumlulukları arasında somut bir iş birliği mi kurulacak?
Mevcut çalışmaların hangi aşamada olduğu incelenip eksikler mi tamamlanacak?
Yoksa yeni bir başlangıç yapılıyor görüntüsü altında, yıllardır konuşulan sorunlar yeniden mi tespit edilecek?
Elbette yeni değerlendirmeler yapılabilir. Yeni ihtiyaçlar ortaya çıkabilir. Şartlar değişebilir.
Ancak yeniden değerlendirmek başka, her şeye yeniden başlamak başkadır.
Bizim beklentimiz, geçmişte ortaya konmuş bilgi ve deneyimin kaybedilmemesi; mevcut planların uygulanabilir adımlara dönüştürülmesidir.
Çünkü Romanların sorunlarını anlamak için yirmi yıl daha beklemeye ihtiyacımız yok.
İhtiyacımız olan şey, bilinen sorunlar karşısında harekete geçilmesidir.
Yeni vaatlerden önce, bir uygulama takvimi alabilir miyiz?
İşsizlik konusunda hangi adımlar atılacak?
Barınma ve kentsel dönüşüm süreçlerinde Roman yurttaşların hakları nasıl korunacak?
Eğitimde fırsat eşitsizliği nasıl azaltılacak?
Gençlerin geleceğe dair umutları hangi somut projelerle güçlendirilecek?
Romanların sosyal hayata katılımı, yerel yönetimlerde temsili ve karar alma süreçlerine dahil olması konusunda nasıl bir yol haritası izlenecek?
Bizim önerimiz basit:Sorunlar biliniyorsa tespit aşamasını uzatmayalım. Planlar varsa uygulamaya geçelim. Eksikler varsa sorumlularını ve tamamlanma tarihlerini belirleyelim. Hedefler varsa sonuçlarını kamuoyuyla paylaşalım.
Vaatlerin yerini takvim, takvimin yerini uygulama, uygulamanın yerini ölçülebilir sonuç alsın.
Sayın Tugay, önümüzdeki iki yıllık görev sürenizde Romanlar için hangi sorunları çözmeyi taahhüt ediyorsunuz?
Hangi adımı, ne zaman atacağınızı açıklayabilir misiniz?
Biz de beklentilerimizi buna göre şekillendirelim.
Bir de küçük bir ihtiyat payı bırakalım…Elbette süreci mizahi başlıkda ancak gerçek temelli sorguluyoruz
Ancak bu mizahın arkasında ciddi bir toplumsal beklenti var.
Biz kimsenin siyasi tercihine karışmıyoruz.
Herkesin siyasi tercihi kendisini ilgilendirir.
Fakat siyasi tercihler değiştiğinde, Romanların sorunlarının çözümüne ilişkin sorumlulukların da yeniden değerlendirilmesini beklemek en doğal hakkımızdır.
Dünün vaatlerini bugünün imkânlarıyla karşılaştırmak, yarının hedeflerini bugünden sormak istiyoruz.
Üstelik bu soruları bir kez daha sormamızın nedeni, kötümserlik değil; tecrübedir.
İhtiyatı elden bırakmayız.
Çünkü umut etmek başka, koşulsuz beklemek başkadır.
Biz umut etmeye devam ederiz ama süreci de izleriz. Verilen sözleri kaydeder, atılan adımları takip eder, sonuçları değerlendiririz.
Elbette, tüm İzmirliler gibi demokratik protesto hakkımızı da saklı tutarız.
Bu bir tehdit değil; demokratik toplumun doğal bir hakkıdır.
Beklentiler karşılık bulursa bunu da söyleriz. Verilen sözler yerine getirilmezse eleştirimizi de yaparız.
Bizim derdimiz birilerini mahcup etmek değil; Romanların yıllardır bekleyen sorunlarının daha fazla ertelenmemesidir.
Son bir ricamız var Sayın Başkan Tugay…
Yeni döneme başlamadan önce senaryoyu bir kez daha gözden geçirir misiniz?
Roman Politikalarına yönelik en çok güvendiklerinizi de gözden geçirin Oldukça suistimal edildik.
Bürokratlar değişebilir, siyasi dengeler değişebilir, yönetim anlayışı değişebilir.
Ama Romanların sorunları, her yeni dönemde yeniden keşfedilecek bir mesele değildir.
Senaryoyu değiştirmeden oyuncuları değiştirmenin, sonunu değiştirmeden filmi yeniden çekmenin kimseye faydası yoktur.
Madem şartlar değişti, imkânlar genişledi; o hâlde hedefleri de güncelleyelim.
10 yıllık hedef 5 yıla insin. 5 yıllık hedef iki yıllık somut adımlara dönüşsün. Yıllardır bekleyen sorunlar nihayet çözüm yoluna girsin.
Bizim talebimiz ayrıcalık değil; eşit yurttaşlık, hak temelli politika ve verilen sözlerin hayata geçirilmesidir.
Sayın Tugay, söz sizde…
Yeni bir başlangıç mı yapacağız, yoksa aynı filmin yeni versiyonunu mu izleyeceğiz?
Biz sorumuzu sorduk.
Senaryoyu önceden gözden geçirmenizde fayda var.
Çünkü biz bu filmi yaklaşık 20 yıldır izliyoruz.
Bu kez sonunu baştan tahmin etmek değil, gerçekten değiştiğini görmek istiyoruz.
İzahı olmayan şeylerin mizahı olur.
Ama Romanların sorunları söz konusu olduğunda, mizahın arkasında bir beklenti, beklentinin arkasında bir sorumluluk, sorumluluğun karşısında da kamuoyuna verilmesi gereken bir hesap vardır.
TECRÜBELERİMİZİ BİLİYORSUNUZ
GÖZ ARDI ETTİĞİNİZİ DE BİLİYORUZ
AMA BİZ DE SİZE DÜNDEN DAHA FAZLA ÖNYARGILI BAKIYORUZ