Sarı’dan İBB ve seçim ittifakları mesajı: ‘Omuz omuza durmak istiyoruz’

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısının soru-cevap bölümünde YENİ Parti’nin kuruluşuna, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi'ndeki hassas dengelere ve olası seçim ittifaklarına ilişkin soruları yanıtladı. Parti içi kopuşları "koltuk sevdası" olarak nitelendiren CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, İBB'nin AK Parti'ye geçmemesi adına her türlü fedakarlığı yaptıklarını belirterek, yüzde 50+1 hedefi için ilkeli ittifak mesajı verdi.

Sarı'dan İBB ve seçim ittifakları mesajı: 'Omuz omuza durmak istiyoruz'

DEMOKRAT GÜNDEM-CHP Genel Merkezi’ndeki açıklamasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Parti Sözcüsü Müslim Sarı; yeni parti kuran eski parti mensuplarına yönelik sert eleştirilerde bulunurken, İBB Meclisi’ndeki grup ayrışmaları ve cumhurbaşkanlığı seçimi denklemine dair partinin resmi tutumunu net ifadelerle ortaya koydu.

“ALTI OK’TAN İDEOLOJİK BİR FARKILIKLARI YOK, MESELE TAMAMEN KOLTUK ARAYIŞIDIR”

YENİ Parti’nin kuruluş süreci ve CHP’den yaşanan kopuşlara dair yöneltilen soruya yanıt veren Müslim Sarı, ayrılan isimlerin parti içi demokrasi mekanizmalarını işletmek yerine ayrışmayı seçtiklerini söyledi.

CHP’nin kongre ve kurultay takviminin açık olduğunu hatırlatan Sarı, açıklamalarını, “Eylül ayında kongre takvimi ilan ettik. 28’inde üyelikler askıya çıkacaktı, kongrelerimizi tamamlayacaktık. Arkanızda yüzde 90 halk desteği varsa partiyi bırakıp gitmeyin, partiyi bölmeyin. Gelin, kalın. Kongrelerimizi yapıyoruz; gelin kongrelerimizde yarışalım. Yine siz kazanırsınız. Halk meclisinde %90 desteğiniz varsa, halk sizin arkanızdaysa herhalde üyeler de sizin arkanızdadır. Dolayısıyla bırakıp gitmenin, ayrılmanın anlamı nedir? Gelin burada birlikte bir siyasal mücadele verelim.

Ancak arkadaşlarımız bunu tercih etmediler; başka bir siyasal yolculuğa çıktılar. Şimdi bunun karşısında şunu sormak gerekir: Neden? Neden Cumhuriyet Halk Partisi’ni böldünüz? Neden Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini bölerek kendinize başka bir parti inşa ettiniz? Sizin ideolojik ve politik olarak Altı Ok’tan ne farkınız var? Bizim programımızdan ne farkınız var? Hiçbir politik fark göremiyoruz; bence onlar da göremiyor. Bunun tek bir açıklaması var: Kendinize koltuklar inşa etmek istiyorsunuz, kendinize koltuk arıyorsunuz” şeklinde sürdürdü.

“İBB’DE AK PARTİ’YE KARŞI OMUZ OMUZA DURMAK İSTİYORUZ”

İBB Meclisi’ndeki sandalye dağılımı ve yeni parti grubunun kurulmasıyla ortaya çıkan tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Sözcüsü, AK Parti karşısında muhalefet blokunun zedelenmemesi için büyük fedakarlık gösterdiklerini vurguladı:

“Biz belediye meclislerindeki ve belediye başkanlıklarındaki ayrışmada, özellikle İstanbul’daki ayrışmanın tarafı olmak istemiyoruz. Bir arada kalmak, bir arada olmak ve AK Parti’ye karşı İBB’de omuz omuza durmak istiyoruz. En başından beri bunu söyledik. Çünkü İBB’de Cumhur İttifakı’nın belediye meclis üyesi sayısı ile muhalefetin meclis üyesi sayısı arasındaki fark bir hayli azalmış durumda. Böyle bir dönemde DEM Parti kendi grubunu kurmak istedi ve bu süreçte ayrıştı.

Ancak kent uzlaşısıyla ilgili kurdukları dayanışmanın içinde kaldıklarını belirttiler. Biz Cumhuriyet Halk Partisi grubunun da ‘yeni parti’ ve ‘CHP grubu’ diye ayrışmasını istemedik. Hatta bu konuda büyük fedakarlıklar yaptık; CHP’nin kurumsal kimliğinin zedelenmesini dahi sineye çektik. Bir CHP belediye meclis üyesinin kendi ilçesinde parti üyelerini arayıp istifa etmelerini ve başka bir partiye katılmalarını istemesini, başka bir partinin genel başkanını odasında ağırlamasını veya ‘Ben CHP meclis üyesiyim ama liderim Özgür Özel’dir’ demesini yaşadık ve not ettik. Ayrışan taraf onlar, biz değiliz. Bütün bunlara rağmen, AK Parti’ye İstanbul’u kaybettirmemek için iş birliğine açık olduğumızı ve birlikte hareket edeceğimizi ilan ediyoruz.”

“SEÇİM İÇİN 50+1 ŞART; İLKELİ İTTİFAKLARA AÇIĞIZ”

Erken seçim tartışmaları ve gelecek seçimlerde kurulacak ittifak bloklarına dair soruları da yanıtlayan Müslim Sarı, yüzde 50+1 sisteminde ittifakların kaçınılmaz olduğunu ancak bunun için henüz erken bir aşamada olunduğunu ifade etti ve şöyle konuştu: “İttifaklarla ilgili konuşmak için henüz erken; bu konuda henüz net bir değerlendirme yapmış değiliz. Seçime daha bir yıla yakın bir zaman var. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı adaylığı, milletvekili listeleri ve ittifak süreçleri için biraz daha mesafe kat edilmesi gerekiyor. İttifaklara ilişkin bakış açımız ‘ilkeli ittifaklar’ üzerinedir.

Asgari müştereklerde ve kırmızı çizgilerde uzlaştığımız, ilkelerimize uygun partilerle elbette bir araya geleceğiz. Neticede seçilmek için %50+1 oya ihtiyaç var. Hiçbir partinin tek başına %50+1’e ulaşamayacağı açık olduğuna göre, önceliğimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi oylarını artıracak siyaseti üretmesidir. Ancak seçim zamanı geldiğinde ittifak ihtiyacı doğarsa her partiyle konuşuruz.”

SARI’NIN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI

Eylül ayında kongre takvimi ilan ettik. 28’inide üyelikler askıya çıkacaktı, kongrelerimizi tamamlayacaktık. … Arkanızda yüzde 90 halk desteği varsa partiyi bırakıp gitmeyin, partiyi bölmeyin. Gelin, kalın. Kongrelerimizi yapıyoruz; gelin kongrelerimizde yarışalım. Yine siz kazanırsınız. Yani bu kadar bir halk desteğiniz varsa neticede Cumhuriyet Halk Partisi kongrelerinde oy kullanacak olan kişiler partinin üyeleridir. CHP üyelerinde de herhalde %90 desteğiniz vardır. Halk meclisinde %90 desteğiniz varsa, halk sizin arkanızdaysa herhalde üyeler de sizin arkanızdadır.

Dolayısıyla bırakıp gitmenin, ayrılmanın anlamı nedir? Gelin burada birlikte bir siyasal mücadele verelim. Ancak arkadaşlarımız bunu tercih etmediler; başka bir siyasal yolculuğa çıktılar.

Şimdi bunun karşısında şunu sormak gerekir: Neden? Neden Cumhuriyet Halk Partisi’ni böldünüz? Neden Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini bölerek kendinize başka bir parti inşa ettiniz?

“İDEOLOJİK FARK GÖREMİYORUZ; MESELE KOLTUR ARAYIŞI”

Soruyoruz arkadaşlara: Sizin ideolojik ve politik olarak Altı Ok’tan ne farkınız var? Bizim programımızdan ne farkınız var? Hiçbir politik fark göremiyoruz; bence onlar da göremiyor.

Peki bu durum bir siyasal ayrışma değilse, burada yapay bir ayrışma söz konusuysa o zaman neden başka bir partiye gittiniz? Niye başka bir parti kurdunuz?

Bunun tek bir açıklaması var: Kendinize koltuklar inşa etmek istiyorsunuz, kendinize koltuk arıyorsunuz. Burada bir siyasal mücadele yürütmek yerine size bir parti gerekiyordu. Siz o partiyi kurdunuz; Cumhuriyet Halk Partisi’ni parçalamak ve bölmek istediniz. Dolayısıyla mesele bu kadar açıktır. Bu durum, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kongre ve kurultay takvimiyle ilgili bir mesele değildir; tamamen arkadaşlarımızın partimize bakış açısıyla ilgilidir.

İBB’DE AK PARTİ’YE KARŞI OMUZ OMUZA DURMAK İSTİYORUZ

Biz belediye meclislerindeki ve belediye başkanlıklarındaki ayrışmada, özellikle İstanbul’daki ayrışmanın tarafı olmak istemiyoruz. Bir arada kalmak, bir arada olmak ve AK Parti’ye karşı İBB’de omuz omuza durmak istiyoruz. En başından beri bunu söyledik.

Çünkü İBB’de Cumhur İttifakı’nın belediye meclis üyesi sayısı ile muhalefetin meclis üyesi sayısı arasındaki fark bir hayli azalmış durumda. Böyle bir dönemde DEM Parti kendi grubunu kurmak istedi ve bu süreçte ayrıştı. Ancak kent uzlaşısıyla ilgili kurdukları dayanışmanın içinde kaldıklarını belirttiler. Bu kendi tercihleridir ve takdirleridir.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi grubunun da “yeni parti” ve “CHP grubu” diye ayrışmasını istemedik. Hatta bu konuda büyük fedakarlıklar yaptık; CHP’nin kurumsal kimliğinin zedelenmesini dahi sineye çektik. Bir CHP belediye meclis üyesinin kendi ilçesinde parti üyelerini arayıp istifa etmelerini ve başka bir partiye katılmalarını istemesini, başka bir partinin genel başkanını odasında ağırlamasını veya “Ben CHP meclis üyesiyim ama liderim Özgür Özel’dir” demesini yaşadık ve not ettik.

İstanbul’da olası bir seçime karşı ayrışma yaşanmasın diye tüm bunları sineye çektik ancak bu durum artık sürdürülemez bir noktaya geldi. İki arkadaşımızı ihraç etmek zorunda kaldık; partimizden ayrılarak yeni parti grubunu kuranlar oldu. Ayrışan taraf onlar, biz değiliz.

Bütün bunlara rağmen, AK Parti’ye İstanbul’u kaybettirmemek için iş birliğine açık olduğumuzu ve birlikte hareket edeceğimizi ilan ediyoruz. Önümüzdeki günlerde hem belediye başkanlarımız hem de belediye meclis üyelerimizle İstanbul il örgütümüzde toplantılar gerçekleştirecek ve bir karara varacağız.

YÜZDE 50 ARTI BİR OYA İHTİYAÇ VAR VE…

İttifaklarla ilgili konuşmak için henüz erken; bu konuda henüz net bir değerlendirme yapmış değiliz. Seçime daha bir yıla yakın bir zaman var. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı adaylığı, milletvekili listeleri ve ittifak süreçleri için biraz daha mesafe kat edilmesi gerekiyor.

İLKELİİTTİFAKLARA AÇIĞIZ

İttifaklara ilişkin bakış açımız “ilkeli ittifaklar” üzerinedir. Asgari müştereklerde ve kırmızı çizgilerde uzlaştığımız, ilkelerimize uygun partilerle elbette bir araya geleceğiz. Neticede seçilmek için yüzde 50+1 oya ihtiyaç var.

Hiçbir partinin tek başına yüzde 50+1’e ulaşamayacağı açık olduğuna göre, önceliğimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi oylarını artıracak siyaseti üretmesidir. Ancak seçim zamanı geldiğinde ittifak ihtiyacı doğarsa her partiyle konuşuruz. Bugün için bir ittifak değerlendirmesi yapmak henüz erkendir.

Sarı'dan İBB ve seçim ittifakları mesajı: 'Omuz omuza durmak istiyoruz'
Demokrat Gündem

Exit mobile version