Savaşın beklenmedik faturası: Küresel ‘doğum kontrol krizi’ kapıda

Orta Doğu’da tırmanan ABD-İsrail ve İran gerilimi, küresel ticaret yollarını felç ederek beklenmedik bir sektörü vurdu. Hürmüz Boğazı çevresindeki aksamalar, dünyanın en büyük prezervatif üreticilerinden olan Hindistan’da hammadde krizine yol açtı. Sektör temsilcileri, üretim maliyetlerindeki devasa artış nedeniyle ciddi bir arz sıkıntısı ve zam dalgasının kapıda olduğu uyarısını yaptı. HAMMADDE FİYATLARINDA YÜZDE ELLİYE VARAN ARTIŞ […]

Savaşın beklenmedik faturası: Küresel 'doğum kontrol krizi' kapıda

Orta Doğu’da tırmanan ABD-İsrail ve İran gerilimi, küresel ticaret yollarını felç ederek beklenmedik bir sektörü vurdu.

Hürmüz Boğazı çevresindeki aksamalar, dünyanın en büyük prezervatif üreticilerinden olan Hindistan’da hammadde krizine yol açtı. Sektör temsilcileri, üretim maliyetlerindeki devasa artış nedeniyle ciddi bir arz sıkıntısı ve zam dalgasının kapıda olduğu uyarısını yaptı.

HAMMADDE FİYATLARINDA YÜZDE ELLİYE VARAN ARTIŞ

Tedarik zincirindeki kırılma, üretimde kullanılan kritik bileşenlerin maliyetlerini doğrudan etkiledi. Sektörden gelen verilere göre, prezervatifin yırtılmasını önleyen amonyak fiyatları kilogram başına 0,48 dolardan 0,68 dolara çıkarak yüzde 40-50 oranında bir artış gösterdi.

Üretimde hayati öneme sahip olan silikon yağına erişim ise lojistik engeller nedeniyle neredeyse imkansız hale geldi.

860 MİLYON DOLARLIK SEKTÖR DARBE ALDI

Yılda 4 milyardan fazla üretim kapasitesine sahip olan 860 milyon dolarlık Hindistan prezervatif endüstrisi, sadece hammadde değil ambalaj maliyetleriyle de boğuşuyor.

Alüminyum folyo ve PVC gibi malzemelerdeki fiyat artışları, üretim hızını düşürürken, önümüzdeki haftalarda ürün etiketlerine yansıyacak büyük zamların sinyalini verdi.

‘PLANSIZ GEBELİKLER ARTABİLİR’

Yaşanan ekonomik krizin toplumsal sonuçlarına dikkat çeken Hindistan Tabipler Birliği (IMA) eski başkanı Rajeev Jayadevan, durumun vahametini; “Fiyat artışları prezervatif kullanımını azaltabilir. Bu durum özellikle düşük gelirli kesimleri vuracak; plansız gebelikler ve cinsel yolla bulaşan hastalıklarda ciddi bir artışa yol açabilecektir” sözleriyle özetledi.

KRİZ SADECE SAĞLIKLA SINIRLI DEĞİL

Hürmüz Boğazı’nda tırmanan gerilim, küresel ticaret ağlarını sarsarak enerji yoğun sanayi kollarını ve kritik sağlık ürünlerine erişimi doğrudan tehdit etmeye başladı.

Artan LNG ve yakıt maliyetlerinin üretim bantlarındaki yansıması ağır olurken, özellikle enerji maliyetlerinin yüksek olduğu cam sektöründe üretim kapasitesinin yüzde 30-40 oranında gerilediği bildirildi.

Sanayinin lokomotifi konumundaki çimento, çelik ve seramik üretim merkezlerinde de artan maliyet baskısı nedeniyle “çarkların yavaşladığı” gözlemleniyor.

Ekonomik sarsıntının ötesinde, lojistik darboğazın hayati ilaç ve tıbbi gereç tedarikini aksatması, küresel bir sağlık krizinin fitilini ateşlemek üzere. Orta Doğu’dan gelecek haberlere kilitlenen piyasalarda, lojistik maliyetlerin bu seviyede seyretmesi durumunda, dünya genelinde bir “doğum kontrol krizi” yaşanabileceği uyarısı yapıldı.

Uzmanlar, tedarik zincirindeki bu kırılmanın önlenememesi halinde, durumun kitlesel bir halk sağlığı sorununa dönüşmesinden derin endişe duyuyor.

İlginizi çekebilir: Gazprom duyurdu: Ukrayna’dan TürkAkım tesislerine saldırı!

Savaşın beklenmedik faturası: Küresel 'doğum kontrol krizi' kapıda
Demokrat Gündem

Exit mobile version