Silivri’de “yer” krizi duruşmayı kilitledi: Salon kapıları izleyiciye kapatıldı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB davasında yaşanan "başkan-milletvekili" krizinin ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir yazı göndererek salon güvenliği için radikal kararlar aldı. Yarından itibaren duruşma salonuna sadece sanık avukatları, müştekiler ve tutuklu yakınlarından yalnızca bir kişi alınacak.

Silivri’de "yer" krizi duruşmayı kilitledi: Salon kapıları izleyiciye kapatıldı

Silivri’deki yargılama sürecinde yaşanan gerginlik, mahkeme heyetinin aldığı radikal bir kararla yeni bir boyuta taşındı.

CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer ile Mahkeme Başkanı arasında çıkan usul tartışması, duruşma salonunun kapılarının büyük oranda kapanmasına neden oldu. “Yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi” gerekçesine dayandırılan bu karar, mahkemenin işleyişinde sert bir değişikliği de beraberinde getirdi.

SANIK YAKINLARINA TEK KİŞİLİK KOTA VE RESMİ VEKALET ŞARTI

Mahkemenin Başsavcılığa gönderdiği resmi yazı doğrultusunda, yarınki 6. oturum itibarıyla salonun kapıları sadece belirli bir kitleye açık olacak.

Alınan yeni karara göre duruşmayı yalnızca sanıklarla resmi vekalet ilişkisi olan müdafiler, şikayetçiler ve vekilleri takip edebilecek. Daha önce belirlenen kapsamdaki basın mensuplarının girişine izin verilmeye devam edilirken, tutuklu sanıkların ailelerinden yalnızca bir kişinin (1. veya 2. derece yakın) içeri alınmasına karar verildi.

Öte yandan, milletvekilleri, siyasi temsilciler ve bu özel listenin dışında kalan tüm izleyiciler, hukukçu kimlikleri olsa dahi “yasaklı grup” kapsamında değerlendirilerek salona alınmayacak.

MAHKEME BAŞKANI VE TURAN TAŞKIN ÖZER ARASINDA USUL KRİZİ

Duruşmanın bugünkü oturumunun henüz başlamadan sona ermesine yol açan olay, hukukçu kimliğiyle de tanınan CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer’in izleyici kısmında yer alma talebiyle fitillendi.

Mahkeme Başkanı ile yaşanan yer ve usul tartışması kısa sürede tırmanarak heyetin duruşmayı yarına ertelemesiyle sonuçlandı. Bu “yer krizi”, sadece bir oturumu bitirmekle kalmadı, aynı zamanda yargılama sonuna kadar devam edebilecek bir kısıtlama dalgasına dönüştü.

SAVUNMA HAKKI VE GÜVENLİK TEDBİRİ KISKACINDA MAHMEKE KARARI

Mahkeme heyeti hazırladığı metinde; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine atıfta bulunarak savunma haklarının korunduğunu vurguladı.

Ancak duruşma düzeninin tesisi için bu tedbirlerin kaçınılmaz olduğu savunuldu. Mahkemenin bu hamlesi, davanın “kamuoyuna açıklığı” ve “temsil hakkı” üzerinden hukuk dünyasında yeni bir tartışma başlatacak gibi görünüyor.

İlginizi çekebilir: Özgür Özel 2 Nisan’da İzmir’de: Programın detayları netleşti

Silivri’de "yer" krizi duruşmayı kilitledi: Salon kapıları izleyiciye kapatıldı
Demokrat Gündem

Exit mobile version