SOL Parti’den solu konsolide edecek dev seferberlik bildirisi!

Türkiye'deki mevcut siyasi mimarinin egemen yapılarla sınırlı kalamayacağını ilan ederek geniş kapsamlı bir sol konsolidasyon dalgası başlatan SOL Parti, dağınık durumdaki tüm sokak ve fabrika direnişlerini tek merkezde toplama kararı aldı. "İhtiyaç duyulan şey, parçalı muhalefeti birleşik bir toplumsal güce dönüştürebilmektir. İktidar; bir yandan Kürt hareketini farklı siyasal hamlelerle muhalefetten uzaklaştırmaya, diğer yandan CHP üzerindeki baskıyı artırarak etkisizleştirmeye, toplumsal muhalefetin en dinamik güçlerini ise sindirmeye çalışıyor" açıklamasında bulundu.

SOL Parti’den solu konsolide edecek dev seferberlik bildirisi!

Türkiye’deki muhalif siyaset ekseninde parlamento merkezli geleneksel arayışların tıkanması üzerine hareket alanı sokaklara, fabrikalara, mahallelere ve üniversite kampüslerine kaydırılıyor.

Geçtiğimiz dönemde ilan ettiği yeni parti programının ardından operasyonel süreçleri hızlandıran SOL Parti, “Birleşik mücadele yolunda hareket zamanı” mottosuyla çok katmanlı bir toplumsal birleşik sol girişimi başlattığını duyurdu.

Parti genel merkezinden yapılan stratejik değerlendirmede, mevcut yönetim anlayışının baskı araçlarını devreye sokarak fiilen seçimsiz ve muhalefetsiz bir rejim inşa etmeye çalıştığı öne sürüldü. Toplumsal yaşam alanlarının ve bürokrasi kademelerinin tarikat ile cemaat yapıları tarafından kuşatıldığını iddia eden siyasi hareket, parçalı halde duran hak arama eylemlerini bütüncül bir blok haline getirmeden bu yapının kırılamayacağını söyledi.

“Büyük Ortadoğu Projesiyle Uyumlu Bir Monarşik Rejim Dayatılıyor”

Mevcut yönetim sisteminin ülkeyi yapısal bir çöküşe doğru sürüklediğini ve Cumhuriyet’in kurumsal kazanımlarının tasfiye edilmek istendiğini savunan SOL Parti, dış politika eksenindeki entegrasyon süreçlerine dair de sert uyarılarda bulundu. Karşı karşıya kalınan siyasi ablukanın partiler üstü bir sorumluluk doğurduğunu belirten örgüt bileşenleri, sürece dair şu tespitleri kamuoyuyla paylaştı: “Halkın açlığı ve sefaleti pahasına, baskı ve zorbalıkla sürdürülen tek adam rejimi ülkemizi büyük bir çöküşe sürükledi. Gelinen aşamada Cumhuriyet’in kazanımları tümüyle ortadan kaldırılmak isteniyor. ABD emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesiyle uyumlu bir monarşik rejim ülkemize dayatılıyor. Fiilen seçimsiz ve muhalefetsiz bir rejime geçiş için hukuk tanımaz, sınır bilmez bir zorbalık devreye sokuluyor. Ülkemizi bu karanlık ablukadan kurtarmak, önümüzdeki en acil ve en temel sorumluluktur.”

Parlamento Merkezli Egemen Siyaset Çökerken Halk Sahneye Çıkıyor

Girişimin teorik arka planını açıklayan parti sözcüleri, ekonomik hak gasplarına uğrayan geniş halk kitlelerinin yeniden aktif siyasi özneler olarak organize edilmesi gerektiğini kaydetti.

Laikliğin yeniden inşası için tarikatların kamusal alandaki müdahalelerinin engellenmesinin ön şart olduğunu vurgulayan sözcüler, parlamento içi siyasetin işlevsizleştiği bir konjonktürde alternatif örgütlenme modellerini şu ifadelerle savundu:

“Elimizden alınanları geri isteyen halkın yeniden siyaset arenasına geri dönmesi vesilesiyle ancak bu karanlıktan çıkabiliriz. Bunu örgütlemek zorundayız. Yeni bir siyasal rejim kurulacaksa, bugün toplumsal yaşamı ve devletin her kademesini ele geçirmiş olan tarikat ve cemaatlerin tüm toplumsal düzeylere müdahalesi engellenerek gerçek bir laiklik inşa edilebilir. Bütün muhalefet hareketini birleştirecek, onun içerisindeki parçalanma ve dağınıklıkları ortadan kaldıracak birleşik gücü yaratmak zorundayız. İçi boşaltılmış Parlamento merkezli egemen siyaset çökerken; öznesi ve kurucusu halk olan yeni bir siyasal zeminin yaratılması, başarmak ve kazanmak için hayatidir.”

Doğanın Yağmalanmasından Çocuk İşçiliğine Karşı Kitlesel Mobilizasyon

SOL Parti, başlattığı bu yeni hareketin etnik, dinsel veya cinsiyet temelli ayrımları aşarak tüm ezilen kesimleri kapsayan yatay bir örgütlenme ağına dönüşeceğini ilan etti.

Eğitim ve sağlık hizmetlerinin ticarileşmesinden çocukların sömürü çarklarına dahil edilmesine kadar geniş bir reaksiyon haritası çıkaran parti yönetimi, tüm yurttaş inisiyatiflerini tarihsel sorumluluk almaya çağırarak şu manifestoyu yayımladı:

“Hareket zamanı! Kürdü, Türkü, Alevi’si Sünni’si, kadını erkeği, genci yaşlısı, emeklisi emekçisi tüm ezilenler birleşerek öfkeyi umuda, umudu zafere dönüştürebiliriz. Eğitimin ve sağlığın piyasalaştırıldığı, emekçilerin yoksullaştırıldığı, doğanın yağmalandığı, laikliğin tasfiye edildiği, çocukların dahi sömürü çarklarında köleleştirildiği bu düzene karşı eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden, laiklikten, bağımsızlıktan ve barıştan yana gerçek bir değişimin yolunu birlikte açabiliriz. Yoksul mahallelerden fabrikalara, kampüslerden sokaklara uzanan bu mücadeleyi birlikte örgütlemek; hayatlarımızı, geleceğimizi ve memleketimizi birlikte savunmak için şimdi hareket zamanı.”

Demokrat Gündem

Exit mobile version