Tarımda yüksek pestisit alarmı: İhraç ürünleri kapıdan dönüyor

Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi verilerini açıklayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye menşeli gıda ürünlerine dönük alarm bildirimlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını duyurdu. Türkiye'den gönderilen ürünlere ilişkin 270 bildirimin 197'sinin doğrudan sınır kapılarından geri çevrildiğine dikkat çeken Gürer, sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu illerdeki pestisit kullanımının dünya ortalamasının birkaç katına çıktığını belirterek gıda denetim mekanizmasındaki zafiyete işaret etti.

Tarımda yüksek pestisit alarmı: İhraç ürünleri kapıdan dönüyor

Avrupa Birliği kayıtlarına yansıyan gıda güvenliği verileri, Türkiye’nin tarım ihracatındaki ve iç pazardaki denetim sorunlarını bir kez daha gündemin üst sıralarına taşıdı.

Tarımda yüksek pestisit alarmı: İhraç ürünleri kapıdan dönüyor

1 Ocak ile 17 Temmuz tarihleri arasındaki resmi verileri kamuoyuyla paylaşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ihraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün sınır kapılarından geri döndüğünü ve bildirimlerin yüzde 86’sının yüksek risk sınıfında yer aldığını vurguladı.

İHRAÇ ÜRÜNLERİNİN DÖRTTE ÜÇÜNE KAPIDA RED

Avrupa ülkelerinden gelen uyarıların doğrudan tüketici sağlığını ve üretim kalitesini ilgilendirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, yurt dışına gönderilen gıdalardaki geri dönme oranının kabul edilemez bir seviyede olduğunu söyledi.

Sürecin faturasının üreticiye değil denetim eksikliğine kesilmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen ürünlerle ilgili 270 bildirim yapılmış. Bunların 197’si sınır reddi, 13’ü alarm bildirimi, 49’u bilgilendirme, 11’i ise takip amaçlı bildirim niteliğinde. İhraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün Avrupa Birliği sınırlarında geri çevrilmesi, üreticinin değil, denetim mekanizmasının ve yanlış tarım politikalarının sorgulanması gerektiğini gösteriyor.”

Tarımda yüksek pestisit alarmı: İhraç ürünleri kapıdan dönüyor

BİLDİRİMLERİN YÜZDE 86’SI YÜKSEK RİSK TAŞIYOR

Avrupa Birliği yetkililerince incelenen gıda numunelerinin büyük bir kısmında insan sağlığı açısından tehlikeli unsurlar saptandığını kaydeden Gürer, ihracat öncesinde yapılması gereken kontrol süreçlerinin yetersiz kaldığına dikkati çekti.

Toplam bildirim tablosunun alarm verdiğini ifade eden CHP Milletvekili Gürer, tespitlerini şöyle aktardı: “270 bildirimin 195’i doğrudan ciddi risk kapsamında değerlendirilmiş. Ayrıca 38 bildirim de potansiyel ciddi risk taşıyor. Yani toplam bildirimin yaklaşık yüzde 86’sı yüksek risk grubunda yer alıyor. Bu tablo, ihracat öncesi denetimlerin yeterince etkin yapılmadığını ortaya koyuyor.”

Tarımda yüksek pestisit alarmı: İhraç ürünleri kapıdan dönüyor

PESTİSİT KULLANIM ORANI DÜNYAYI SOLLADI

Türkiye genelindeki ortalama pestisit kullanım verilerinin yanıltıcı olduğunu ve üretimin yoğunlaştığı bölgelerde durumun vahameti artırdığını dile getiren Gürer, soframıza gelen ürünlerdeki tarım ilacı yoğunluğunu rakamlarla açıkladı.

Geri dönen ürünlerde kanserojen mikotoksinlerin ve çeşitli kimyasal etken maddelerin tespit edildiğini bildiren Gürer, doğrudan alıntı olarak şunları kaydetti: “Dünya genelinde hektar başına pestisit kullanımı yaklaşık 2,6 kilogram düzeyindedir. Türkiye ortalaması 2,1-2,3 kilogram arasında görünse de bu rakam gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Çünkü üretimin yoğun olduğu ilk 10 ilde kullanım 6,7 kilograma, Konya hariç tutulduğunda ise 9 üretim ilinde hektar başına 9,5 kilograma kadar çıkıyor. Soframıza gelen sebze ve meyvenin yetiştiği illerde pestisit kullanım oranları dünya ortalamasının birkaç katına ulaşmış durumda

En fazla bildirim nedeni Ochratoksin A oldu. Bunun yanında aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin nedeniyle de çok sayıda ürün Avrupa kapılarından geri döndü. Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil, Fosthiazate gibi birçok pestisit nedeniyle Avrupa Birliği tarafından bildirim yapılmış.

Türkiye kaynaklı bildirimlerin en büyük bölümünü Bulgaristan, Almanya ve Fransa gerçekleştirmiştir. Bulgaristan 65, Almanya 61, Fransa ise 53 bildirim yapmıştır. Bu üç ülke tek başına toplam bildirimlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Bu durum Türkiye’nin Avrupa pazarındaki güvenilirliğini de olumsuz etkiliyor.”

“SADECE EKONOMİK DEĞİL İTİBAR KAYBI”

Gıda güvenliği krizinin çözümü için Tarım ve Orman Bakanlığı’na acil çağrıda bulunan Gürer, tarladan sofraya kadar uzanan zincirin tamamında denetim ağının baştan kurulması gerektiğini ifade etti.

Çiftçinin yüksek girdi maliyetleri altında yalnız bırakılmaması gerektiğini savunan Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor. Gübre pahalı, ilaç pahalı, mazot pahalı. Tarım danışmanlığı yetersiz, denetimler eksik. Çiftçi yalnız bırakılırken ihracatta yaşanan her olumsuzluğun faturası üreticiye kesiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ihracata gidecek ürünlerde kalıntı analizlerini artırmalı, üreticiye eğitim ve teknik destek sağlamalı, pestisit kullanımını sıkı biçimde denetlemeli, depolama ve işleme süreçlerinde uluslararası standartları eksiksiz uygulamalıdır. Avrupa kapılarından geri dönen her ürün yalnızca ekonomik kayıp değil, aynı zamanda Türkiye’nin tarımsal itibarı açısından da ciddi bir uyarıdır.”

Demokrat Gündem

Exit mobile version