DEMOKRAT GÜNDEM-Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, küresel gıda krizine dikkat çektiği konuşmasında üreticiye büyük bir müjde verdi: “21 ayda 694 milyon liralık destek sağladık. 2026’da bu rakamı 1 milyar TL’ye, sonraki yıl ise 1.5 milyar TL’ye çıkaracağız.”
“Tarımın ve fuarların şehri” İzmir, dev bir organizasyona daha ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise dört büyük tarım fuarından biri olan 21. Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı.
Açılış törenine katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay; Özbekistan’dan gelen heyetler, belediye başkanları ve sektör temsilcilerine seslenerek İzmir’in tarım vizyonunu, kurumsal yeni yapılanmaları ve üretici destek paketlerini anlattı.
KİMLER KATILDI?
Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hakan Ürün, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz ve çok sayıda sektör temsilcisi katılım sağladı.
HEDEF 150 BİN ZİYARETÇİ
Fuarın büyüklüğüne dikkat çeken Başkan Tugay, 110 bin metrekarelik alanda kurulan organizasyonun, geçen yıl 120 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırladığını hatırlattı.
Cemil Tugay, “Bu yıl 120’si yabancı olmak üzere 520 firma katılıyor. Hedefimiz en az 150 bin ziyaretçiye ulaşmak. Bu yıl fuarda özellikle su verimliliğini artıran teknolojiler ve yenilikçi tarım modelleri vitrine çıkacak. Dünyanın buna ihtiyacı var” dedi.
Üreticilerin katılımını kolaylaştırmak için Bayındır, Bergama, Aliağa gibi merkeze uzak ilçelerden ücretsiz otobüs seferleri düzenleneceği belirtildi.
İZMİR’İN YÜZDE 30’U TARIM ARAZİSİ
İzmir’in sanayi ve ticaret kenti olmasının yanında köklü bir tarım kenti olduğunu vurgulayan Tugay, şehrin potansiyelini şu verilerle ortaya koydu: “İzmir topraklarının yaklaşık yüzde 30’u işlenebilir tarım arazisinden oluşuyor. 350 bin hektarı aşan tarım alanımız ve yaklaşık 1 milyon büyükbaş hayvan varlığımızla Türkiye’nin en güçlü üretim havzalarından biriyiz. Bitkisel üretimde ilk 3’te, hayvansal üretimde ise genellikle 2. sıradayız. Bu potansiyeli doğru yönetmek zorundayız.”
“MİLANO PAKTI’NA ÜYE OLDUK”
Başkan Tugay, göreve geldikten sonra tarım yönetiminde yapısal değişikliklere gittiklerini belirterek, uluslararası ve yerel düzeydeki iki önemli adımı şu sözlerle duyurdu: “Sadece Kırsal Planlama Daire Başkanlığı kurmakla kalmadık, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşan bir ‘Tarım ve Gıda Komisyonu’ oluşturduk. Amacımız ortak akılla doğru politikalar üretmek. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Milano Kentsel Gıda Politikaları Paktı’na üye olduk. Bu üyelikle; gıda israfını azaltan, iklim değişikliğiyle mücadele eden ve sağlıklı gıdaya erişimi önceleyen politikaları hayata geçirmeyi taahhüt ettik.”
“KRİZLER BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL”
Konuşmasında dünyanın içinden geçtiği zorlu sürece vurgu yapan Başkan Tugay, gıda, iklim ve su krizinin artık iç içe geçmiş küresel tehditler olduğunu belirtti. Tugay, “Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 673 milyon insan açlıkla mücadele ederken, yaklaşık 2.6 milyar insan sağlıklı gıdaya erişemiyor. Gezegenin sadece 1 derece ısınması, temel tarım ürünlerinde yüzde 10 verim kaybı demek. Su krizi kapımızda değil, artık hayatımızın içinde” uyarısında bulundu.
ÜRETİCİYE REKOR DESTEK SÖZÜ
İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında çiftçinin yanında olduklarını belirten Tugay, destek bütçesinde çıtayı yükselttiklerini açıkladı.
Başkan Cemil Tugay, “Görevde olduğumuz 21 aylık süreçte üreticimize 694 milyon liralık destek sağladık. Ancak bunu yeterli görmüyoruz. 2026 yılında bu desteği 1 milyar liraya, bir sonraki yıl ise 1.5 milyar liraya çıkaracağımızın sözünü veriyorum. Çiftçimizi, üreticimizi asla yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
“8 AYDA 20 MARKET AÇTIK; 50’YE ÇIKARACAĞIZ”
Tarımdaki en büyük tehlikelerden birinin yaşlanan çiftçi nüfusu (ortalama yaş 55-58) olduğunu ifade eden Tugay, gençleri köyde tutmak için pilot bölgelerde çalışmalara başladıklarını belirtti. Ayrıca İzmir Tarım Geliştirme Merkezi’nde sürdürülebilir tarım eğitimlerinin devam ettiğini aktardı.
Üreticiden alınan ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırıldığı “İzMarket” projesine de değinen Tugay, “8 ayda 20 market açtık. 2026 yılı içinde bu sayıyı 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
ULUSOY: KÖYLER BOŞALIYOR; TOPRAĞI VE İNSANI YÖNETEMEDİK
İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy açılışta, köylerin giderek boşaldığına vurgu yaparak, “Tarih boyunca tarım için toprak, insan ve su iyi yönetilmelidir. Türkiye bu 3 unsuru kötü yönetiyor. Köylerimiz gittikçe boşalıyor. Orman köylüsünün durumu daha kötü. Köyde yaşayan nüfus yaşlandı. Biz toprağı ve insanı yönetemedik. Suda durum daha vahim. Yer altı suyunda da Türkiye karar vermek zorunda. Rezerv suyumuzu tüketmeye başladık. Türkiye, insanını doyurmak zorunda mıyım değil miyim diye bir karar vermeli” dedi.
CHP Tarım ve Orman Politikaları Başkanı Sencer Solakoğlu da fuarın açılışında bir konuşma yaptı.
SOLAKOĞLU: BİR GENÇ NEDEN KÖYE GELİP ÜRETİM YAPSIN?
“Herkes çiftçilik konuşuyor ama kimse çiftçiyi konuşmuyor. Çiftçilik Türkiye’de kölelik haline geldi. Herkes sürdürülebilirlikten ve gençlerin girmesinden bahsediyor. Bir genç neden köye gelip üretim yapsın? Çiftçi olarak yıllardır zarar etmeye ve köle düzeninde tüccarın kazandığı sistem içerisinde bize nasıl yer ayrılıyor? Bunu herkesin sorması gerekiyor” diyen Solakoğlu, üretimin planlanması ve kooperatifleşmeye yönlendirilmesinin şart olduğunu söyledi.
“ÜRETİMİ PLANLAYIP KOOPERATİFLEŞMEYE YÖNLENDİREMEZSEK OLMAZ”
CHP Tarım ve Orman Politikaları Başkanı Sencer Solakoğlu, “Üretim yapacaksak önce ihtisaslaşmamız gerekiyor. Herkes sepetin içerisine ürün koyuyoruz. Biraz inek, domates, biber, mısır. Hangisinden tutturursak ondan para kazanırız diye. Kusura bakmayın bundan sürdürülebilirlik çıkmaz.
Biz şunu vaat ediyoruz, üreticiler hak ettiği değeri cebine koyabildiği, köle değil patron olduğu Türkiye için sonuna kadar çalışacağız. Üretimi planlamazsak, kooperatifleşmeye yönlendiremezsek olmaz. Mevcut kooperatiflerden bahsetmiyorum. Şu anki kooperatiflerden cebimize para girmiyor, müdürler kazanıyor. Bugün biz İzmir’de tüm dünyaya İzmir tulum peynirini satamıyorsak ayıbımızdır. Bu ayıbın sebebi köleliğe mahkum edilmiş çiftçilerdir” şeklinde konuştu.
ÖZPOYRAZ: TARIM VE TEKNOLOJİ TEMELLİ UYGULAMALAR ŞART
Agroexpo Fuarı’nın açılışında konuşan İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz da, tarım ve teknoloji temelli uygulamaların benimsenmesinin bir zorunluluk olduğuna işaret etti.
Özpoyraz, “Agro Expo kararlılıkla büyüyen bir markadır. Bu markanın binlerce katılımcıyı buluşturan organizasyona dönüşmesi arkasında vizyon bulunduğunu açıkça gösteriyor. Tarım ve teknoloji temelli uygulamaların benimsenmesi artık bir zorunluluk. Bunun gereği olarak önem verdiğimiz Dikili, Bayındır ve Kınık organize tarım bölgeleri projeleriyle katma değeri yüksek ürünler üretmeyi hedefliyoruz. İzmir yenilikçi yaklaşımı ile dönüşümün öncüsü olmaya hazır bir kent. 629 kıyı şeridimiz ile su ürünleri yetiştiriciliği için doğal üretim alanlarımız var. Çiftçilerimizin organik tarıma yöneldiğini de ayrıca paylaşmak istiyorum” diye konuştu.
ÜRÜN: AZALAN ÜRETİCİ SAYISI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RİSKİNİ ORTAYA ÇIKARDI
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hakan Ürün ise konuşmasında, azalan üretici sayısının sürdürülebilirlik riskini ortaya çıkardığına dikkat çekti.
Hakan Ürün, şu tespit ve uyarıları yaptı: “Tarımsal üretimin hayati önemi küresel ekonomide anlaşıldı. Her geçen gün artan zorluklar azalan üretici sayısı gıdanın sürdürülebilirliği riskini gündeme getirdi. Dijitalleşmenin olmazsa olmaz olduğu konuşulsa da biliyoruz ki tarım ve hayvancılık hala en stratejik sektörlerin başında gelmektedir. Taş devrine de dönsek tarım ve hayvancılık ulusal bağımsızlığın temelidir. Bu da kendine yeter ülke olmanın önemini ortaya koymaktadır.
Bu tarım sektörünün milli gelirdeki payı yüzde 5 civarındadır. Bu farkındalıkla kurulma süreci devam eden Tarıma Dayalı İhtisas Bölgelerimizin yeni yatırımcılarla buluşmasının önünü açıyoruz. Milyonlarca metrekarelik alanlarda yeni yatırımcılar için altyapı çalışmalarımız devam etmektedir. İzmir’in artacak üretim potansiyeli bugünden fuarın değerini arttırmaktadır. Sektörün çözüm bekleyen önemli konuları var. Pek çok alanda teknolojik gelişime ihtiyaç var. İklim krizini hissettiğimiz İzmir’de tarım stratejileri geliştirmek bir zorunluluktur.”
ERDALLI: ÇİFTÇİLERDEN ‘SGK BORCU YOTUR’ İSTENMESİN
Açılışta konuşan bir diğer konuşması İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı oldu.
“2025 yılında yaşadığımız afetlere rağmen çiftçiler üretmeye devam etti. Bu yıl çiftçilerden SGK borcu yoktur istenmesi zor durumda bırakıyor. Bu belgenin istenmemesini talep ediyoruz” dedi.
Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan ise, “Fuarcılığın kalbi İzmir’de bu buluşmayı gerçekleştirmenin hazzını yaşıyoruz. Agro Expo tarımın geleceğine yön veren vizyon merkezi. Bu yıl 2026 yılı için belirlediğimiz tema tercih değil zorunluluk. Neden su?
Çünkü biliyoruz ki toprak ana ise su onun hayatıdır. Su yoksa tohumun, gübrenin, traktörün, fidanın anlamı yok. Bugün dünya ülkemiz ve şehrimiz iklim krizi ile sınav veriyor. Kuraklık uzak bir ihtimal değil. Tarlamızdaki en somut gerçektir. Bu yüzden odağımız doğru sulama ve sulama teknolojileri. Vahşi sulama alışkanlıklarımızı tarihe gömmek zorundayız. Bu fuarda geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Amaç çiftçimizin bir damla suyu ziyan etmemesidir. O bir damla çocuklarımızın geleceğidir” şeklinde bir konuşma yaptı.
İlginizi çekebilir: Başkan Tugay’dan tarihi imza
