TBMM’de iş cinayeti mağdurlarından “adalet” haykırışı: “Cezalar ödül gibi olmasın!”

28 Nisan öncesi Meclis’te ailelerle buluşan EMEP’li İskender Bayhan, iş cinayetlerinin "sistematik" bir hal aldığını vurguladı. Aileler ise tek bir ağızdan seslendi: "Denetim, önlem, caydırıcı ceza istiyoruz."

TBMM'de iş cinayeti mağdurlarından "adalet" haykırışı: "Cezalar ödül gibi olmasın!"

Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, 28 Nisan Dünya İşçi Sağlığı ve Güvenliği Günü dolayısıyla iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin aileleri ve uzuv kaybı yaşayan yaralı işçilerle TBMM’de bir araya geldi.

Toplantıda konuşan Bayhan, iş cinayetlerinin münferit birer kaza değil, mevcut sömürü düzeninin bilinçli bir sonucu olduğunu vurguladı.

‘SİSTEMATİK BİR CİNAYETLER ŞEBEKESİ’

Konuşmasında Friedrich Engels’in 180 yıl önceki “sosyal cinayet” tespitine atıfta bulunan İskender Bayhan, günümüz Türkiye’sinde iş cinayetlerinin örtülü ve kasıtlı bir hale geldiğini söyledi.

Ailelerin yaşadığı acının rakamlara hapsedilemeyeceğini belirten Bayhan, “Ailelerimiz bu ölümlerin sadece istatistik olarak görüldüğünü söylüyor. Oysa her biri birer can ve bu tablo adeta bir savaşın bilançosudur” dedi.

BAKANLIKLARA VE GEÇMİŞ AÇIKLAMALARA TEPKİ

EMEP Milletvekili İskender Bayhan, geçmişten bugüne siyasilerin iş cinayetlerine yönelik yaklaşımını sert bir dille eleştirerek sorumluları hedef aldı.

2010 yılında yaşanan maden faciasının ardından dönemin Bakanı Faruk Çelik’in kullandığı “Güzel öldüler” ifadesini hatırlatan Bayhan, bu tip bir zihniyetin Soma katliamı gibi büyük trajedilere zemin hazırladığını savundu.

Mevcut Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’ı da Dilovası’ndaki işçi ölümleri üzerinden eleştiren Bayhan, Işıkhan’ın verdiği sözleri tutmadığını iddia ederek, “Işıkhan o koltukta değil, cezaevinde olmalı” ifadeleriyle siyasi sorumluluğa ve yargı sürecine dikkat çekti.

ÇÖZÜM REÇETESİ

Toplantıda iş cinayetlerinin önlenmesi için somut çözüm önerileri sıralayan Bayhan, yargı sisteminde köklü bir paradigma değişikliği yapılması çağrısında bulundu. EMEP’in sunduğu öneriler kapsamında, iş cinayetlerinin artık “kaza”, “kusur” veya “ihmal” çerçevesinde değil, “olası kast” hükümleriyle yargılanması gerektiği ve verilen cezaların ödül niteliği taşımaması gerektiği vurgulandı.

Fabrikalardaki denetim ve tutanak süreçlerinin doğrudan işçilerin kendi seçtiği komiteler ile bağımsız meslek odaları tarafından yürütülmesi gerektiğini belirten Bayhan, denetim yetkisinin işçiye verilmesini savundu. Sosyal haklar noktasında ise iş cinayetinde hayatını kaybedenlerin ailelerine koşulsuz olarak en yüksek düzeyde aylık bağlanması ve tüm maliyetlerin sermayedarlardan tahsil edilmesi talep edildi.

Son olarak, kayıt dışı çalışmaya son verilerek tüm işçilerin sendikal örgütlülüğünün devlet güvencesine alınması gerektiği, çözümün en temel ayaklarından biri olarak ifade edildi.

GREVDEKİ İŞÇİLERE SELAM ADLİYEYE DAVET

Bayhan, konuşmasının sonunda Türkiye’nin dört bir yanında hak arayan Doruk Maden, Temel Conta ve Bekaert işçilerini selamladı.

Ayrıca, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in 12 Mayıs’ta Antep Adliyesi’nde görülecek duruşmasına tüm kamuoyunu davet ederek, “İş cinayetlerinin hesabı sorulsun diyenlerin yalnız olmadığını gösterelim” dedi.

İlginizi çekebilir: Dünya silahlanıyor: Küresel askeri harcamalarda 2,9 trilyon dolarlık yeni rekor!

TBMM'de iş cinayeti mağdurlarından "adalet" haykırışı: "Cezalar ödül gibi olmasın!"
Demokrat Gündem

Exit mobile version