ABD-İran gerilimi tırmanırken Trump yönetimi, bölgeye ikinci bir uçak gemisi grubunu gönderme kararı aldı.
Venezuela operasyonlarında kilit rol oynayan “USS Gerald R. Ford”, Orta Doğu’da halihazırda bulunan “USS Abraham Lincoln” grubuna dahil ediliyor. Pentagon kaynakları, bu hamlenin “hızlı ve şiddetli” bir saldırı planının parçası olabileceğine işaret ediyor.
New York Times’a konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen dört üst düzey hükümet yetkilisi, Karayipler’de konuşlu olan dünyanın en gelişmiş uçak gemisi “USS Gerald R. Ford” ve beraberindeki taarruz grubunun Orta Doğu’ya sevk edildiğini bildirdi.
Söz konusu yetkililer, gemi grubunun ana limanlarına dönüş tarihinin nisan sonu veya mayıs başına kadar ertelendiğini, rotanın doğrudan bölgedeki gerilim hattına çevrildiğini teyit etti.
“İKİ DEV” BİRLEŞİYOR: USS ABRAHAM LİNCOLN İLE BULUŞMA
Halihazırda bölgede bulunan ve 26 Ocak’ta ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından “bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek” amacıyla konuşlandırıldığı duyurulan USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubuna şimdi de Gerald R. Ford katılıyor.
Savunma analistleri, aynı bölgede iki ayrı uçak gemisi taarruz grubunun bulunmasının, Washington’un “caydırıcılıktan saldırı pozisyonuna” geçtiğinin açık bir kanıtı olduğunu vurguluyor.
TRUMP’TAN “VENEZUELA” BENZETMESİ İLE AÇIK TEHDİT
ABD Başkanı Donald Trump, askeri yığınağı savunurken Tahran yönetimine yönelik retoriğini sertleştirdi. Tahran’ın nükleer program taleplerine yanıt vermemesi halinde “daha kötü bir saldırının” yolda olduğunu belirten Trump, sevk edilen filonun kapasitesini şu sözlerle tanımladı:
“Filomuz; tıpkı Venezuela’daki gibi, gerekirse hızla ve şiddetle görevini yerine getirmeye hazır, istekli ve kabiliyetlidir.”
MÜZAKERELERİN GÖLGESİNDE “MAKSİMUM BASKI”
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler teknik düzeyde devam etse de, Washington’un askeri hamlesi masadaki “maksimum baskı” stratejisinin sahaya yansıması olarak okunuyor. Washington, İran’ın nükleer kapasitesine dair somut geri adımlar atmaması halinde, Körfez bölgesindeki bu eşi görülmemiş askeri varlığın bir “saldırı gücüne” evrileceği mesajını veriyor.