North Carolina’daki Fort Bragg askeri üssüne gitmek üzere Beyaz Saray’dan ayrılan Başkan Donald Trump, helikopterine binmeden önce basın mensuplarına çarpıcı açıklamalarda bulundu. Trump’ın hedefinde, müzakere masasında beklenen adımları atmamakla suçladığı İran yönetimi vardı.
İKİNCİ UÇAK GEMİSİ YOLDA: “BÜYÜK BİR GÜÇTEN BAHSEDİYORUZ”
Tahran ile devam eden diplomatik temaslara değinen Trump, askeri seçeneğin her an masada olduğunu hatırlattı. Orta Doğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderilip gönderilmeyeceği sorusuna net bir yanıt veren Trump, “Eğer İran ile bir anlaşma sağlayamazsak, o gemiye ihtiyacımız olacak” dedi. Mevcut askeri varlığın tahkim edilebileceğinin sinyalini veren Başkan, “İkincisi çok yakında yola çıkabilir. Eğer gerek duyarsak hazırda bekletiyoruz. Bahsettiğimiz şey büyük, çok büyük bir güç” ifadelerini kullandı.
“ANLAŞMA OLMAZSA SONUÇLARI KÖTÜ OLUR”
Müzakerelerin gidişatına dair iyimserliğini koruduğunu ancak sabrının sınırsız olmadığını belirten Trump, masadan sonuç çıkmaması halinde sert tedbirlerin devreye gireceğini ima etti. Görüşmelerin başarılı olmasını umduğunu söyleyen Trump, aksi bir senaryonun İran için “oldukça kötü sonuçlar doğuracağını” vurguladı.
REJİM DEĞİŞİKLİĞİ MESAJI: “EN İYİSİ BU OLURDU”
Trump, günün ilerleyen saatlerinde Florida’ya hareket etmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtlamaya devam etti. Bir muhabirin doğrudan yönelttiği “İran’da rejim değişikliği istiyor musunuz?” sorusuna, diplomatik teamülleri zorlayan bir yanıt veren Trump, “Bence olabilecek en iyi şey bu olurdu” dedi. Ancak Trump, olası bir rejim değişikliğinde koltuğa kimin oturmasını tercih edeceği yönündeki soruyu yanıtsız bıraktı.

“47 YILDIR KONUŞUYORLAR, HİÇBİR ŞEY YAPMIYORLAR”
İran’ın askeri müdahaleden kurtulması için “doğru bir anlaşmaya” varması gerektiğini savunan Trump, Tahran yönetimini tarihsel olarak eylem yerine söylem üretmekle eleştirdi. Trump, “47 yıldır durmaksızın konuşuyorlar. Onlar konuşurken biz çok sayıda can kaybettik” diyerek sitemini dile getirdi.
ABD Başkanı, son olarak Washington’ın kırmızı çizgisini bir kez daha hatırlatarak; İran’ın herhangi bir nükleer zenginleştirme programı yürütmesine kesinlikle müsamaha göstermeyeceklerinin altını çizdi.