Trump uçakta konuştu: ‘Türkiye çok iyi bir ortak’

Ankara’da düzenlenen tarihi 36. NATO Zirvesi’nin ardından ABD Başkanı Donald Trump, uçakta açıklamalarda bulundu. Türkiye ile çok sayıda gizli ticaret anlaşması imzaladıklarını duyuran Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a övgüler yağdırırken, Avrupa’yı asker çekmekle, İran’ı ise askeri güçle tehdit etti.

Trump uçakta konuştu: 'Türkiye çok iyi bir ortak'

Ankara’da gerçekleştirilen ve küresel diplomasinin merkez üssü haline gelen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin hemen ardından, Washington hattında çok konuşulacak bir uçak diplomasisi yaşandı.

İki gün süren kritik temaslarını tamamlayarak Türkiye’den ayrılan ABD Başkanı Donald Trump, dönüş yolunda uğradığı İngiltere’deki Mildenhall Hava Üssü’nde, Air Force One uçağında gazetecilerle konuştu.

Ankara’da geçirdiği iki günü “harika” olarak nitelendiren Trump, zirve kapsamında perde arkasında yürütülen ticari pazarlıklara değinerek, “Türkiye ile birçok iyi ticaret anlaşması yaptık ve gerçekten çok iyi bir ortaklar. Bu arada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan harikaydı” sözleriyle Ankara yönetimine ve Erdoğan’a yönelik övgü dolu bir bilanço çıkardı.

İspanya’ya Ticari Gözdağı ve NATO Odasındaki Sır

Zirve öncesinde ve esnasında İspanya ve İngiltere gibi bazı müttefik ülke liderleriyle ciddi krizler ve sert tartışmalar yaşadığı yönündeki iddiaları saklamayan ABD Başkanı, bu gerilimi doğrudan doğruladı.

Özellikle İspanya ile olan sorunlarının sürdüğünü gizlemeyen Trump, Madrid yönetimini nasıl dize getirdiğini de şu çarpıcı ifadelerle itiraf etti: “İspanya ile sorunlarım vardı ve hala da var. Ancak İspanya bugün tam anlamıyla üstüne düşeni yaptı. Biliyorsunuz, onlara ticareti durduracağımı söylemiştim. Ancak yüklü miktardaki ödeme talebimizi yerine getirdiler. Eğer yapmasalardı, onlarla konuşmazdık bile. Bana göre çok kötü davranıyorlardı.”

Yaşanan bu sert parasal restleşmelere rağmen NATO liderler zirvesinde muazzam bir birlik sağlandığını iddia eden Trump, kameralara kapalı kapılar ardında geçen o anları, “O odada harika bir birlik vardı. NATO toplantı odası aslında oldukça inanılmazdı. Ortam çok iyiydi. Basının da içeride kalabilmesini isterdim. Gerçi basın orada olsaydı işler farklı olabilirdi ama muazzam bir birlik ve beraberlik vardı” şeklinde tasvir etti.

Avrupa’ya Askeri Tehdit: “Grönland ve İran Kararına Bağlı”

ABD’nin Avrupa kıtasındaki askeri varlığını azaltıp azaltmayacağı yönündeki bir soruya doğrudan yeşil ışık yakan Donald Trump, pentagon stratejilerini Grönland ve İran şartına bağlayarak müttefiklerine adeta şantaj yaptı.

Nihai kararını vermediğini ama masadaki kozların büyük olduğunu belirten Trump, “Pek çok açıdan Grönland’a bağlı olacak. Yani biliyorsunuz, Grönland konusunda çok iyi bir anlaşma yapmak istiyorum; eğer yapamazsak da belki askerleri çekerim” diyerek Avrupa’yı şoke edecek bir pazarlığı ifşa etti.

Trump ayrıca, Washington’ın İran politikasına ayak uydurmayan Avrupa başkentlerine sitem ederek, ABD’nin koruyucu kalkanının bedava olmadığını, Atlantik’in öbür ucundan kendilerini değil Avrupalıları Rusya’ya karşı koruduklarını şu sözlerle hatırlattı: “Biz orada aslında kendimizi değil, onları korumak için varız. Yani en nihayetinde bu, önceden Sovyetler Birliği’ne karşı, şimdi de Rusya’ya karşı bir korumaydı. Ve biliyorsunuz ki biz çok uzaktayız. Arada bizi ayıran bir okyanus var. Mesele İran’ın nükleerden arındırılmasına geldiğinde yanımızda olmadılar. Yardım etmek için bir şansları varken yardım etmemeyi seçtiler. Şimdi bunu yavaş yavaş unutuyoruz ve şimdi yardım etmek istiyorlar. Ancak bizim aslında yardıma ihtiyacımız yok.”

“Bize Her Vurduklarında 20 Misliyle Vuracağız”

Basın mensuplarının Orta Doğu’daki askeri hareketliliğe ve İran ile tırmanan gerilime yönelik soruları üzerine vites artıran ABD Başkanı Trump, son dönemde gerçekleştirdikleri operasyonların ticari gemilere yönelik misilleme olduğunu hatırlattı.

Tahran yönetimine askeri gücün sınırlarını gösterdiklerini belirten Trump, “Onları çok sert vurduk. 1’e 20 oranında vurduk diyebilirim. Bize her vurduklarında, biz onlara 20 misliyle vuracağız” diyerek yeni askeri doktrinini ilan etti.

Sürecin topyekun bir savaşa evrilip evrilmeyeceği konusunda kesin bir öngörüsünün olmadığını ancak olası bir çatışmada İran’ın hiçbir şansı kalmadığını savunan Trump, “Gerçekten bilmiyorum. Çatışma olursa çok hızlı bir şekilde kazanırız. Bu da meselenin başka bir boyutu. Kazanabileceğimiz birçok yol var, ama askeri açıdan zaten kazandık. Ellerinde çok az şeyleri kaldı” değerlendirmesini yaptı.

İran rejiminin köşeye sıkıştığını ve Washington’ı doğrudan arayarak uzlaşma zemini aradığını iddia eden Trump, “Kısa bir süre önce aradılar. Anlaşma yapmayı çok ama çok istiyorlar. Ancak anlaşma yapmaya layık olup olmadıklarını bilmiyorum. Anlaşmaya sadık kalacaklarından emin değilim. Sorun da bu zaten. Çünkü dürüst olmak gerekirse biraz deliler. Bir nevi çıldırmış durumdalar. Biraz kontrolden çıkmışlar ama yine de anlaşma yapmayı çok fena istiyorlar” diyerek diplomasi kapısını aralık ama güvensiz bıraktı.

Suriye ve Ukrayna Liderlerine Övgü

Uçaktaki brifingin son bölümünde bölgesel ittifaklara ve liderlerle yaptığı ikili görüşmelere değinen Donald Trump, Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara’nın Hizbullah ve Lübnan konusunda Washington’a net bir güvence verip vermediği sorusunu yanıtsız bırakmadı.

Suriye liderinin performansından son derece memnun olduğunu ifade eden Trump, “Başkan eş-Şara harika bir iş çıkardı. Suriye’yi birleştirdi. Ne dediğini söylemeyeceğim ama evet, taahhütte bulundu. Bugün harikaydı. Gerçekten harikaydı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de harikaydı. Pek çok iyi görüşme gerçekleştirdik” diyerek, Ankara’daki 36. NATO Zirvesi’nin küresel dengeleri tamamen değiştiren, ABD’nin haksızlığa uğradığını müttefiklerine kabul ettirdiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Demokrat Gündem

Exit mobile version