6’ya kadar artçılara hazır olun! Dünyanın en sismik alanı…

"Asrın felaketi"nin üzerinden 3 yıl geçti ama hareketlilik sürüyor. Prof. Dr. Sözbilir, 100 bin depremin ardından sismik enerji transferinin rotasını açıkladı.

Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında, AFAD Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir’den sismik uyarılar geldi. Kırılan fayların yeniden büyük bir deprem üretmeyeceğini ancak çevredeki suskun fayların stres yüklediğini belirten Sözbilir, “Maraş, Savrun ve Antakya gibi henüz kırılmamış hatlar gelecekte risk teşkil ediyor” dedi.

DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından geçen süreci değerlendirdi. Dünyanın en önemli sismik hareketlerinden biri olarak kabul edilen bu felaketten sonra bölgede 100 binin üzerinde sarsıntı kaydedildiğini belirten Sözbilir, sismik hareketliliğin devam ettiğini vurguladı.

ARTÇI SARSINTILAR 6.0 BÜYÜKLÜĞÜNE ULAŞABİLİR

Ana yırtılmanın gerçekleştiği bölgelerde artçıların süreceğini ifade eden Prof. Dr. Sözbilir, kamuoyundaki “aynı yerde yeniden büyük deprem olur mu?” sorusuna açıklık getirdi. Ana depremde kırılan fayların üzerinde kısa vadede yeniden yıkıcı bir deprem üretme olasılığının bulunmadığını kaydeden Sözbilir, “Ancak bu hatlar üzerinde 6.0 büyüklüğüne varabilecek artçı sarsıntılar yaşanması beklenen bir durumdur” uyarısında bulundu.

“MARAŞ VE SAVRUN FAYLARI HENÜZ KIRILMADI”

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, asıl tehlikenin ana deprem sonrası enerji transferiyle yoğun stres yüklenen ve henüz kırılmamış olan komşu fay hatlarında toplandığına dikkat çekti. Bölgenin sismik açıdan dünyanın en aktif alanlarından biri olduğunu hatırlatan Sözbilir; Maraş ve Savrun fay hatlarında beklenen kırılmanın henüz gerçekleşmediğini, bu durumun da bölge üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı. Güney hattında yer alan Yumurtalık ve Karataş gibi kritik fayların gelecekte büyük bir deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirten Sözbilir, özellikle Pozantı’dan Adana’ya kadar uzanan ve “suskun dev” olarak nitelendirilen Ecemiş Fayı’nın uzun süredir sessizliğini korumasının önemine değindi. Antakya ve İskenderun hattındaki fayların da bir bütün olarak henüz kırılmadığını ifade eden tecrübeli yer bilimci, bu eksik parçaların gelecekte ciddi sismik sıkıntılara yol açabileceği uyarısında bulundu.

ANTAKYA VE ÖLÜDENİZ FAYLARINA “HENDEKLİ” TAKİP

Bilimsel çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini aktaran Prof. Dr. Sözbilir, Antakya ve Ölüdeniz fay hatlarının belli bölümlerinde hendekler açarak “paleosismolojik” çalışmalar yürüttüklerini bildirdi. Bu yöntemle fayların geçmişteki deprem üretme sıklığını araştırdıklarını ifade eden Sözbilir, “Çalışmalarımızı yıl sonuna doğru tamamlamayı planlıyoruz. Bu veriler gelecekteki risk yönetimimiz için hayati önem taşıyor” dedi.

“İYİLEŞME DÖNEMİNDEN RİSK AZALTMA DÖNEMİNE GEÇMELİYİZ”

AFAD tarafından yürütülen Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı’nın (TASİP) önemine değinen Sözbilir, afet bilincinin yükseltilmesi gerektiğini savundu. Yeni konutların güvenli bölgelere inşasının sürdüğünü belirten Profesör, “Şu anda iyileşme çalışmalarının ardından derhal yeniden ‘risk azaltma’ aşamasına geçmeliyiz. Bir sonraki afete hazırlık süreci aslında bugün başlıyor” diyerek afet öncesi hazırlıkların önemine dikkat çekti.

Demokrat Gündem

Exit mobile version