ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Venezuela krizine ilişkin tartışmalara Türkiye’yi de katan tartışmalı açıklamalarda bulundu. Savunma Bütçesi Komisyonu’nun kıdemli üyesi olan Graham, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Bu mevsimde Türkiye ve İran’ın çok güzel olduğunu duydum” ifadesini kullanarak, Washington Post gazetesinde yer alan “Maduro’nun Türkiye’ye sürgün edilebileceği” iddialarına açıkça atıfta bulundu.
WASHİNGTON POST’UN ÇARPICI SÜRGÜN İDDİASI VE DİPLOMATİK KAYNAKLAR
Krizin temelinde, bu hafta ABD’nin saygın gazetelerinden Washington Post’ta yayımlanan James Longman imzalı detaylı haber yer alıyor. Gazete, dört farklı diplomatik kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD yönetiminin Venezuela’ya yönelik olası askeri müdahale senaryoları kapsamında, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun Türkiye’ye sürgün edilmesi seçeneğinin aktif olarak değerlendirildiğini öne sürdü. Haberde, kimliği açıklanmayan üst düzey bir ABD yetkilisinin, “Türkiye Maduro için mükemmel bir yer. Erdoğan’a güveniyor ve Erdoğan’ın Trump ile iyi ilişkileri var. Bu senaryolar düşünülüyor ve üzerinde çalışılıyor” ifadelerine yer verildi.

GRAHAM’IN KAPSAMLI TEHDİDİ VE TÜRKİYE REFERANSI
Cumhuriyetçi Parti’nin savunma politikalarındaki önemli isimlerinden Senatör Graham, X (eski Twitter) hesabından yaptığı uzun paylaşımda Venezuela yönetimini ağır şekilde hedef aldı. “Başkan Trump’ın, arka bahçemizde yer alan ‘uyuşturucu hilafeti’ ülkeleriyle, başta Venezuela olmak üzere, mücadele konusundaki kararlılığını takdir ediyorum” diyen Graham, Maduro’yu “on yılı aşkın süredir Amerika’yı zehirleyen bir narko-terörist devleti kontrol eden” bir lider olarak nitelendirdi. Graham ayrıca, Maduro’nun “Hizbullah gibi uluslararası terör örgütleriyle ittifaklar kurduğu” iddiasında bulundu.
“TÜRKİYE VE İRAN GÜZEL” YORUMUNUN DİPLOMATİK ANLAMI
Graham’ın en dikkat çeken ifadesi, Washington Post’un sürgün iddialarına açık gönderme yapan “Bu mevsimde Türkiye ve İran’ın çok güzel olduğunu duyuyorum…” sözleri oldu. Bu sözler, uluslararası diplomasi çevrelerinde Maduro’nun Türkiye veya İran’a sürgün edilme ihtimalinin resmen gündeme geldiği şeklinde yorumlandı. Diplomatik gözlemciler, bu tür bir dilin alışılagelmiş diplomatik nezaket kurallarının oldukça dışında olduğuna dikkat çekti.
SÜRGÜN SENARYOSUNUN TEKNİK VE HUKUKİ DETAYLARI
Washington Post’un haberine göre, ABD yönetimi olası bir sürgün planında Türkiye’yi “güvenli ülke” olarak değerlendiriyor. Haberde, ABD’nin böyle bir senaryoda Maduro’nun Türkiye’ye giderse iade edilmeyeceğine dair garanti vermeyi değerlendirdiği belirtildi. Ayrıca, bu tür senaryoların halen Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı’nın ortak çalışma grubunda değerlendirildiği ifade edildi. Haberde, Türkiye’nin Venezuela’daki krizde arabulucuk yapabilecek nadir ülkelerden biri olduğu vurgulandı.
TÜRKİYE’NİN KARMAŞIK DENGE POLİTİKASI VE BÖLGESEL ETKİLERİ
Söz konusu iddialar, Türkiye’nin Venezuela krizindeki denge politikasını yeniden gündeme getirdi. Türkiye, Venezuela’da hem Maduro yönetimiyle hem de muhalefetle diyalog kurabilen nadir NATO ülkeleri arasında yer alıyor. Türk şirketlerinin Venezuela’daki altın madenciliği ve enerji projelerindeki yatırımları da bu denge politikasını daha da karmaşık hale getiriyor.
ULUSLARARASI HUKUK VE DİPLOMASİ AÇISINDAN RİSKLER
Uluslararası hukuk uzmanları, bir devlet başkanının sürgün edilmesi senaryolarının uluslararası hukuk açısından ciddi sorular ortaya çıkardığına dikkat çekiyor. Egemen bir devletin başkanının zorla sürgün edilmesi, Birleşmiş Milletler Şartı’nın egemen eşitlik ilkesiyle doğrudan çelişebileceği belirtiliyor.
KÜRESEL TEPKİLER VE OLASI SONUÇLAR
Graham’ın açıklamalarının, hem Latin Amerika’da hem de uluslararası toplumda geniş yankı uyandırması bekleniyor. Venezuela Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin resmi bir protesto açıklaması yapması beklenirken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın da konuyu değerlendirdiği öğrenildi. Uluslararası ilişkiler uzmanları, bu tür açıklamaların bölgedeki gerilimi daha da artırabileceği ve Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir gerilim alanı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Rusya ve Çin’in de Venezuela’daki gelişmelere ilişkin tutumlarının bu süreçte kritik önem taşıyacağı ifade ediliyor.