Sema Esen’in 3 Haziran 2020’de evinde ölü bulunmasının ardından başlayan ve Türkiye’nin yakından takip ettiği hukuk mücadelesinde yeni bir gelişme yaşandı.
Ankara 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.
İSTENEN CEZANIN GEREKÇESİ
Savcı, başka bir suçtan hükümlü olan sanık Ümitcan Uygun’un, maktule yönelik eylemleri nedeniyle “intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme” ile “eziyet etme” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Hazırlanan mütalaada, sanığın maktule yönelik sistematik baskı uyguladığı, fiziksel ve psikolojik şiddet yoluyla eziyet ederek mağdurun iradesini sakatladığı vurgulandı.
Savcılık makamı, sanığın maktul üzerinde kurduğu bu ağır tahakkümün, intihar kararının oluşmasında ve uygulanmasında belirleyici bir rol oynadığını belirterek, eylemlerin niteliği gereği üst sınırdan hapis cezasıyla tecil edilmesini istedi.
‘CİNAYETTEN AKLANDIM’
Duruşmaya SEGBİS üzerinden katılan Ümitcan Uygun, savunmasında hakkındaki suçlamaları reddetti. Uygun, kamuoyunda “katil” algısı yaratılmaya çalışıldığını savunarak, “Ben cinayetten aklandım. Bir tokat atmak eziyetse Kızılay’da darağacı kurun beni sallandırın” ifadelerini kullandı.
‘SİSTEMATİK ŞİDDET MEVCUT’
Sema Esen’in ailesinin avukatı Umur Yıldırım ise mütalaaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, olayın basit bir şiddet vakası olmadığını vurgulayarak; “Tanık beyanları ve mesaj kayıtları, sanığın Sema Esen üzerinde sistematik bir şiddet ve tehdit mekanizması kurduğunu kanıtlıyor. Bu dosya ‘bir kere dövdüm’ dosyası değil; maktulün hayatını çekilmez hale getiren bir süreçtir” dedi.
KARAR İÇİN GÜN SAYILIYOR
Mahkeme heyeti, taraflara mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı 22 Eylül tarihine erteledi. Bu tarihte yapılacak duruşmada, davanın karara bağlanması bekleniyor.
İlginizi çekebilir: Piyasalarda fırtına öncesi sessizlik bozuldu: İşte yeni rekor seviyeleri