Küresel piyasalar, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde haftanın en kritik işlem gününe girerken, Türk Lirası üzerindeki baskı artıyor.
Ortadoğu’da tırmanan çatışmaların enerji arz güvenliğini tehdit etmesi ve enflasyonist beklentiler, dolar/TL kurunu yeni bir tarihi zirveye taşıdı. Dün 45,29 seviyelerinde dengelenen kur, bu sabah itibarıyla psikolojik sınırları zorlamaya başladı.
DÖVİZ PİYASASINDA SICAK SAATLER
8 Mayıs 2026 sabahı itibarıyla bankalararası piyasada volatilite üst seviyeye tırmanırken, döviz kurlarında yukarı yönlü hareketlilik hız kazandı. Saat 09.50 sularında kaydedilen verilere göre, güne yüzde 0,2’lik bir yükselişle başlayan Dolar/TL, 45,3650 seviyesini test ederek tarihinin en yüksek seviyesini yeniledi.
Avrupa kanadından gelen alımların etkisiyle Euro/TL cephesinde de hareketli dakikalar yaşanıyor. Yüzde 0,4 oranında değer kazanan Euro, 53,3300 bandının üzerine yerleşerek yükseliş grafiğini sürdürdü. Benzer şekilde İngiliz Sterlini de yüzde 0,3 primle 61,6940 seviyesinden işlem görerek yatırımcıların radarında kalmaya devam etti.
Küresel piyasalarda doların genel gücünü ölçen Dolar Endeksi (DXY) ise yüzde 0,1’lik hafif bir geri çekilmeyle 98,1 seviyesinde seyrederek nefes tazeledi. İç piyasada kurlar rekor seviyeleri zorlarken, küresel endeksteki bu durağanlık dikkat çekti.
KRİTİK EŞİK
Piyasaların kilitlendiği ana gündem maddesi ise bugün TSİ 15.30’da açıklanacak olan ABD Tarım Dışı İstihdam verisi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz rotasını belirleyecek olan bu veri, gelişmekte olan ülke para birimlerinin kaderini tayin edebilir.
Uzmanlar, istihdam piyasasında görülecek olası bir güçlenmenin Fed’in “şahin” duruşunu perçinleyebileceği ve bunun da doların küresel hakimiyetini artırarak TL gibi para birimleri üzerinde ek baskı oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
İÇERİDE VE DIŞARIDA VERİ YAĞMURU
Haftanın son işlem gününde ekonomi yönetimi ve yatırımcılar, rotayı döviz kurlarındaki hareketlilikten ziyade makroekonomik ajandanın kritik başlıklarına çevirdi. Piyasalarda gözler, hem yerel büyüme dinamiklerini hem de küresel ekonominin geleceğini şekillendirecek olan kritik veri setlerine kilitlenmiş durumda.
Yurt içi gündemde sanayi üretimi rakamları ve Hazine nakit dengesi verileri ön plana çıkıyor. Sanayi üretimindeki değişimler Türkiye ekonomisinin büyüme temposuna ve reel sektördeki çarkların dönüş hızına dair önemli sinyaller verirken, Hazine nakit dengesi ise bütçe disiplini ve kamu maliyesinin güncel performansını yansıtan stratejik bir gösterge olarak takip edilecek.
Yurt dışı tarafta ise piyasaların odağında ABD’den gelecek yoğun veri akışı bulunuyor. Özellikle ABD istihdam verileri, iş gücü piyasasının mevcut direncini ölçmek adına ilk sırada izlenirken; Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi ve toptan eşya stokları, küresel resesyon risklerini ve tüketici davranışlarındaki eğilimleri analiz etmek için yatırımcıların yakın takibinde olacak.
Bu verilerin toplamı, küresel risk iştahı ve merkez bankalarının para politikalarına dair belirleyici bir tablo sunacak.
İlginizi çekebilir: ÖSYM’den bir ilk: Elektronik Türkçe sınavı (e-YDTS) başlıyor