DEMOKRAT GÜNDEM- AYKUT POLATLI- İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, son dönemde devir işlemleriyle kamuoyunun gündeminden düşmeyen Alsancak Limanı’nın mevcut durumu ve kentin geleceğindeki yerine dair stratejik açıklamalarda bulundu.
Özgener, limanın karşı karşıya kaldığı altyapı sorunlarından lojistik avantajlarına, turizm potansiyelinden esnafın durumuna kadar geniş bir yelpazede İzmir iş dünyasının vizyonunu ortaya koydu. “Alsancak Limanı’nın geleceğini, kendimizin geleceği olarak görmekte fayda olduğunu düşünüyorum” diyen Özgener, limanın kentin can damarı olmaya devam edeceğinin altını çizdi.

“NAVİGASYON KANALI AÇILMADAN POTANSİYEL TAM YANSITILAMAZ”
Özgener, Alsancak Limanı’nın denizcilik sektöründeki yeni trendlere ayak uydurabilmesi için aşması gereken teknik engellere dikkat çekti.
Yeni nesil büyük konteyner gemileri için limanın su derinliğinin yetersiz olduğunu belirten Özgener, “Derinlik sorununu çözecek navigasyon kanalı açılmadığı sürece Alsancak Limanı’nın sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla yansıtmasının mümkün olmadığı tartışılmaz bir gerçektir” ifadelerini kullandı.
Özgener, yaşanan bu teknik kısıtlamaların limanın değerini düşürmediğini vurgulayarak, “Bu durum, Alsancak Limanı’nın eski işlevlerini yitirdiğini kabul etmemiz gerektiği anlamına kesinlikle gelmiyor” dedi.

LOJİSTİK MALİYETLERDEKİ DEĞİŞİM VE DOĞAL LİMAN AVANTAJI
Küresel ticaretteki taşımacılık maliyetlerinin geldiği noktaya dair önemli bir analiz paylaşan Özgener, konuyu derinlemesine incelediklerinde çarpıcı bir tabloyla karşılaştıklarını aktardı.
Limanlara kara yolu ile ulaşım maliyetlerinin neredeyse yüklendikleri gemilerin deniz navlunlarıyla yarışır seviyelere geldiğini ifade eden Özgener , “Bu nedenle limanların, yükün çıktığı veya ulaştığı noktalara olan mesafesi büyük önem arz etmektedir” tespitinde bulundu.
İZTO Başkanı Özgener, Alsancak Limanı’nın doğal bir liman olarak dünyanın hava koşullarına karşı barındırdığı korunaklı yapısının da kentin en büyük avantajlarından biri olduğunu sözlerine ekledi.
“SADECE KAPALI BİR TERMİNAL DEĞİL, BİR CAZİBE MERKEZİ OLMALI”
Limanın yük taşımacılığı kapasitesinin ötesinde, kentin sosyal ve ekonomik yaşamına entegre edilmesi gerektiğine geniş bir parantez açıldı. İzmir Limanı’ndaki yolcu iskelesinin bulunduğu alanın kentin “liman kenti” kimliğini çok daha güçlü şekilde yansıtacak bir turizm ve ticaret merkezi olarak yeniden değerlendirilmesinin önemine değinen Özgener , bu dönüşümün İzmir ekonomisi için büyük bir fırsat olduğunu belirtti.
Başkan Özgener, kentin kalbindeki bu özel alan için hayata geçirilmesini istedikleri vizyonu, “Alsancak Limanımız sadece yolcuların kullandığı kapalı bir terminal değil; restoranları, mağazaları, kültür sanat alanları, yürüyüş rotalarıyla herkesin kullanabildiği bir cazibe merkezine çok kolaylıkla dönüşebilir” sözleriyle özetledi.

DÖNÜŞÜMÜN KIRMIZI ÇİZGİLERİ: ESNAF VE ÇEVRE
Liman bölgesini kent yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getirecek bu kapsamlı dönüşüm sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için atılması gereken adımları da sıralayan Özgener, sürecin “insan ve çevre” odaklı olması gerektiği konusunda uyardı.
Yerel esnafın korunmasının, küçük işletmelerin faaliyetlerine devam etmesinin ve çevresel hassasiyetlerin mutlaka gözetilmesinin şart olduğunu belirten Özgener , İzmir Ticaret Odası olarak bu süreçte üzerlerine düşen ne varsa yapmaya hazır olduklarını kamuoyuna ilan etti.