2025 yılı Haziran ayında Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestoların yargı süreci sonuçlandı.
“2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet” suçlamasıyla yargılanan yurttaşlar, İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada aklandı.
‘SUÇ UNSURU OLUŞMADI DELİL YETERSİZ’
Mahkeme heyeti, 139 sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve somut delil bulunmadığına kanaat getirerek toplu beraat kararı verdi. Kararın açıklanmasıyla birlikte duruşma salonunda alkış sesleri yükseldi.
MAHKEMEDEN YETKİLİLERE SUÇ DUYURUSU
Davanın seyrini değiştiren en kritik gelişme, mahkemenin sanık savunmalarını yalnızca birer iddia olarak görmeyip hukuki bir inceleme başlatmasıyla yaşandı. Sanıkların gözaltı ve yargılama aşamalarında maruz kaldıklarını öne sürdükleri “hukuka aykırı işlemler” ve “kötü muamele” beyanlarını ciddiyetle ele alan mahkeme heyeti, 20 ve 30 Haziran 2025 tarihli duruşmalara ait SEGBİS kayıtlarını ve tutanaklarını mercek altına aldı.
Yapılan incelemeler sonucunda iddiaların dayanağı olduğu kanaatine varan mahkeme, bu süreçte sorumluluğu bulunan ve “kötü muamele” veya “usulsüzlük” iddialarının odağındaki kişi ya da kişiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Mahkemenin bu adımı, yargılama sürecinin sadece sanıkların eylemlerini değil, aynı zamanda kolluk ve soruşturma aşamasındaki işlemlerin hukuka uygunluğunu da denetleyen bir “hak arama” mekanizmasına dönüştüğünü gösteriyor.
AVUKATLARDAN AYAKTA ALKIŞ
Sanık avukatları, mahkemenin sadece beraat vermekle yetinmeyip hukuka aykırılıkların üzerine gitme iradesi göstermesini duruşma salonunda ayakta alkışlayarak karşıladı.
Hukukçular, bu kararın “toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı” açısından emsal niteliğinde olduğunu vurguladı.
İlginizi çekebilir: Baybaşinlerin “Aydın” kasasına kilit: Lüks villalara el konuldu!