Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin küresel riskler karşısındaki direnci, enflasyon beklentileri ve bütçe disiplinine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin şoklara açık bir dünyada ve zorlu bir coğrafyada yer aldığına dikkat çeken Şimşek, büyük şokların yaşandığı bir yılda bile enflasyonun düşüş trendini sürdürmesini ve yılı yüzde 20’li seviyelerin ortalarında tamamlamayı beklediklerini bildirdi.
“ŞOKLAR HEDEFLERİN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREMEZ”
Olası küresel ve bölgesel risklerin ekonomi programı üzerindeki etkilerini değerlendiren Bakan Şimşek, gidişatın istikrarlı olduğunu belirterek; “Şoklar ekonomi programının hedeflerine ulaşma hızını yavaşlatabilir ancak gidişatın yönünü değiştirmesi pek olası değil. Elde ettiğimiz başarılar kendisini açıkça gösteriyor. Son 23 yılda Türkiye’nin ortalama bütçe açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı yüzde 2,6 seviyesindedir. Harcama disiplini, kayıt dışılıkla mücadele, güçlü vergi uyumu, denetim ve tahsilattaki iyileşmeler sayesinde bütçe açığını 2023’teki yüzde 5,1 seviyesinden geçen yıl yüzde 2,9’a düşürdük. Yüksek petrol fiyatlarının etkisini hafifletmek için eşel mobil sistemiyle mali alanı kullanmış olmamıza rağmen 2026 hedefimize ulaşma ve orta vadede bütçe açığını GSYH’nin yüzde 3’ünün altında tutma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.
“TÜRK LİRASINA OLAN GÜVEN ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTIYOR”
Döviz kuru ve rezerv politikalarına da değinen Şimşek, belirli bir kur hedeflerinin bulunmadığını altını çizerek Türk lirasına yönelik algının pozitife döndüğünü belirterek; “Programın başından bu yana Türk lirasına olan güven önemli ölçüde artıyor. Bu durum; sıkı para politikası duruşu, etkili makroihtiyati tedbirler ve geçmiş dalgalanma dönemlerine kıyasla temelden çok daha güçlü döviz rezerv pozisyonunun bir sonucudur” dedi.
CARİ AÇIKTA “YÜZDE 3” BEKLENTİSİ
Yüksek enerji fiyatlarının cari denge üzerindeki etkisinin yönetilebilir düzeyde olduğunu vurgulayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ihracattaki dayanıklılığa işaret ederek; “İç talepteki yavaşlamanın ve ihracattaki dayanıklılığın savaşın olumsuz etkilerini sınırlamasını bekliyoruz. İhracatımız; tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi, avro/dolar paritesi ve yüksek katma değerli üretim ile desteklenmektedir. Bu doğrultuda cari açığın, uzun vadeli ortalamanın altında kalarak GSYH’nin yaklaşık yüzde 3’ü seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz” sözlerini tamamladı.
İlginizi çekebilir: TÜİK Nisan işsizlik verileri açıklandı: Kadınlarda işsizlik alarm veriyor