Başkan Eşki’den 2 yıllık icraat raporu: ‘Kutup yıldızımız Bornova’

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, göreve gelişinin ikinci yıl dönümünde düzenlediği lansmanla Bornova’da hayata geçirdiği projeleri ve "yeni nesil belediyecilik" vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. Katılımcı, dijitalleşen ve sosyal odaklı bir Bornova için iki yıldır aralıksız çalıştıklarını ifade eden Başkan Eşki, "Bornova’nın hem geçmişine hem de geleceğine talibiz" dedi.

Başkan Eşki'den 2 yıllık icraat raporu: 'Kutup yıldızımız Bornova'

DEMOKRAT GÜNDEM-Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, iki yıllık görev süresini, Bornova’nın hem geçmişine hem geleceğine odaklanan bir vizyonla özetledi.

Eşki, “Bizim için dijitalleşme temel hizmetlerden biri, sosyal yardım ise en güçlü kasımız” diyerek, Bornova’da hayata geçirdiği çalışmaları 66 dakikada anlattı.

Başkan Eşki'den 2 yıllık icraat raporu: 'Kutup yıldızımız Bornova'

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda 2 yıllık performansını “kamucu ve halkçı belediyecilik” ilkeleriyle özetledi.

göreve gelişinin ikinci yıl dönümünde gerçekleştirdiği 66 dakikalık kapsamlı lansmanla, ilçede hayata geçirilen projeleri başlıklar halinde kamuoyuna sundu.

“Bornova’nın hem geçmişine hem geleceğine talibiz” diyerek yola çıkan Ömer Eşki, zabıtadan dijitalleşmeye, kent bostanlarından sosyal yardımlara kadar 2 yıllık çalışmasını tek tek dile getirdi.

Başkan Eşki'den 2 yıllık icraat raporu: 'Kutup yıldızımız Bornova'

“Kutup Yıldızımız Bornova”

Başkan Eşki, göreve gelirken koyduğu temel vizyonu şöyle açıkladı: “Aday adaylığı döneminden beri Bornova’da oturtmaya çalıştığımız 3 alanda dönüşüm vardı: Kentsel dönüşüm, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm. Bunlar önümüzdeki süreçte bütün belediyelerin takip etmesi gereken süreçler; biz de öncülük etmek istedik. İnsanların gökyüzüne baktığı yer kutup noktası dediğimiz yerdir. Biz de bu alanlarda ilerleyenlere öncü olmak için kendimizi kutup yıldızı belirledik ve Bornova’yı markalaştırmak istedik.”

Başkan Eşki'den 2 yıllık icraat raporu: 'Kutup yıldızımız Bornova'

“Zabıta sayımızı arttırdık; 15 bine yakın işyerinde denetim yaptık”

Eşki, zabıta denetimlerini bir “hizmet ve huzur” meselesi olarak tanımlayarak, “Zabıtamızın personel sayısını artırıp 14 bin 891 işyerinde denetim yaptık. Kemalpaşa Caddesi’nde bir amca ‘Eşimle el ele tutuşup yürümek istiyorum’ demişti; o bölgeyi yayalaştırdık. Artık Kemalpaşa Caddesi yayaların kullanımında. Fırın denetimlerimizde ise tek dikkat ettiğimiz şey halk sağlığıydı; fakirin fukaranın yediği ekmek temiz olsun istedik. Adresini bulduğumuzu, vatandaşın duvarda ‘denetimler sıkılaştı’ yazısını görünce anladım” dedi.

Trafiği rahatlatmak için neler yapıldı?

Ulaşımı rahatlatmak için yapılan hamleleri Başkan Ömer Eşki, yapılanları şöyle sıraladı: “41 tane yeni sokağı trafiğe açtık. 3 tane yeni kavşak yaptık: Val Kavşağı, Pınar Caddesi Kavşağı ve Küçük Kavşak. Karacaoğlan’da köprü altını trafiğe açtık. Kemalpaşa Caddesi’nin yan yolunda tırlar için istikamet oluşturup Pınar Caddesi’nin yükünü aldık. Türkan Özilhan Hastanesi’nin acil servisine giden yolu 6-7 dakika kısalttık. Mustafa Kemal Caddesi’ni şantiye görüntüsünden kurtarıp ışıklandırdık, kaldırımları engelli ve bebek arabasına uygun hale getirdik. Ve Bornova’nın derdi olan Sarı Köprü’yü 10 metreden 25 metreye çıkardık; artık orası Bornova’nın en akışkan yolu haline geldi.”

Başkan Eşki'den 2 yıllık icraat raporu: 'Kutup yıldızımız Bornova'

“Sanayinin çöpünü enerjiye dönüştürdük”

Sanayi sitelerindeki çöp sorununa değinen Eşki, BELKAVİ şirketini kurarak atıkları enerjiye dönüştürdüklerini anlattı ve “Bornova bir sanayi kenti, bir atık politikanız olmalı. Ayakkabıcılar Sitesi’nde çöp dağlarını, yangınları artık görmüyorsunuz. BELKAVİ şirketini kurduk; burada atıkları toplayıp ATE tesislerinde enerjiye ve yakıta dönüştürüyoruz. Çöp araçlarımızı kamera sistemiyle takip edip, temizlik yapılıp yapılmadığını anlık analiz ediyoruz. Bin yeni konteyner aldık, temizlik süreçlerini 365 personelimizle yönetiyoruz” diye konuştu.

“Kent Kasap ile çok dua aldık”

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, sosyal yardımları “en güçlü kasımız” diyerek nitelendirdi.

Kent Kasap ve Kent Marketlerle Bornovalılardan yoğun ilgi ve dua aldıklarını söyledi ve şu bilgileri paylaştı: “Türkiye’nin ilk Kent Kasabını açtık. Eşime ‘Türkiye’nin en ucuz eti Bornova’da olacak’ diye anlattım, aferin beklerken ‘On yıllık evliliğimizde eve bir kilo kıyma getirmedin, şimdi Kent Kasap açıyorsun’ dedi. Aferin alamadık ama çok duası aldık. Ayrıca 7 noktaya Kent Market açtık. Gençlik merkezini tekrar hayata geçirdik. Sabahları 4 noktada çorba dağıtıyoruz. İBELGEM Dershanesi’nde öğrenci sayımızı 2 binden 6 bin 253’e çıkardık. 89 bin sıcak yemek dağıttık, 8 bin beslenme paketi ulaştırdık. 65 yaş üstü kimsesiz vatandaşlarımızın evine her gün 4 çeşit yemek gönderiyoruz.”

“Kent bostanları tutmaz demiştim ama…”

Tarım projeleri konusundaki şüphesini itiraf eden Başkan Ömer Eşki, Kent Bostanları aracılığıyla en az 3 bin aileye ulaştıklarını ifade etti. Eşki, “Sevgili danışmanım Cenker Bey ‘Kent Bostanları kuralım’ dediğinde, ‘Ya bırak oğlum bunlar tutmaz’ demiştim. Bugün Bornova’nın en çok konuşulan işlerinden biri oldu. Kadınlarımıza 28’er metrekare alan veriyoruz, o pazarda enflasyon da yok, pahalılık da yok. Bornova Misket Üzümü için 6 yeni bağ kurduk. Bornova Lalesi’nin envanterini çıkardık. Boş alanlara buğday ektik, elde edilen ürünleri hayvancılık yapan vatandaşlarımıza dağıttık” diye konuştu.

“Türkiye’nin ilk dijital ikiz uygulamasını hayata geçirdik”

Başkan Eşki, belediyeciliğin geleceğini teknolojide gördüğünü dile getirerek, yaptıkları dijitalleşme çalışmalarını, “Türkiye’nin ve Avrupa kıtasının ilk dijital ikiz uygulamasını Bornova’da hayata geçirdik. E-ekspertiz, E-imar, E-iskan gibi sistemlerle vatandaşlarımız ıslak imzaya gerek kalmadan işlemlerini online yapabiliyor. Akıllı afet yönetim sistemi kurduk. Depremde hangi binanın riskli olduğunu, hangi yolun kapanacağını analiz ediyoruz. Yangın müdahale araçları aldık, izmir’deki yangınlarda dahi sahaya çıktık” şeklinde anlattı.

“Abide-i Hürriyet, Kıbrıs parklarını yaptık”

Ömer Eşki, Bornova’ya kalıcı eserler bırakma vizyonunu şöyle özetledi: “Abide-i Hürriyet Parkı ile 7 bin yıllık hafızaya selam verdik. Kıbrıs Parkı’nı, Napan Kafe’yi yaptık. Sokaktaki can dostlarımız için Eros Kedi Kliniği’ni açtık. Işıkkent’te tarihi Arap Deresi Köprüsü’nü özgün haline geri getirdik. Pınarbaşı kavşağını Naim Süleymanoğlu ile, Kıbrıs anıtlarını Bülent Ecevit ve Rauf Denktaş ile taşlandırdık. Çocukların tabletlere esir olmaması için Yeşilova’da bisiklet performans parkı (Bump Track) yapıyoruz. Türkiye’nin en modern tiyatro sahnelerinden birinin temelini atacağız.”

“Energy Cities’e seçildik”

Son olarak Bornova Belediyesi’nin bugün itibariyle Energy Cities Yönetim Kurulu’na seçildiği bilgisini de paylaşan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, “Bornova Belediyesi, Energy Cities yönetim kuruluna seçildi. Bu, Bornova’nın Avrupa’daki yerini sağlamlaştıran çok önemli bir adım oldu. Biz hem hizmet üretiyoruz hem de kent hafızasını güçlendiriyoruz” dedi.

“Bornova’nın geçmişine de geleceğine de talibiz demiştik”

Başkan Ömer Eşki, 2 yıllık icraat performansını anlattığı 66 dakika süren lansmanı şu sözlerle noktaladı: “Bornova’nın geçmişine de geleceğine de talibiz demiştik. Bu anlayışla hem hizmet ürettik hem kent hafızasını güçlendirmeye çalıştık. Bornova artık sadece sanayisiyle değil, dijitalleşmesiyle, sosyal belediyeciliğiyle ve yeşil dönüşümüyle Türkiye’ye örnek bir kent olma yolunda hızla ilerliyor.”

ÖMER EŞKİ’NİN LANSMANDA ANLATTIKLARININ TÜMÜ:

Belediyenin ana unsurlarından bir tanesi zabıta birimi. Bu dönem zabıtamızın personel sayısını olabildiğince artırıp birçok noktada denetim yaptık. Hem ruhsatsız işyerlerinin ruhsatlanması için, hem daha sağlıklı ve nitelikli ürünlerin vatandaşla buluşması için, hem de kaldırım işgallerinin son bulması için arkadaşlarımız 14 bin 891 işyerinde denetim yaptı.

İki önemli noktada zabıta birimi açtık. Bir tanesi Pınarbaşı’nda genel işgalleri engellemek, düğün salonu trafiğini düzenlemek için. Bir diğeri de Altındağlıların çok iyi bildiği, eski karakolun belediye binasında olduğu noktada. Orada çok büyük bir kaldırım işgali, hatta yol işgali vardı.

Aydınoğlu’nun yanında, galiba Meriç Mahallesi’nde bir kahve toplantısında yaşlı bir amca, “Ben eşimle Kemalpaşa Caddesi’nde el ele tutuşup yürümek istiyorum. Bu hak değil mi?” demişti. Oraya bir gece vakti Büyükşehir Belediyemizle birlikte bir zabıta birimi kurduk. Artık Kemalpaşa Caddesi yayaların kullanımında.

Ve geceler boyu fırın denetimi yaptık. İki yüz on üç tane fırını arkadaşlarımız denetledi. Burada temelde baktığımız tek şey şuydu: Belki böyle bir hakkımız tartışılır, var mıdır yok mudur diye, ama tek dikkat ettiğimiz şey halk sağlığıydı. Artık fakirin fukaranın tek yiyebildiği şey ekmek. Hiç değilse yedikleri ekmek temiz olsun, düzgün olsun istedik. Fırınlarda hijyenle ilgili çok geniş bir kontrol yaptık.

Herhalde en mutlu olduğum işlerden bir tanesi şu: Merkezde yaptığımız bir denetimde duvarda bir yazı görmüştük. Artık üçüncü, dördüncü turdu. “Kapakları açık bırakmayın, etrafı temiz tutun, denetimler sıkılaştı” diye bir yazı vardı. Demek ki adresini bulmuş ve vatandaşlarımızın sağlıklı beslenmesi noktasında bir katkımız olmuştur.

Bornova’da çok fazla ruhsatsız işyeri vardı. Sanayilerde de başka alanlarda da. Ruhsat almak bizim temel görevlerimizden bir tanesi. Yaklaşık altı bin civarında, iki yıl içerisinde ruhsat verdik.

Ve dediğim gibi temel işlerin yanına dijitalleşmeyi ekledik. Çünkü artık dünyanın gittiği yer belli. Yapay zekânın kullanım oranı, dijitalleşmenin kattığı kolaylıklar belli. Artık bizim için dijitalleşme temel belediye hizmetlerinden bir tanesi.

Sosyal yardım en güçlü kaslarımızdan biri. Bu alanda özellikle içinde bulunduğumuz ekonomik şartlarda, Cumhuriyet’in temel prensibine yani kimsesizin kimsesi olma anlayışına uygun şekilde elimizin uzandığı her noktada vatandaşlarımızın yanında olmak istedik.

İlk hamleyi yedi tane kent market açarak yaptık. Bornova Belediyesi’nin hafızasında olan bir çalışma bu. Olgun Başkan döneminde dört adet dost market vardı. Aynı usulle, aynı metotla, aynı yöntemle Bornova’da yedi noktaya kent market açtık.

Bu kent marketlere, daha geriye giderek geleneklerimizden faydalanarak, bu sosyal belediyecilik anlayışının, halkçı ve kamucu belediyecilik anlayışının Türkiye’deki öncülerinin isimlerini verdik.

İki bin elli dört noktada kilit parke tamiri ve iki bin beş yüz noktada asfalt yama işleri yaptık. Tabii yolları düzgün yapıp insanları daha rahat yollarda yolculuk ettirme dışında, trafikte geçirilen zamanı da kısaltmaya çalıştık.

Üç tane yeni kavşak yaptık bu dönemde. Bir tanesi Forum bölgesini Mürgik Nener Caddesi’ne bağlayan Val Kavşağı. Onu da üzerine bir Atatürk görseliyle taşlandırdık. Bir diğeri Pınarbaşı’nın girişini düzenleyen Pınar Caddesi Kavşağı, öbürü de yine Pınarbaşı’ndan Işıkkent’e giden Küçük Kavşak.

Kırk bir tane yeni sokağı trafiğe açtık. Bunlardan üç tanesini paylaşmak istiyorum. Bir gün sabah erken saatlerde Karacaoğlan’da gezerken muhtarımızın gösterdiği, köprü altının kapalı olduğu bir alan vardı. Orayı trafiğe açarak o bölge halkının trafikte çok daha az vakit geçirerek ulaşım noktalarına gitmesinin önünü açtık.

Kemalpaşa Caddesi’nin yan yolunda tırlar için zorunlu bir istikamet oluşturup Pınar Caddesi’nin yükünü aldık. Bir de Türkan Özilhan Hastanesi’nin acil servisine giden yolu altı yedi dakika kadar daha kısaltıp, birçok insanın belki ömrüne katkı koyacak, doktorları daha avantajlı hale getirecek bir yolu orada hayata geçirdik.

On altı tane sokağımızda da beton yol yaptık. Özellikle merkez mahallede. Ana caddelerimizde de kentsel dönüşümle ilgili temelde yapmak istediğimiz işleri yavaş yavaş sergilemeye başladık. Kentsel dönüşüm sadece binayı yıkıp bina yapmak değil; kentin ihtiyaçlarını da parça parça gidermek, otopark ihtiyacını, ışıklandırmasını, kamerasını ve yapılan yolların da doğal bir bütün oluşturmasını istemiştik.

Mustafa Kemal Caddesi’nin eski halini hepiniz bilirsiniz. İnşaat şantiyesini andıran ortada çirkin bir demir vardı, onu kaldırdık. Oraya düzgün bir refüj ve ışıklandırma yaptık. Yolun daraldığına dair eleştiriler var ama ben yıllardan beri, ömrü hayatımda o yolun hiç iki şerit gidip geldiğini görmemiştim. Parklanmayı düzgün hale getirip, peyzajını iyileştirip kaldırımları da özellikle genişlettik.

Çünkü Türkiye’de de, Bornova’da da yüzde 14 bir engelli oranı var. O kaldırımlardan geçen tekerlekli sandalyedeki yurttaşlar ya da bizim gibi bebek arabası kullanan aileler var. Bozuk, taşlı yolları betonlayarak vatandaşların daha rahat kullanımına sunduk.

Yüz elli dokuz sokak Bornova’nın en güzel sokağı olacak demiştik. Şimdi o iddiayı büyütüyoruz. Bornova’daki her yer 159 Sokak gibi ışıl ışıl olacak. Hem kaldırımları hem yolu özel desenli, bakımlı, rengarenk ve çok daha güvenli bir hale geldi. Özellikle üniversite öğrencisi gençlerin çok kullandığı bir alandı. Daha güvenli bir noktaya taşıdık.

Pınarbaşı biliyorsunuz yılda 5 milyon civarında insanın düğünlere geldiği bir alan. Oranın yolu son derece karanlık, bozuk, çizgileri, refüjü olmayan, belli bir istikametin olmadığı, trafiğin birbirine girdiği bir noktaydı. Şimdi artık orası Bornova’nın nazar boncuğu gibi ve oradan bir model çıkarıp bütün caddelerimizi aynı yöntemle Bornova halkının hizmetine sunacağız.

Ve bunları yaparken araç gücümüzü güçlendirmeye çalıştık. Birçok iş makinesini, asfalt serim araçlarını, çöpün daha sağlıklı toplanması için büyük araçların sayısını dörde çıkardık. Yollarda en büyük sorunlardan biri logar kapakları. Onların düzenlenebilmesi için bu kapakları düzenleyen bir cihaz aldık. İşlerimizi daha hızlı yapabilmek adına bir bordür makinesini de bünyemize kattık.

Temizlik belediyeciliğin en ana işi diyebiliriz. Biz de üç yüz altmış beş personelle yoğun bir temizlik süreci yaşıyoruz. Bu dönem tarif üzerine bin tane yeni konteynerı bünyemize dahil ettik. Çöp arabalarının arkasına kamera sistemi getiriyoruz.

Konteynerler alındıktan sonra temizliğinin yapılıp yapılmadığı, etrafta moloz ya da hacimli atıkların bulunup bulunmadığı, o sokakta ekstra bir durum olup olmadığının analizinin doğru yapılabilmesi için çöp araçlarımızı artık kamera sistemiyle takip etmeye başladık.

İzmir’in nüfusu dört buçuk milyon. Bu dört buçuk milyonluk nüfusun içerisinde bizim Bornova ağırlığımız yüzde onu kadar. Dört yüz elli iki bin nüfusumuz var. İzmir’de çıkan çöp miktarı beş bin beş yüz ton. Bu da İzmir’de bir kişinin günde 1.22 kilo çöp ürettiği anlamına geliyor.

Bornova’da çıkan ortalama çöp miktarı 780 ton. Bu da bizim kişi başına 1.73 kilo çöp üretildiğini gösteriyor. Bornova’nın ekstra bir ağırlığı var. Bu ekstra ağırlığın sebebi Bornova’da biliyorsunuz birçok sitemiz var; Nakliyeciler Sitesi, Ayakkabıcılar Sitesi, Geri Dönüşümcüler Sitesi gibi, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci sanayiler gibi siteler var. Otogar var. Bunlardan kaynaklanan büyük bir çöp yükü var.

Bornova’nın bir sanayi kenti olduğu söylenir. Eğer bir sanayi kentisiniz bir atık politikanızın olması lazım. Biz de bunların hepsini üst üste koyup toplu çözüm geliştirmek istedik. Hem geri dönüşümle ilgili hem yenilenebilir enerjiyle ilgili hem de kentsel dönüşümle ilgili bir şirket kurduk, hayata geçirdik. Belkavi şirketimiz ilk ve büyük sınavını Ayakkabıcılar Sitesi’nde verdi. 

Son bir yıldır Ayakkabıcılar Sitesi’nde çöp dağlarını, yangınları, Hindistan’a benzeyen yolları görmüyorsunuz. Çünkü BELKAVİ’nin yaptığı organizasyonlarla kamyon yükünü alarak, buradaki üreticilerin ödediği belirli bir ücretle bu çöpler artık dükkânlardan toplanıyor. Eski haliyle yeni halini, Tuborg’un arkasındaki alanda burada görebilirsiniz.

Bunun dışında, bir yangında bin ton suyun tüketildiği durumlar oluyordu. Sokakların durumu gerçekten çok kötüydü. Buralara tesis kurduk. ATE tesis dediğimiz bir tesis kurduk. Burada gelen atıkları düzgün bir şekilde organize edip bunları enerjiye dönüştürüyoruz. Çimento fabrikalarına da başka alanlarda yakıta dönüştürerek gönderiyoruz.

Bunun dışında hepimiz çöp konteynerlerinin yanında demin de bahsettiğim hacimli atıkları, yani mobilya atıklarını görüyoruz. “Bunu neden çöp kamyonları almıyor?” diye sorular gelir. Çöp kamyonlarımız bunlara uygun değildir. O yüzden bunların bertaraf edilmesi için şantiyemizin yanında iki tip tesisin hayata geçmesine olanak sağladık. Bu hacimli atıklar toplanıp peletlediğimiz çok ufak parçalara bölünüyor ve yakıt olarak sanayi tesislerinde kullanılıyor.

En temel işlerden bir tanesi de hepimizin görmek istediği doğal alanlar, yeşil ve coğrafya. Bu geçtiğimiz iki yıl boyunca fidanlığımıza çok yatırım yaptık. Yakında bunların ürünlerini ve artılarını günlük hayatımızın içinde göreceksiniz.

Burada fidanlığın bir diğer pozitif yönü de çocuklarımıza öğretici faaliyetler yürütüyor olmamız. Öğrencilerimizi doğayla buluşturan bir merkez haline getirdik.

Kendi mobilyalarımızı kendimiz üretmeye başladık. Bununla ilgili doğru tasarımlar, doğru yatırımlar yapıldı. Ürettiğimiz mobilyaları hem parklarımızda hem de gelen talep doğrultusunda devlet okullarında öğrencilerimiz ve vatandaşlarımızla buluşturduk.

Eniştemizden ayak işlerinden biri de belediye tesislerimizin bakımını yapmak. Bu kapsamda tesislerimizi yeniledik. Evka 3, Evka 4 ve Atatürk Mahallesi Pazar Yeri’nde gerekli yenilemeleri yaptık. Merkez Pazar Yeri’nde ve Çamlık Pazar Yeri’nde bugün en şık benzin istasyonlarının tuvaletleriyle aynı hizmeti bulabilirsiniz. Vatandaşlarımızı da bunlarla buluşturduk.

Bir temel ayağı da planlama ve imar. Geçtiğimiz iki yıllık dönem içerisinde Pınarbaşı’nda 189 hektarlık bir alanın planlaması yapıldı. Bununla beraber Ev Yöneticisi Hastanesi, hepinizin bildiği Bornova’nın girişinde son derece çirkin, mezbelelik ve Bornova’ya yakışmayan bir noktaydı. Burada gerekli imar değişiklikleri yapıldı ve burası artık çok yakında bu hale gelecek.

Diğer yaptığımız önemli değişiklik de şu: Bornova’da iki ayrı Bornova var. Birisi Bayraklı sınırının bittiği yerden Migros’a, oradan batıdan doğuya doğru Kazım Erzen’e, Ege Üniversitesi’ne, oradan yukarı Kızılay’a uzanan Bornova’nın merkez dediğimiz alan.

Bir diğeri de Fatih Caddesi’nden başlayıp Altındağ, Çamlık, Evka, Işıkkent ve Pınarbaşı’nı alan ikinci Bornova. İki ayrı Bornova, iki ayrı sosyal ve kültürel yapı var. Biz burada bir değişiklik yapmak istedik. Bunu batı-doğu aksından kuzey-güney aksına alıp Bornova’yı bütünleştirmek istedik.

Burada aklımıza gelen en önemli alternatif hepimizin bildiği Sarı Köprü. Özellikle Yeşilova ve Karacaoğlan bölgesinde oturan, oradan merkeze gitmek isteyen, merkezden bu tarafa geçmek isteyen insanların günde belki trafik süresini yarım saat, kırk dakika uzatan bir alan.

Bu aslında Otogar Kavşağı’ndan başlayan bir yol; gelir ve burada kapanır. Devamında 10 metrelik Sarı Köprü vardır. Bunun devamında da 6 metrelik ince bir yolla Bornova’nın merkezine, Ege Üniversitesi Hastanesi’ne bağlanan bir alandır.

Biz burada imar değişiklikleriyle, yaptığımız planlamalarla bu yolun açılışını yapmak istedik. Bornovalıların iyi bildiği bir alanı söyleyeyim: Mercedes’in oradan, Has Otomotiv’in oradan gözünüzü kapatın. Hiç durmadan devam edin. Bu 10 metrelik Sarı Köprü’nün 25 metreye çıktığını, devamındaki yolun da 25 metre olduğunu, Ege Üniversitesi Kavşağı’na bağlandığınızı hayal edin. Şimdi gözlerinizi açıp izleyebilirsiniz.

İnşallah Bornova’da birçok insan için dert olan bu yoğun alan, yakında Bornova’nın en çok kullanılan, başlıca en düzgün, ışıklandırması en güçlü yol haline gelecek. 

İkinci hamlemiz kent lokantaları oldu. Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye’ye kattığı kent lokantası kavramını biz de Bornova halkıyla buluşturduk. Burada temel amacımız esnafın işini bölmeyecek, ihtiyaç sahipleriyle buluşabileceğimiz noktaları tespit edip vatandaşlarımızı buralara yönlendirmekti. Özellikle ekonomik olmasının yanı sıra çok kaliteli yemeklerle vatandaşlarımızı buluşturmak istedik.

Kent Kasap, benim de fikri kurulurken içinde olduğum, çok heyecanlandığım bir proje. Bornova yaşamının bir ayrıcalığı olsun demiştik ve Türkiye’de etin en ucuza satın alındığı, en ucuza tüketildiği yer Bornova olsun istedik. Bu anlamıyla Türkiye’nin ilk kent kasabını burada açtık.

Ben çok heyecanlı bir şekilde eve gittim, bu projeyi eşime anlattım. Dedim ki Türkiye’nin en ucuz eti Bornova’da, Kent Kasap açacağız. Şu olacak, bu olacak diye anlattım. Hani bir aferin bekliyordum. Yüzüme baktı ve “On yıllık evliliğimizde eve bir kilo kıyma getirmedin, şimdi Kent Kasap açıyorsun” demişti. O gün bir aferin alamadık ama birçok insanın duasını aldık diye düşünüyorum.

Kamil Başkan belediye başkanı döneminde, benim de içinde bulunduğum proje ekibi Bornova’ya üniversiteye gelen çocukların tarikat yurtlarına kaptırılmaması için bir çalışma yapmıştı. O zamanlar FETÖ bir terör örgütü olarak tanımlanmıyordu. O alanlara gitmemeleri için gençlerin temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir gençlik merkezi kurmak istedik.

Bugün geçen dönem kapatılan gençlik merkezini tekrar açtık. Hem o dönemki temel ihtiyaçların; yemek, çamaşır ve ders çalışma alanı gibi ihtiyaçların karşılandığı, hem de bugünkü şartlara göre modernize edilmiş ihtiyaçların buluşturulduğu bir gençlik merkezini hayata geçirdik.

Bunu yaparken de bizim için gurur duyduğumuz bir adım attık. Çok genç yaşta kaybettiğimiz genç belediye başkanımız sevgili Gülşah’ın anısını yaşatmak istedik. Oraya sabah gelen ya da oradan sabah giden işçi ve öğrenci arkadaşlarımızın, soğuk günlerde sıcak bir çorbayla tatlı bir tebessüm almalarını istedik. Dört noktada sabahları çorba dağıtıyoruz. Herkese afiyet olsun.

Ramazan ayında 89 bin 100 sıcak yemek dağıtımı yaptık. Vatandaşlarımızla her anlamda bir araya gelmek istedik. Aşure gününde de 15 bin vatandaşımızla dört farklı noktada bir araya geldik.

Kantin olmayan okullara beslenme paketi götürmeye başladık. Şu ana kadar 8 bin beslenme paketi dağıtıldı. Bir miktar engellendi ama umarım bu engeli aşıp bu sayıları ve rakamları artırarak çocuklarımıza daha çok ulaşabileceğiz.

İki hizmeti yaparken çok mutlu oluyorum. Birisi yaşlılarımıza, özellikle de kimsesiz yaşlılarımıza; diğeri de çocuklara katkı koyduğumuz zaman. Yemek pişirecek kimsesi olmayan 65 yaş üstündeki vatandaşlarımızın evlerine her gün dört çeşit yemek gönderiyoruz. Onların yalnız olmadığını, onları düşünen birilerinin olduğunu bilmelerini istiyoruz.

Bornova’nın önemli bir hizmeti BELGEM Dershanesi. Bu dönem BELGEM Dershanesi’nin hem nitelik hem nicelik bakımından kapasitesini artırdık. 2 bin olan öğrenci sayısını 6 bin 253’e çıkardık. Bunun dışında öğrencilerimize derslerde kullanmaları için materyal dağıtımı yaptık. Bir de kantin açtık, orada daha rahat vakit geçirebilmeleri için.

Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması adına üzerimize düşen görev neyse, sınırlarımızı ve limitlerimizi zorlayarak öğrencilerimizin ve velilerimizin yanında olmaya çalışacağız.

Yeni doğan bebekler için özellikle ihtiyaç sahibi ailelerin evlerine ziyarete gidip hoş geldin paketi götürüyoruz. Bu en sevdiğim iş diyebilirim.

1929’da United States’ta büyük buhran döneminde çocukların oyuncaklardan uzaklaştığı fark edilince bir oyuncak kütüphanesi açılıyor.

Çocuklar geliyor, istedikleri oyuncakları alıyorlar. Bir hafta, 10 gün ya da 15 gün sonra oyuncağı geri getirip yerine başka bir oyuncak alıyorlar. Şu ana kadar bu oyuncak kütüphanesinde 3 bin 800 oyuncak bağışı oldu. Bir gün oradaki çocukların mutluluğunu paylaşmanızı tavsiye ederim.

Yine Bornova’da yaşamın bir artısını sağlık müdürlüğümüzle birlikte organize ettik. Bornova’daki vatandaşlarımıza 54 kurumla sözleşme imzalayarak yüzde 50’ye varan indirim sağlayan sağlık destek kartını oluşturduk.

Bu süreçte yeşil dönüşüm kapsamında doğayla uyumlu bir süreç yürütmeye çalıştık. Kent bostanları bizimle başlamadı ama Türkiye’de bizimle anılacağını düşünüyoruz. Özellikle Tarım Müdürlüğümüz çok zor bir çalışma yürütüyor. Yeni gelmişken de teşekkür etmek isterim. Bu projeyi bana sevgili danışmanım Cenker Bey önerdiğinde, “Ya bırak oğlum bunlar tutmaz” demiştim. Bugün Bornova’nın en çok bilinen, en çok konuşulan işlerinden biri oldu.

Kent bostanları gerçekten bizi çok mutlu eden, kadınlarımızı çok mutlu eden bir proje. Başta Cenker Bey’e, ardından tarım işleri, park bahçeler ve fen işleriyle buraya emek veren tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her kadına 28’er metrekare alan verip kendi ürettikleri ürünleri toplayıp evlerine ve komşularına götürmelerini sağlıyoruz.

Haftanın üç dört günü gelip ürünlerini hasat edip evlerine götürüyorlar. Ama bu pazarda enflasyon da yok, fiyat pahalılığı da yok, zabıta denetimi de yok. O yüzden gayet rahatlar ve kadınlar inanılmaz derecede mutlu oluyor.

Türkiye’nin en büyük kent bostanı Evka-4 Kent Bostanı’ydı. Şimdi artık Doğanlar Kent Bostanı. Türkiye’de en çok kent bostanlarından faydalanan yer Bornova. Tahmin ediyorum dönemin sonuna kadar üç bin kadına, üç bin aileye ulaşacağız. Sağlıklı ve düzgün beslenme imkânlarını kendi elleriyle kazanmalarını amaçlıyoruz.

Ekolojik kent bahçe tohum merkezi açtık. Tarım anlamında hem bilimsel olarak sahada olmak hem de üretken olmak istiyoruz. Burada atalık tohum kavramı vatandaşlarımızın artık çok önem verdiği bir alan. Yıllarca İsrail tohumuna mahkûm bırakıldık, şimdi artık neyin ne olduğunu fark ettik ve bu alana çok hızlı bir yönelim oldu. Biz de bunun önünü açmaya çalışıyoruz.

Bornova lalesi bir hikayeydi; varlığıyla yokluğu bilinmeyen bir kavramdı. Artık Bornova’da yüklü miktarlarda üretilmeye başlanıyor. Çok yakın zamanda, belki bir iki yıl sonra Bornova peyzajının ana malzemesi olacak. Bornova’da bir çeşit envanteri çıkarıldı.

Bu, bilimsel olarak çok önemli. Bornova’nın kimliğinin oluşturulmasında, canlıların korunmasında çok önemli bir alan hayata geçti. Akademik olarak destekleyen herkese teşekkür ediyorum. Belki bugün çok faydalı görünmese de zamanla Türkiye’nin her tarafında yapılmak zorunda olan bir kavram. Bunda da Bornova Belediyesi olarak öncülük yaptık.

Birçok park alanımız var. Bazen parklardaki eksikliklerle ilgili şikâyetler oluyor ama bunların korunması, kollanması, temizliğinin yapılması için arkadaşlarımız yoğun emek veriyor. Bunların sayısını artırmaya çalışıyoruz. Bünyemizdeki araçları güçlendiriyoruz. Yeni biçim makineleri alarak daha güçlü hale gelmek istedik.

Geri dönüşüm artık günümüzün en önemli koşullarından biri. Bir mobil atık sistemi kurduk. Katı atıkların doğada kaybolması ya da doğayı kirletmesi yerine toplanıp geri dönüşüme gitmesini amaçlıyoruz.

Sıfır Atık Müdürlüğümüzün ürettiği kompostlarla yaklaşık beş ton katı, yarım ton kadar sıvı kompostu vatandaşlarımızın kullanımına sunduk. İki ton kadar da katı atığı bertaraf etmek için aldık.

ABD destekli StoneLock projesini tamamladık. Buradan iki elektrikli minibüs aldık. Yapılan güneş panelleriyle de Çamlık Park’ın ışıklandırmasını sağlıyoruz. Üreticilerin bu anlamda ayakta kalmasını istiyoruz. Eğitim, fide desteği ve iletişim yoluyla üretim alanlarının korunması ve artırılması için yoğun emek veriliyor.

Boş alanlarımızı değerlendirelim diye buğday ektik. Toplanan buğdayı da hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımıza dağıttık. Bunun yanında Bornova’nın misket üzümü vardır.

Kamil Okyay Sındır bunun coğrafi işaretinin alınması için yoğun emek harcamıştı. “Fransızların ünlü muskat şarabının kökeni Bornova misket üzümüdür” derdi. Biz de altı yeni bağ kurduk. Birkaç yıl içinde Bornova misket üzümünü her yerde vatandaşlarımızla buluşturacağız.

Türkiye’nin ilk reçel şenliğini yapmıştık. Vatandaşlarımızın, köylülerimizin bir araya gelip reçel ürettiği bir festivaldi. Çok mutlu olduk. Önümüzdeki dönemde ikincisini daha geniş katılımla hayata geçireceğiz.

Bu dönem yaptığımız yatırımlardan ilki Abide-i Hürriyet Parkı. Benim için yapımı bir hayaldi, sonra hedef oldu. Tasarımlarını önce kafamda kurdum, sonra paylaştım. Çok güzel bir çalışma ortaya çıktı. Hatta merhum İlber Ortaylı ile bunun üzerine konuşmuştuk. Son katıldığı canlı yayında birlikte açılışını yapmıştık. Bizim için çok önemliydi.

Bu meydan 7 bin yıllık bir hafızanın sembolü olarak tasarlandı. Tarihten, kültürden, özgürlükten ve bu toprakların birikiminden beslenen bir meydan olarak kurgulandı. Bu meydana gelenler 7 bin yıla selam verecek.

Bornova’da Rauf Denktaş’ı ve Bülent Ecevit’i anmak istedik. Bunun için Kıbrıs Parkı’nı yaptık. Rauf Denktaş’ın yaşam mücadelesini anlatan bir kompozisyon oluşturduk.

Kıbrıs dilinde “Ne yapıyorsun?” anlamına gelen Napan Kafe’yi açtık. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın emrini veren Bülent Ecevit’i de orada anmak istedik. Türk Mukavemet Teşkilatı kurucuları ve depremde yaşamını yitiren Kıbrıs melekleri için de bir köşe yaptık.

Çocukların tabletlere ve telefonlara teslim olmasını istemiyoruz. Çocukları sokağa çıkaracak güvenli alanlar yaratmak istiyoruz. Bu amaçla Yeşilova’da bir bump track parkı, bisiklet performans parkı yapıyoruz. Pist kısmı bitti. Yakında çok güzel bir kafe ve oyun alanıyla vatandaşlarımızla buluşacak.

Nakliyeciler Sitesi tarafında, günde üç bine yakın tır ve kamyonun geldiği bölgede tır parkı hayata geçirdik. Şoförlerin medeni koşullarda vakit geçirebilecekleri, tuvalet, banyo, yemek ve sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir alan oluşturduk.

Sarnıç’taki caminin yıkılmak üzere olduğunu fark ettik ve oraya Mescid-i Aksa Camii yapmak istedik. Müslümanların ilk kıblesine ve Filistin davasına destek olarak bunu hayata geçirdik. Mayıs ayında da hayatını kaybeden masum çocuklar için burada mevlit ve yemek programı düzenleyeceğiz.

Naim Süleymanoğlu da tarihe iz bırakmış bir milli kahraman. Bulgaristan’daki zulmü dünyaya duyurdu, hepimizin göğsünü kabarttı. Pınarbaşı’na yaptığımız kavşağı onunla taşlandırıp verdiği mücadeleyi anlatmak istedik.

Sokaktaki can dostlarımız için bir Eros Kedi Kliniği’ni açtık. Binlerce kediye burada tedavi uygulandı. Şiddetle öldürülen Eros’un adını verdik. Bu da bizim için vicdani bir sorumluluktu.

Işıkkent’te tarihi Arap Deresi Köprüsü’nü özgün haline geri getirdik. Kaybolmasını istemedik. Ayrıca Dramalılar Köşkü’nde bir Levanten Kafe’yi hayata geçirdik.

Dijitalleşmede çok önemli adımlar attık. Türkiye’nin ve Avrupa kıtasının ilk dijital ikiz uygulamasını Bornova’da hayata geçirdik. E-ekspertiz, E-numarataj, E-çap, E-imar, E-iskan, E-asansör gibi sistemlerle vatandaşlarımız işlemlerini online yapabiliyor. Islak imzaya gerek kalmadan pek çok hizmete ulaşabiliyor.

Akıllı sulama, sensör sistemleri, yapay zekâ destekli analizler, enerji yönetimi ve kamera takip sistemiyle belediye süreçlerini tek merkezden yönetiyoruz. Güvenlikten moloz takibine, sahipsiz çantadan hatalı parka kadar tüm süreçleri izliyoruz.

SUMO yol ve kavşak simülasyonlarıyla trafikte geçirilen süreyi azaltmaya yönelik planlamalar yaptık. Bazı bölümlerde uygulamalar başladı, diğer kısımlar da devam edecek.

Afetlerle mücadele bu dönemin temel başlıklarından biri oldu. Akıllı afet yönetim sistemi kurduk. Depremde hangi binaların risk altında olduğu, hangi yolların kapanacağı, güvenli alanların nereler olacağı analiz edildi. Arama kurtarma ekipleri oluşturduk, yangın müdahale araçları aldık. İzmir’deki yangınlarda araçlarımız sahaya gitti.

Kültür, sanat ve spor Bornova’nın güçlü alanları. Bornova Miras Projesi ile tarihsel ve kültürel altyapıyı koruma altına aldık. İstanbul Miras’tan esinlenen bu çalışma, Bornova’ya gelen herkes için bir rehber olacak.

Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu için yeni sahne hedefimiz var. Türkiye’nin en modern sahnelerinden birinin temelini atacağız. Kitap günleri, film günleri, uçurtma şenliği, kiraz festivali ve pek çok etkinlikle binlerce vatandaşımızla bir araya geldik.

46 ayrı branşta amatör spor kulüplerine destek sağladık, 60 binden fazla vatandaşı sporla buluşturduk. Yeni sahalar ve spor tesisleriyle bu yükü daha da alacağız. Çocuk oyun ve aktivite merkezleriyle bin 748 çocuğa ulaştık.

Kent Konseyi’ni yeniden hayata geçirdik. Engelli meclisi ve okul aile birlikleriyle çalışma grupları oluşturduk. Sorunlar ortaya çıkmadan çözüm üretmek istiyoruz. Muhtarlık akademisiyle muhtarlarımızla iletişimi güçlendirdik.

Avrupa Birliği ile birçok organizasyon içinde yer aldık. Türkiye’nin AB sürecine inanıyorum. Bu kapsamda demokratik yönetişim alanında önemli ödüller aldık. Ayrıca bugün itibarıyla Bornova Belediyesi, Energy Cities yönetim kuruluna seçildi. Bu da bizim için çok önemli bir adım oldu.

Bornova’nın geçmişine de geleceğine de talibiz demiştik. Bu anlayışla hem hizmet ürettik hem kent hafızasını güçlendirmeye çalıştık. Altmış altı dakikalık bu anlatımın amacı da buydu.”

Başkan Eşki'den 2 yıllık icraat raporu: 'Kutup yıldızımız Bornova'
Demokrat Gündem

Exit mobile version