Sosyal Demokrasi Derneği’nin düzenlediği ‘Başka bir Yaşam Mümkün’ başlıklı panelde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski Başbakan Bülent Ecevit’in tariflediği ‘ekonomik demokrasi’ kavramına dikkat çekti. Sosyal, siyasal, ekonomik, ekolojik demokrasi kavramlarını da tek tek açımlayan Başkan Soyer, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkındaki kararı demokrasi ayıbı olarak nitelendirdi. Soyer, “Canan Kaftancıoğlu karar. Bu karar tam bir demokrasi ayıbıdır. Ne hukukidir, ne vicdanidir, asla kabul edilemez. Ama bunları aşmasını da bu kadim kültürün insanları olarak biliyoruz. Bunları da aşacağız” dedi.
DEMOKRAT GÜNDEM- Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen sunumun açılış konuşmasını yapan SDD Başkanı Cengiz Onur, özgürlük-demokrasi-doğa-eşitlik ve barışın önemine dikkat çekti.
Sunumda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, “Demokrasi bu topraklarda doğmuş bir yaşam biçimi. İlk senato bizim kentlerimizdeki antik kentlerde, sahillerde kurulmuş. Biz demokrasinin kuruluşuna ev sahipliği yapan insanlarız aslında. Demokrasi en büyük inovasyon. Çünkü demokrasi birarada yaşamanın hukukudur. Kültürüdür. Sanatıdır. Demokrasi insanlığın mutlu olmasına yol açan en güzel yaşam biçimidir” diyerek demokrasinin kesintiye uğradığı otoriter ve totaliter rejimlere dikkat çekti.
SOYER: DEMOKRASİNİN NEFES ALDIĞI VE YAYILIM GÖSTERECEĞİ YER KENTLERDİR
Demokrasi kavramının en iyi yerelde ve kentlerde kurulabileceğini kaydeden Başkan Soyer, “Bütün bu hikaye aslında yerelde kurulabilir. Demokrasinin nefes aldığı ve yayılım göstereceği yer kentlerdir. Geleceğin dünyası da aslında kentlerin dünyası ve kentler bu uygulamalar için en uygun zemini verir size. Çünkü kentlerdeki çözümler insanların derdine derman olur. Dokunur ve çözüm getirir. O nedenle kentler arasındaki diyalog ve işbirliklerinin son derece önemi var” dedi.
SOYER: KAFTANCIOĞLU KARARI TAM BİR DEMOKRASİ AYIBI
Konuşmasında Canan Kaftancıoğlu hakkındaki kararı bir kez daha değerlendiren Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bir tek tuzağa düşmemek lazım; o da birbirimizle uyumda ayrıştırma-ötekileştirme meselesi. Ve birbirimizi kutuplaştırma meselesi. Bizi birbirimizden ayıran sebeplerden çok daha fazla birleştiren sebep var. Bunu gittiğiniz her yerde söyleyebileceğinizden emin olun. Nereye giderseniz gidin kimlerle biraraya gelirseniz gelin, hepsine bu sözü söyleyebilirsiniz. Yeter ki onların peşinden koşmaktan vazgeçmeyelim ve onlardan ayrılmayalım. Ne yapıp edip kucaklaşacak, ortak paydaları gün ışığına çıkaracak sebepleri bulmaya gayret edelim. Biz yapmaya, birileri de yapmamaya devam edecek.
Örneğin Canan Kaftancıoğlu karar. Bu karar tam bir demokrasi ayıbıdır. Ne hukukidir, ne vicdanidir, asla kabul edilemez. Ama bunları aşmasını da bu kadim kültürün insanları olarak biliyoruz. Bunları da aşacağız” ifadelerini kullandı.
SOYER’DEN EKONOMİK DEMOKRASİ AÇILIMI
Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, merhum Ecevit’in ekonomik demokrasi kavramını örnekleyerek, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Demokraside bir sorun yok aslında. Demokrasinin araçlarında, insanla buluşmasında eksiklikler var. Bizim demokrasiyi dijitalize etmemiz ve demokrasinin sadece beş yılda bir sandığa gidilen bir rejim olmadığını anlamamız ve anlatmamız lazım. Rahmetli Ecevit, siyasal ve sosyal demokrasinin yanında ekonomik demokrasi diye bir kavram ortaya atmış. Ekonomik demokrasi birbirimizle uyum için bulduğu bir yöntem. Kalkınma için demokrasi şart değil. Demokrasisiz kalkınma örneklerini her yerde görebilirsiniz. Ama demokrasi olmadığı zaman o refah sadece bir grup zümreyi zenginleştirir. Sadece demokrasi varsa o refah adil şekilde paylaşılır. Kooperatifçiliği kentsel dönüşümde, ulaşımda, tarımda uygulamaya başladık. Bir de ekolojik demokrasi var. İçinde yaşadığımız bu dünyada nehirlerin, dağların, ağaçların haklarını da korumak mecburiyetindeyiz. Çünkü biz doğanın üzerinde bir güç değiliz. Biz doğanın bir parçasıyız. Şimdi doğayı da içine alan doğanın haklarını, özgürlüklerini de savunan bir yeni tarife ihtiyaç var. Siyasal, sosyal, ekonomik ve ekolojik demokrasi birarada olduğu zaman döngüsel kültürdeki uyumu da yakalıyoruz. Gerçekten demokrasi insan evladının bu kainattaki en büyük inovasyonu. Bir değerler sistemi. O nedenle sahip çıkmaya devam edeceğiz. Yapmamız gereken en önemli şey dijitalize etmek ve teknolojiyle buluşturmak.
SOYER: DÖNGÜSEL KÜLTÜR DEDİK ÇÜNKÜ…
Döngüsel kültür kavramını neden öne çıkardıklarını anlatarak başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Döngüsel kültürden bahsettik. Doğa, birbirimizle, geçmişimizle ve değişimin kendisiyle uyum. Bu sütunlar üzerine oturan bir kavram ortaya attık. Adına da döngüsel kültür dedik. Yani hayatla uyumu sağlamak için kullandığımız bir metedoloji. Örneğin tarım. Tarımda başka bir tarım mümkün diyoruz. Çünkü içinde bulunduğumuz durumu içimize sindiremiyoruz. Nasıl doğru bir tarım politikası uygulanabileceğini düşündük. Kuraklık ve yoksullukla mücadeleyi önemsiyoruz. Artık dışa bağımlı hale gelmiş bir ülke haline geldik. Neden böyle oldu? Büyük kuraklık ve çoraklıklar mı yaşadık da herşeyi ithal eder hale geldik. Küçük üreticiyi kooperatif çatısı altında buluşturarak başlamalıyız dedik. Hangi ürünü nerede nasıl yetiştireceğimize karar vermemiz lazım yani. Biz kuraklık ve yoksullukla mücadele dediğimiz zaman bu toprağın doğayla insanıyla uyumlu bir tarım politikası şekillendirmeye çalışıyoruz. Biz geçmişin kadim kültürünü bugünün tarım politikasıyla birleştirmeye çalışıyoruz. Nihayet değişimle uyum. Artık bu bilgileri üreticimizin anında ulaşacağı platforma taşıdık. Döngüsel kültür tarımda da insanın kendi hayatında da uygulayabileceği bir metedoloji” diye konuştu.
CENGİZ ONUR: İZMİR TÜRKİYE’NİN AVRUPASI’DIR
Türkiye ve Norveç’i demokrasi kıstasları açısından karşılaştıran Sosyal Demokrasi Derneği Başkanı Cengiz Onur, “Biz özgürlüğü seviyoruz diyor. Türkiye’de hep birlikte evet özgürlüğü seviyoruz diyebilir miyiz? Herkes ülkesini seviyor ama kutuplaştırma içindeyiz. Bizler için özgürlük, demokrasi, doğa, eşitlik, barış önemli ilkeler. Sağcı milliyetçi kesimler din, ahlak, vatan, muhafazakarlığı öne çıkarıyor. Hep birlikte biz özgürlüğü seviyoruz deyip herhangi bir değer etrafında birleşebiliyor muyuz? Özgürlük için çok çaba harcamalı ve mücadele etmeliyiz. İzmir’in güzel bir tarafı var. İzmir Türkiye’nin Avrupasıdır derler. İnsan onuruna yakışır demokrasi ancak yerelden kurulabilir. Sosyal demokrasinin iktidarında buluşmayı diliyorum” diye konuştu.
SAMİ DOĞAN: KAFTANCIOĞLU KARARI TAMAMEN SİYASİDİR
SDD Genel Başkanı Sami Doğan, Yargıtay tarafından hakkındaki ceza onanan Canan Kaftancıoğlu kararının siyasi olduğunu belirterek, “Bu karar tamamen siyasidir. Alınan bu siyasi karar AKP iktidarının ve tek adam rejiminin önümüzdeki süreçte neler yapabileceği açısından da ibret vericidir. Düşünce ve ifade özgürlüğü demokrasinin temel koşuludur. Bunlar yoksa bir ülkede demokrasi yoktur. Tek adam rejimine karşı yılmadan, korkmadan umudu örgütleyerek mücadeleye devam edeceğiz. 2023 seçimleri ülkemiz açısından demokrasi güneşinin yeniden doğacağı bir zaman olacaktır. Tüm halkımızı eşitlik, adalet, kardeşlik ve dayanışma duygularıyla birlikte olmaya çağırıyoruz” dedi.
