Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi’nde, kuvözdeki 5 günlük Deniz Esin bebeğe şiddet uygulayan hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık, yargılandığı davada tutuklandı.
Mahkemede izletilen görüntülerde bebeğin başına vurduğu, saçlarını kazıdığı ve bacaklarını havaya kaldırdığı görülen sanığın, “pozisyon veriyordum” ve “gafletle yaptım” şeklindeki savunmaları kan dondurdu.
Türkiye gündemine oturan “bebek odası şiddeti” davasında adaletin ilk adımı atıldı. 26 Mayıs 2021 tarihinde meydana gelen ancak görüntülerin ortaya çıkmasıyla infiale yol açan olayda, Deniz Esin Bozoklar adlı bebeğe kuvözde işkence uyguladığı belirlenen hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık, yargılama sürecinde hakkında çıkan yakalama kararının ardından teslim olduğu Afyonkarahisar’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.
OLAYIN PERDE ARKASI: MESAİ ARKADAŞI FARK ETTİ
Düşük kiloyla dünyaya gelen ve yaşam savaşı veren Deniz Esin bebeğe yönelik dehşet, tesadüfen ortaya çıktı.
Bir başka hemşirenin, bebeğin bacak bölgesindeki anormal şişliği ve morlukları fark etmesi üzerine hastane yönetimi harekete geçti.
Güvenlik kamerası kayıtlarının geriye dönük incelenmesiyle, hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık’ın kuvözdeki bebeğin başına defalarca vurduğu, bacaklarını sertçe sıktığı ve bebeği sarsarak havaya kaldırdığı anlar tek tek tespit edildi. Hastane yönetimi tarafından derhal görevine son verilen hemşire hakkında “kasten yaralama” suçundan ağırlaştırılmış bir dava açıldı.
MAHKEMEDE GÖRÜNTÜLERLE YÜZLEŞME
SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) üzerinden Kahramanmaraş 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’ne bağlanan sanığa, hakim tarafından dehşet dolu anların görüntüleri saniye saniye izletildi. Görüntülerde kan alma tüpüyle bebeğe vurduğu ve tırnaklarıyla saçlı derisine zarar verdiği görülen sanık, başlangıçta bu eylemlerini “tıbbi usul” kılıfına uydurmaya çalıştı.
“TÜPLE VURMADIM, SADECE DOKUNDUM” SAVUNMASI
Hakimin sert soruları karşısında soğukkanlılığını korumaya çalışan Bağrıyanık, şu ifadeleri kullandı:
“Mağdurun kanını almam gerekiyordu. Damar yolu açamadığımız için damlatma yöntemiyle kan alıyorduk, yaptığım işlem usule uygundur. Bebeğe pozisyon vermek için bu şekilde davrandım. Kan tüpüyle vurmak istemedim, yalnızca dokundum. Saçlarında pamuk gördüğüm için temizleme amacıyla dokundum, zarar verme amacım yoktu.”
“BİR ANLIK GAFLET” İTİRAFI GELDİ
Mahkeme hakiminin, görüntülerin iddia edilen tıbbi yöntemlerle hiçbir ilgisinin olmadığını; bebeğin bacağının çekilmesi ve karın bölgesine sert baskı uygulanmasının “şiddet” olduğunu hatırlatması üzerine sanık geri adım attı.
Savunmasının devamında, “Bir anlık gaflet ve refleksle yaptım. Asla zarar verme amacım yoktu” diyen Bağrıyanık, bacak ve karın müdahalelerini bebeğin “bağırsak ameliyatı” geçirmesi ve “tartıdan düşme riski” bulunması gibi gerekçelerle açıklamaya çalıştı.
Mahkeme heyeti, “kuvvetli suç şüphesi”, “delillerin karartılma ihtimali” ve “eylemin kamuoyunda yarattığı infial” gibi gerekçeleri dikkate alarak sanığın tutuklu yargılanmasına karar verdi.