7 Mart 2026 sabahı düğmesine basılan ve İzmir’in de kilit noktalarından biri olduğu dev operasyonda; vatandaşın iş bulma umudunu sömüren, akılalmaz yöntemlerle milyonlarca lira haksız kazanç elde eden dev şebeke çökertildi.
EŞ ZAMANLI BASKINLARDA 390 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen operasyon, şebekenin ülke geneline nasıl yayıldığını gözler önüne serdi.
İzmir, İstanbul, Ankara, Adana ve Diyarbakır başta olmak üzere Antalya’dan Tekirdağ’a, Mersin’den Şanlıurfa’ya kadar uzanan tam 22 ilde eş zamanlı şafak baskınları düzenlendi.
Nefes kesen operasyonlarda toplam 390 şüpheli kıskıvrak yakalanarak adalete teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından hakim karşısına çıkarılan zanlılardan 247’si tutuklanarak cezaevinin yolunu tutarken, devasa şebekenin beli tamamen kırıldı.
KULLANDIKLARI YÖNTEMLER PES DEDİRTTİ
Şebekenin vatandaşları ağlarına düşürmek için kullandığı yöntemler ise pes dedirtti. Özellikle iş arayan vatandaşların çaresizliğini hedef alan dolandırıcılar, kendilerini üst düzey kamu görevlisi olarak tanıtıp belediyelerde kadro vaadiyle milyonlarca lira topladı.
Şebekenin en büyük vurgunu, kamuoyunda “sazan sarmalı” olarak bilinen sistemle gerçekleşti. Gayrimenkul ve araç alım-satım işlemlerinde satıcı ile alıcı arasına sızan dolandırıcılar, parayı ustalıkla kendi hesaplarına yönlendirerek sayısız vatandaşı mağdur etti.
Bununla da yetinmeyen suç örgütü; sosyal medya üzerinden açtıkları sahte ilanlar, hayali otel rezervasyonları ve yasa dışı ilaç temini gibi dijital tuzaklarla ağına düşürdüğü kurbanları adeta soyup soğana çevirdi.
600 MİLYONLUK HAKSIZ KAZANÇ ELDE ETMİŞLER
Operasyonun ardından el konulan mal varlıkları, kurulan suç imparatorluğunun büyüklüğünü kanıtlar nitelikteydi. Şebekenin kurbanlarından toplamda 600 milyon lira haksız kazanç elde ettiği saptandı.
Polis ekiplerinin adreslerde yaptığı aramalarda, suçtan elde edildiği kesinleşen 13 adet gayrimenkule anında el konuldu.
Suçluların zulalarından taşan yüklü miktarda altın, gümüş, döviz ve nakit paranın yanı sıra; şebekenin karanlık arşivini barındıran sayısız iletişim cihazına ve dijital belgeye incelenmek üzere el konuldu.
Baskın yapılan adreslerden çıkan çok sayıda ruhsatsız tabanca ve mühimmat ise, şebekenin sadece bir “dolandırıcı” çetesi olmadığını, aynı zamanda tehlikeli bir yapılanma olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İlginizi çekebilir: Gaziemir’de ‘zorla sözleşme’ operasyonu: İşyerinden cephanelik çıktı