Suça sürüklenen çocuklara yönelik infaz rejiminde köklü bir değişikliğe hazırlanan AK Parti, 11. Yargı Paketi’nden çıkarılan düzenlemeleri yeniden gündeme taşıdı.
Hazırlanan taslağa göre, 15-18 yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda hapis cezası üst sınırı 27 yıla çıkarılacak. Düzenleme, sadece ceza artırımıyla değil, “ihtiyaca özel müdahale” içeren rehabilitasyon modelleriyle de dikkat çekiyor.
Türkiye’de son dönemde çocukların karıştığı ağır suçlardaki artış, iktidar partisini kapsamlı bir yasal çalışma yapmaya itti.
AK Parti kurmayları, mevcut infaz sisteminin caydırıcılık ve rehabilitasyon noktasında yetersiz kaldığı tespiti üzerinden yeni bir yol haritası belirledi. Meclis’te kurulan araştırma komisyonunun raporuyla şekillenecek olan düzenleme, çocuk adalet sisteminde “disiplin” ve “ıslah” dengesini yeniden kurmayı amaçlıyor.
AĞIR SUÇLARDA ÜST SINIR 27 YILA ÇIKIYOR
Yeni yasal düzenlemenin en çarpıcı maddesi, ceza miktarlarındaki artış oldu. Adalet Bakanlığı’nın teknik çalışmalarına göre; 15-18 yaş arasındaki çocukların işlediği ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda mevcut üst sınırların yükseltilmesi öngörülüyor.
Taslak bu haliyle yasalaşırsa, söz konusu suç grubu için hapis cezasının üst sınırı 27 yıl olarak uygulanacak.
“PARÇALANMIŞ AİLE” GİRDABINA DİKKAT
AK Parti kaynakları, sadece cezaları artırmanın tek başına çözüm olmayacağı görüşünde birleşiyor. Parti içindeki değerlendirmelerde, suça karışan çocukların profil analizi yapılarak sosyolojik bir teşhis konuluyor:
“Suça sürüklenen çocukların büyük bölümü maalesef parçalanmış ailelerden geliyor. Toplumsal bir girdabın içindeyiz; boşanma oranları arttıkça bu risk de büyüyor. Cezayı ne kadar artırırsanız artırın, eğer aile yapısına dokunan bir rehabilitasyon ve ıslah süreci başarılı olmazsa, suçun önüne geçemezsiniz.”
İNFAZDA “DOĞRUDAN EĞİTİM EVİ” DEVRİ KAPANIYOR
Mevcut sistemde çocuk hükümlülerin cezalarını doğrudan “çocuk eğitim evlerinde” çekmesi uygulaması, yeni taslakla birlikte tarihe karışıyor. Hazırlanan yeni modele göre infaz süreci, çok daha sıkı bir denetim ve aşamalı bir geçiş mekanizması üzerine inşa edilecek.
Bu doğrultuda, çocuk hükümlülerin cezaları ilk etapta “çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında” başlayacak ve burada kalış süresi boyunca disiplinli bir gözlem süreci işletilecek.
Çocuğun psikososyal gelişimi ve kurallara uyumu uzmanlarca takip edilecek; ancak bu kapalı kurum sürecinde somut bir “iyi hal” tespiti yapılması durumunda eğitim evlerine geçişe onay verilecek. Böylece cezanın caydırıcılığı ile ıslah süreci arasında daha keskin bir denge kurulması hedefleniyor.
“İHTİYACA ÖZEL” MÜDAHALE PLANI
Düzenlemenin kalbini “bireyselleştirilmiş infaz” yaklaşımı oluşturuyor. İnfaz sürecinde her çocuğun; bireysel özellikleri, suçunun niteliği, aile yapısı, eğitim geçmişi ve psikososyal şartları dikkate alınarak “ihtiyaca özel müdahale planları” hazırlanacak.
Bilim dünyası ve akademiyle koordineli yürütülecek bu süreçte, çocuğun yeniden topluma kazandırılması için her vakaya özel bir yol haritası izlenecek.