Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Dijital mahremiyette emsal karar: WhatsApp mesajı fesih gerekçesi sayılmadı

Türkiye’deki milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren “dijital mahremiyet” tartışmasında Yargıtay son sözü söyledi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, şirket tarafından kendisine verilen telefon üzerinden yaptığı yazışmalar nedeniyle işten çıkarılan bir mühendisin davasında, işverenin mesajları okumasını “özel hayatın gizliliğinin ihlali” olarak değerlendirdi.

Türkiye'deki milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren "dijital mahremiyet" tartışmasında

Ankara’da bir şirkette çalışan mühendis, işten çıkarıldıktan sonra kendisine zimmetli telefonun rızası dışında incelendiğini, kişisel verilerinin temizlenmesine izin verilmediğini belirterek yargıya başvurdu.

Mühendis; kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra manevi tazminat talebinde bulundu.

ŞİRKETİN “HAKARET VAR” SAVUNMASI YETMEDİ

Davalı şirket, kendini; “Çalışanımıza telefonu sadece iş görüşmeleri yapması için verdik. Ancak incelemelerimizde, çalışanımızın şirket patronu ve çalışma arkadaşları hakkında ağır hakaretler içeren mesajlaşmalarını tespit ettik. Bu durum iş akdinin feshi için haklı bir nedendir” diyerek savundu.

MAHKEME: “OKUMA VE TUTANAK ALTINA ALMA HAKKINIZ YOK”

Yerel mahkeme, şirketin bu savunmasını reddederek tarihi bir gerekçe sundu. Mahkeme, işverenin çalışana ait özel mesajlaşmaları okuma, bunları tutanak altına alma ve fesih gerekçesi yapma hakkı bulunmadığına hükmetti.

Kararda, bu eylemin “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal” suçunu oluşturduğu ve işçinin manevi tazminat hak ettiği vurgulandı.

YARGITAY KARARI ONADI

Yargıtay’ın onama kararı, işverenlerin denetim yetkisinin sınırlarını net bir şekilde çizdi. Buna göre işverenler, işçiye tahsis edilen zimmetli cihazlarda dahi olsa, çalışanın kişisel mesajlaşmalarını rızası dışında elde edemeyecek ve bu verileri mahkemelerde delil olarak kullanamayacak.

Karar, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK), iş hukukunda yer alan ve işçinin işverene karşı sorumluluğunu ifade eden “sadakat borcu” ilkesinin önünde tutulduğunu kanıtlar nitelikte bir hukuki zemin oluşturdu.

ÇALIŞANLAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Hukukçular, bu kararın ardından işverenlerin çalışanlara ait dijital veri içeren cihazları teslim alırken çok daha titiz davranması gerektiğini belirtiyor.

Çalışanın rızası olmadan veya mahkeme kararı bulunmadan WhatsApp, sosyal medya veya kişisel e-posta hesaplarının incelenmesi, işvereni hem tazminat yüküyle hem de Türk Ceza Kanunu kapsamında hapis cezası riskiyle karşı karşıya bırakabilir.

İlginizi çekebilir: Emek Örgütlerinden 1 Mayıs çağrısı: Gündoğdu’da tek yürek!

Dijital mahremiyette emsal karar: WhatsApp mesajı fesih gerekçesi sayılmadı
Demokrat Gündem