Türk fantezi müziğinin sevilen ismi Güllü’nün şüpheli ölümü, magazin dünyasından adliye koridorlarına taşındı. Annesinin vefatından sonra hakkında çıkan “miras avcısı” ve “hayayıstsız evlat” iddialarıyla zor günler geçiren Tuğberk Yağız Gülter, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamayla hem ablasını hedef aldı hem de dosyadaki safını belirledi.
“ANNEM SOKAKTA KALDIĞINDA YANINDA YOKTUNUZ”
Gülter, annesinin sağlığında yanında olmayanların ölümünden sonra “prim yapmaya” çalıştığını savunarak sert eleştirilerde bulundu. Haciz şokuyla sokakta kaldıkları günleri hatırlatan Gülter, şu ifadeleri kullandı:
“Kimin oğlu olduğumu unutanlara hatırlatmak isterim. İki çocuğuyla birlikte haciz sonrası on karton koliyle sokakta kaldığında yanında olmayanlar, bugün sanki her gün annemle birlikteymiş gibi hikayeler anlatıyor. Annem hayattayken sessiz kalanlar, şimdi mesajlar üzerinden vicdanlarını benim üzerimden hafifletmeye çalışıyor. Hepsiyle hukuk önünde tek tek hesaplaşacağım.”
“KOSTÜMLERİ SATMADIM, FİLM ŞİRKETİYLE GÖRÜŞMEDİM”
Hakkında çıkan maddi çıkar iddialarını “iğrenç iftiralar” olarak nitelendiren Tuğberk Yağız Gülter, ne bir film şirketiyle masaya oturduğunu ne de annesinin sahne kostümlerine başkasının dokunmasına izin verdiğini belirtti. Gülter, bu gerçeklerin savcılık makamı tarafından da bilindiğini vurguladı.
OKLAR ABLAYA ÇEVRİLDİ: “İNŞALLAH YAPMAMIŞTIR DÜŞÜNCESİ KOPTU”
Açıklamasının en sarsıcı bölümünde ablası Tuğyan Ülkem Gülter’e yönelik sessizliğini bozan Tuğberk Yağız Gülter, artık “kardeşlik” bağlarını tamamen kopardığını ve bundan sonraki tek yolunun adalet olacağını ilan etti. Bugüne kadar ortaya çıkan mesajlar ve ses kayıtlarının, zihnindeki “İnşallah yapmamıştır” şeklindeki son umudu da kopardığını belirten Gülter, ablasının “Ben yapmadım” şeklindeki savunmasının kendisi nezdinde hiçbir inandırıcılığının kalmadığını vurguladı.
Ablasının kendisini “kötü evlat” ilan ettirmek için çevresindeki herkesi kışkırttığını ve söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterdiğini iddia eden Gülter, yaşadığı hayal kırıklığını ise şu sözlerle dile getirdi: “Beni hedef alan bu motivasyonun sebebini gerçekten bilmiyorum. Annemizi kaybettiğimiz o acı dolu günlerde, cenazede ‘Ben ne yapacağım?’ diye ağladığı için ona evimin kapılarını açıp bir oda vermek annemin oğlu olarak boynumun borcuydu; ancak o beni insanlara yalanlarla anlatmayı seçti.”
Bu saatten sonra aklı susturup yalnızca kalple hareket etmenin annesinin hakkına girmek olacağını söyleyen Gülter, soruşturma dosyasında adı geçen istisnasız herkesle ilgili “şikayetçi” sıfatıyla yasal süreci takip edeceğini duyurdu. Gülter, açıklamasını “Annemin hakkını kimseye yedirmeyeceğim” diyerek kararlılıkla noktaladı.
ŞÜPHELİ ÖLÜM DOSYASINDA YENİ PERDE
Güllü’nün 6’ncı kattan düşmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada, Tuğberk Yağız Gülter’in şikayetçi olması dosyanın seyrini değiştirebilir. Savcılığa sunulacak yeni deliller, ses kayıtları ve mesajların, olayın bir intihar mı, kaza mı yoksa cinayet mi olduğu sorusuna ışık tutması bekleniyor.