İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine dair yürütülen müzakerelerin tıkanması, Beyaz Saray’da askeri seçeneklerin ağırlık kazanmasına neden oldu. Al Jazeera ve İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, Trump yönetimi Tahran’ın “zaman kazanma” stratejisine karşı askeri güç kullanmaya her zamankinden daha yakın.
“GÜZEL BİR ARMADA” BÖLGEYE KONUŞLANDIRILDI
Başkan Trump’ın “güzel bir armada” olarak nitelediği askeri sevkiyat, bir gözdağı olmanın ötesine geçerek operasyonel hazırlık safhasına ulaştı. Bölgeye yönlendirilen askeri unsurlar, geniş ölçekli bir çatışma senaryosunu destekler nitelikte:
Savaş uçakları, yakıt ikmal tankerleri ve istihbarat unsurlarından oluşan dev bir filo Orta Doğu’daki üslere yerleştirildi. İngiltere’den kalkan F-35 uçakları ve E-3 Sentry AWACS komuta araçlarının bölgeye intikaliyle birlikte hava gücü kapasitesi maksimize edildi.
Bölgedeki ABD üslerinde komuta-kontrol mekanizmaları, sadece kısa süreli bir müdahale için değil, haftalarca sürebilecek kapsamlı bir kampanya için modernize edildi. Uzmanlar, 250’den fazla askeri kargo uçuşuyla taşınan mühimmatın, bu hazırlığın “blöf” olma ihtimalini düşürdüğünü vurguluyor.

İSRAİL’DE SAVAŞ HAZIRLIĞI: “SAVUNMA ALARMI”
İsrail hükümeti, olası bir çatışmanın bölgeye yayılma riskine karşı “topyekün savunma” stratejisini devreye aldı. Başbakan Netanyahu başkanlığında toplanan güvenlik kabinesi, ABD’nin İran’a yönelik operasyonunun başlamasıyla eş zamanlı olarak İsrail’in bir misilleme yağmuruna tutulabileceği varsayımıyla hareket ediyor.
Bu kapsamda, sivil savunmadan sorumlu İç Cephe Komutanlığı ve acil durum ekipleri, füze ve İHA saldırısı gibi senaryolara karşı tam hazırlık talimatı aldı. Şehir merkezlerinde kurtarma birimleri ve tıbbi ekipler teyakkuza geçirilirken, güvenlik kurumları son yılların en yüksek savunma alarm seviyesine ulaştı.
Daha önce haftalarla ifade edilen müdahale takviminin artık günler seviyesine inmiş olması, İsrailli yetkilileri karar mekanizmalarını hızlandırmaya itti. İsrail Meclisi’ndeki (Knesset) Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi, vatandaşların her an yaşanabilecek bir çatışma ihtimaline karşı psikolojik ve fiziksel olarak hazırlandığını belirtiyor.
Siyasi ve askeri çevrelerde, operasyonun zamanlaması konusunda nihai kararın ABD Başkanı Donald Trump’a bağlı olduğu vurgulanırken, İsrail’in kendi başına bir harekat ihtimalini de saklı tuttuğu ve balistik füze tesisleri gibi kritik noktaları hedef alan gizli planlarını Pentagon ile koordine ettiği ifade ediliyor.

OPERASYONUN ÖNÜNDEKİ ÜÇ KRİTİK ENGEL
Washington koridorlarında savaş senaryoları güncelliğini korurken, sahadaki gerçekliğin üç büyük bariyerle karşı karşıya olduğu görülüyor. Öncelikle, İtalya’da düzenlenen ve 22 Şubat’a kadar sürecek olan Kış Olimpiyatları, böylesi bir askeri harekatın diplomatik maliyetini artırıyor. Küresel bir spor etkinliğinin gölgesinde başlayacak bir operasyonun, ABD’nin uluslararası imajı üzerinde yaratacağı baskı Beyaz Saray’da ciddi şekilde tartışılıyor.
Buna ek olarak, Müslüman coğrafyası için bugün (19 Şubat) itibarıyla başlayan Ramazan ayı, askeri kararların en hassas noktasını oluşturuyor. Maneviyatın yükseldiği bu dönemde gerçekleşecek bir saldırının, bölge halkları nezdinde yaratacağı siyasi yankıların operasyonun askeri hedeflerini gölgelemesinden endişe ediliyor.
Tüm bu dış etkenlerin yanı sıra Washington’da kapalı kapılar ardında yürütülen son dakika diplomasi trafiği de süreci etkileyebilecek son halka niteliğinde. Masadaki diplomatik kanalların tamamen kapanıp kapanmadığı, olası bir harekatın “an meselesi” olup olmayacağını belirleyecek en temel unsur olarak öne çıkıyor.

| Kriter | Detaylar | Durum |
| Sivil Savunma | Belediye müdahale ekipleri ve sığınaklar hazırlandı. | 🔴 Kritik |
| Hava Savunma | Füze savunma sistemleri tam kapasiteye alındı. | 🔴 Kritik |
| Operasyon Takvimi | Beklenen müdahale süresi haftalardan günlere indi. | 🔴 Kritik |
| Lojistik Hazırlık | Şehir içindeki kurtarma taburları tam donanımlı bekliyor. | 🟠 Yüksek |
