Bölgedeki çatışmaların boyutu, askeri stratejilerden çevresel felaket senaryolarına evrildi.
Petrol tesislerinde çıkan devasa yangınlar gökyüzünü karartırken, bu kirliliğin atmosferik olaylarla birleşerek sınırları aşması ihtimali komşu ülkeleri teyakkuza geçirdi.

KARA YAĞMUR NE VE TÜRKİYE’YE GELİR Mİ?
Petrol yangınları sırasında atmosfere yoğun miktarda karbondioksit, petrol parçacıkları ve zehirli gazlar yükseliyor. Bu maddeler bulutlardaki su buharıyla birleştiğinde yeryüzüne “kirli yağış” olarak düşüyor.
Uzmanlara göre kirleticilerin sınırımıza ulaşması teorik olarak mümkün, ancak yoğun bir “kara yağmur” etkisi düşük bir ihtimal. Kirli hava kütlelerinin Anadolu’ya taşınması için rüzgarın sürekli doğudan batıya esmesi gerekiyor. Ayrıca Doğu Anadolu’daki yüksek sıradağlar bu kütlelerin iç kısımlara ilerlemesini zorlaştıran doğal bir bariyer görevi görüyor.
YOĞUN BOMBARDIMAN DEPREMİ TETİKLER Mİ?
Savaş bölgelerindeki devasa patlamaların sismik cihazları hareketlendirmesi, “yapay deprem” korkusunu doğurdu. Kahire Üniversitesi’nden Jeoloji Profesörü Dr. Abbas Şeraki, konuya bilimsel bir açıklık getirdi: “Büyük patlamalar sınırlı sarsıntılar oluştursa da bunlar yer kabuğunun derinliklerine inmez. Gerçek depremler tektonik levhaların derin fay hatlarındaki hareketidir. Geleneksel askeri saldırıların bu devasa doğal mekanizmayı tetiklemesi bilimsel olarak mümkün görülmüyor.”
ASIL TEHLİKE RADYASYON SIZINTISI
Dr. Şeraki’ye göre depremden çok daha gerçekçi ve korkutucu olan risk, nükleer ve hassas tesislerin hedef alınmasıdır. Özellikle zenginleştirilmiş uranyum bulunan tesislerin vurulması durumunda yaşanacak bir radyasyon sızıntısı, hava akımlarıyla tüm bölgeye yayılarak kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilir.
İlginizi çekebilir: İlber Ortaylı’dan endişelendiren haber: Durumu ciddi