Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

İslamabad’da ateşkes masası: Hürmüz Boğazı için iki ayrı plan

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı operasyonlarla alevlenen savaşın ardından, 8 Nisan’da sağlanan geçici ateşkes bugün yerini resmi müzakerelere bıraktı.

Pakistan’ın arabuluculuğunda gerçekleşen görüşmeler, iki ülkenin 2015’teki nükleer anlaşmadan bu yana yürüttüğü ilk doğrudan temas olma özelliği taşıyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı operasyonlarla alevlenen savaşın ardından,

Ateşkesin en kritik şartı olan “Hürmüz Boğazı’nın yeniden trafiğe açılması” maddesi, İslamabad’daki masanın ana eksenini oluşturuyor.

MASADAKİ TEKLİF PAKETLERİ

Görüşmelerde masaya getirilen iki ayrı plan, bölgenin ve küresel ticaretin geleceği açısından derin bir görüş ayrılığını ortaya koyuyor.

Washington tarafından sunulan 15 maddelik teklif, doğrudan İran’ın nükleer kapasitesine odaklanarak zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tamamen tasfiyesini ve dünya enerji sevkiyatının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nın vakit kaybetmeksizin uluslararası ticarete açılmasını hedefliyor.

Buna karşılık Tahran yönetimi, sunduğu 10 maddelik karşı planda boğazın kontrolünün kendi egemenliğinde kalmasında ısrar ederken, buradan geçecek gemilerden ücret alınmasını, bölgedeki askeri operasyonların sonlandırılmasını ve ülkeye yönelik tüm ekonomik yaptırımların kaldırılmasını şart koşuyor.

Karşılıklı teklifler, enerji güvenliği ve egemenlik hakları gibi temel konularda taraflar arasındaki çetin diplomatik pazarlığın seyrini belirliyor.

KRİTİK AKTÖRLER SAHADA

Pakistan’da bir araya gelen heyetlerin profili, bölgedeki diplomatik hareketliliğin ve meselenin ciddiyetinin kritik bir aşamada olduğunu gösteriyor.

Amerika Birleşik Devletleri kanadında Başkan Yardımcısı JD Vance ile birlikte Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve bölge politikalarında kilit rol oynayan Jared Kushner temaslarını sürdürürken; İran tarafını Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile bölge dinamiklerine hakimiyetiyle bilinen Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi temsil ediyor.

Bu kritik görüşmelerin ev sahipliğini üstlenen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ise her iki başkent arasında yürüttüğü yoğun mekik diplomasisiyle muhtemel bir ateşkesin baş mimarı olarak öne çıkıyor.

Heyetlerin bu üst düzey katılımı, tarafların kalıcı bir çözüm için masada olduğu şeklinde yorumlanıyor.

“GÜVENSİZLİK” GÖLGESİNDE MÜZAKERE

Görüşmeler başlasa da taraflar arasındaki buzlar erimiş değil. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, “Müzakerelere tam bir güvensizlikle katılıyoruz” diyerek Washington’ın geçmişte sözlerini tutmadığını hatırlattı.

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Arif ise ABD heyetine, “Eğer karşımızda ‘Önce İsrail’ diyen temsilciler görürsek anlaşma sağlanamaz; bu da dünya için çok daha maliyetli bir savaşa davetiye çıkarır” mesajını gönderdi.

LÜBNAN DENKLEMİ VE HİZBULLAH

İran’ın masadaki en büyük kozlarından biri de Lübnan. Tahran yönetimi, İsrail’in ateşkes sonrası Hizbullah’ı hedef almaya devam etmesine tepkili ve ateşkesin mutlaka Lübnan’ı da kapsayacak şekilde genişletilmesini talep ediyor.

İlginizi çekebilir: Lübnan’da can pazarı: Ölü sayısı 2 bine dayandı

İslamabad’da ateşkes masası: Hürmüz Boğazı için iki ayrı plan
Demokrat Gündem