İsrail ordusu, çatışmaların sınır hattını aşarak iç kesimlere yayıldığının en net göstergesi olan yeni bir dalgayla Lübnan’ın doğusundaki Baalbek kenti ve çevresini ağır bombardıman altına aldı.
21 Şubat öğleden sonra Bekaa Vadisi ve Sayda semalarında beliren İsrail savaş uçakları, sivil yerleşim alanlarına yakın noktaları hedef alarak büyük bir yıkıma yol açtı.
İlk belirlemelere göre en az 10 kişinin hayatını kaybettiği, 30 kişinin ise yaralandığı saldırılar, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn tarafından “istikrarı hedef alan düşmanca bir eylem” olarak nitelendirildi.
Mülteci Kampı Yerle Bir Oldu
Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığı sahadaki tablo, saldırıların yarattığı tahribatın boyutlarını gözler önüne seriyor. Yıkımın ve can kaybının en ağır yaşandığı adres, Riyak beldesi oldu.
Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen El-Kard el-Hasan finans kurumunun hemen yanındaki bir binanın tamamen yerle bir edildiği bu noktada 10 kişi yaşamını yitirdi.
İsrail uçaklarının bir diğer hedefi ise Sayda yakınlarındaki Ayn el-Hilve Filistin mülteci kampı oldu ve buradaki bombardımanda 2 kişi daha hayatını kaybetti.
İsrail ordusu ise sivil yerleşimleri ve mülteci kamplarını vuran bu ağır tabloyu, hedeflenen noktaların aslında Hizbullah’ın İsrail’e yönelik eylemler planlamak için kullandığı “operasyonel karargahlar” olduğu iddiasıyla savundu.
Cumhurbaşkanı Avn: “Bombaların Asıl Hedefi Diplomasidir”
Saldırıların ardından uluslararası topluma seslenen Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, zamanlamaya özellikle dikkat çekti.
ABD ve müttefik ülkeler tarafından bölgede yürütülen barış girişimlerinin bu bombalarla kasıtlı olarak baltalanmak istendiğini vurgulayan Avn, eylemleri “Lübnan’ın egemenliğine yönelik açık bir ihlal” sözleriyle kınadı.
Çözüm için diplomasiyi işaret eden Cumhurbaşkanı, tüm tarafların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararına derhal ve eksiksiz uyması gerektiğinin altını çizerek, uluslararası toplumu bu düşmanca eylemleri durdurmak için acilen sorumluluk almaya davet etti.