İYİ Parti YSK temsilcisinden korkutan ’emsal’ uyarısı: Sadece CHP değil tüm partiler tehlikede!

Sivil mahkemenin CHP için verdiği "mutlak butlan" kararı ne anlama geliyor? Avukat Mustafa Tolga Öztürk yazdı: "Eğer bu mantık kabul görürse, yarın hiçbir partinin kongresi güvende olmaz!"

İYİ Parti YSK temsilcisinden korkutan 'emsal' uyarısı: Sadece CHP değil tüm partiler tehlikede!

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” kararı, Türk siyasi tarihinde ve hukuk sisteminde benzeri görülmemiş bir krizin kapısını araladı.

Konuya ilişkin hukuki bir makale kaleme alan İyi Parti Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Avukat Mustafa Tolga Öztürk, bu kararın sadece CHP içi bir güç mücadelesi olarak görülemeyeceğini vurguladı.

Mustafa Tolga Öztürk, seçim yargısının (YSK) alanına sivil mahkemeler tarafından müdahale edilmesinin, gelecekte Türkiye’deki tüm siyasi partilerin kongre ve kurultaylarını “tartışmalı ve kırılgan” hale getireceği uyarısında bulundu.

“Seçim Yargısının Üzerine Sivil Mahkeme Gölgesi Düşemez”

Avukat Mustafa Tolga Öztürk, CHP kurultayına yönelik itirazların daha önce hem Çankaya İlçe Seçim Kurulu hem de YSK tarafından incelenerek karara bağlandığını, yani seçim hukukunun öngördüğü tüm denetim yollarının zaten tüketildiğini hatırlattı. Öztürk, uyuşmazlığın asıl tehlikeli boyutunu şu sözlerle özetledi:

“Bugün herhangi bir siyasi partinin kongre veya kurultayı hakkında seçim yargısının denetiminden geçmiş ve kesinleşmiş bir süreç, sonradan genel görevli mahkemeler önünde yeniden tartışılabilir hale gelebilecektir. Asıl tartışma ve uyuşmazlığın özü; seçim yargısının denetiminden geçmiş ve kesinleşmiş bir sürecin, daha sonra genel görevli mahkemeler tarafından yeniden değerlendirilip değerlendirilemeyeceğidir.”

Anayasa’nın 79. Maddesi Hatırlatması: “Son Söz YSK’nındır”

Anayasa’nın 79. maddesinin seçim hukukunun kırmızı çizgisi olduğunu belirten Öztürk, seçimlerle ilgili her türlü şikayet ve itirazı inceleyerek kesin karara bağlama görevinin münhasıran YSK’ya ait olduğunu vurguladı.

Anayasa’daki “YSK kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz” hükmüne dikkat çeken İyi Parti Temsilcisi, bu kuralın seçim sonuçlarının uzun süre belirsiz kalmasını önlemek ve hukuki güvenliği sağlamak amacıyla konulduğunu ifade etti.

“Yasal Düzenlemede Siyasi Partiler İçin ‘Mutlak Butlan’ Yok”

Hukukçu Öztürk, mahkemenin kurultayı iptal kararında gerekçe gösterdiği “mutlak butlan” kavramının yasal temellerini masaya yatırarak çarpıcı bir hukuki açmaza dikkat çekti. Siyasi parti seçimlerinde bu hükmün uygulanabileceğine dair açık bir yasal düzenleme bulunmadığının altını çizen Öztürk, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesinin, seçim sonuçlarına yönelik itirazları inceleme ve iptal yetkisini tamamen “Seçim Hakimi”ne devrettiğini hatırlattı.

Kanunun 121. maddesi üzerinden Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu’na atıfta bulunulsa da seçim süreçlerinde asıl belirleyicinin “özel hüküm” niteliğindeki 21. madde olduğunu vurgulayan Öztürk, bu özel düzenleme karşısında genel hükümlere dayanılarak sivil mahkemelere başvurulmasının hukuken mümkün olmadığını ifade etti.

YSK’nın 22 Mayıs Kararı Ne Anlama Geliyor?

YSK’nın 22 Mayıs 2026 tarihli kararına da açıklık getiren Öztürk, Yüksek Seçim Kurulu’nun, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nden gelen yazıyı “işlem yapılmaksızın mahalline iade” ettiğini belirtti.

YSK’nın, hukuk mahkemelerinin kararlarını icra etmek gibi bir görevi olmadığını kaydettiğini ifade eden Öztürk, kurulun Özgür Özel döneminde düzenlenen mazbatalara yönelik herhangi bir iptal kararı vermediğini hatırlattı.

“YSK, Kılıçdaroğlu’nu Genel Başkan Olarak Tanımadı”

Kemal Kılıçdaroğlu imzasıyla YSK’ya yapılan başvurunun işleme alınmasının kamuoyunda yanlış yorumlandığını belirten Öztürk, “Bu durum tek başına YSK’nın Kılıçdaroğlu’nu genel başkan olarak tanıdığı anlamına gelmez. Karar metninde bu yönde açık bir değerlendirme yoktur” dedi.

En Kritik Soru: CHP Seçimlere Katılma Yeterliliğini Kaybetti mi?

Mahkemenin “mutlak butlan” kararı sonrası kulislerde konuşulan “CHP sonraki seçimlere katılamayacak mı?” sorusuna da yanıt arayan Öztürk, Siyasi Partiler Kanunu’nun 36. maddesindeki (2022’de değiştirilen) tehlikeli hükme dikkat çekti. Bu hükme göre; bir parti, tüzüğünde öngörülen süreler içinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki kezgerçekleştirmezse seçime katılma yeterliliğini kaybedebiliyor.

Eğer mahkeme kararı gereği Kılıçdaroğlu sonrası kurultaylar tamamen “yok” sayılırsa, CHP’nin büyük kongre takviminin bu açıdan incelenmesi gerekeceğini belirten Öztürk, şu sakinleştirici tespitte bulundu:

“Bu durumun doğrudan CHP’nin seçimlere katılma hakkını kaybettiği anlamına geldiğini söylemek mümkün değildir. Böyle bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle kurultayların hukuki statüsüne ilişkin tartışmanın kesin biçimde sonuçlanması gerekir. Dolayısıyla bugün itibarıyla CHP’nin seçimlere katılma yeterliliğini kaybettiği yönünde kesin bir hukuki sonuca ulaşılamaz.”

Öztürk makalesini, “Aksi yöndeki yorumların kabulü, yalnızca mevcut uyuşmazlık bakımından değil, seçim hukukunun bütünlüğü ve hukuki güvenlik ilkesi bakımından da yeni krizleri beraberinde getirecektir. Son söz YSK’nındır” diyerek noktaladı.

Kaynak: (T24)

İlginizi çekebilir: Mutlak butlan dinlemedi; Özgür Özel kürsüde: “CHP’yi savunmak demokrasiyi savunmaktır”

İYİ Parti YSK temsilcisinden korkutan 'emsal' uyarısı: Sadece CHP değil tüm partiler tehlikede!
Demokrat Gündem

Exit mobile version