İzmir için yağışa karşın ‘kuraklık’ uyarısı: ‘Bölgesel gölet ve barajlar şart’

İzmir barajlarında su seviyesi yükselirken, uzmanlardan "sanal bolluk" uyarısı geldi. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, kentin yıllık su ihtiyacının dörtte birinin bir haftada yağdığına dikkat çekerek, bu suyun tarımsal stratejilerle muhafaza edilememesi durumunda yaz aylarında kuraklık faturasının ağır olacağını vurguladı.

İzmir’de Ocak ayı yağışlarının geçen yıla oranla yüzde 65 oranında artması, barajlardaki doluluk oranlarını yükseltse de tarımsal açıdan riskleri beraberinde getirdi.

ZMO Şube Başkanı Hakan Çakıcı, şiddetli yağışların yeraltı sularını beslemek yerine yüzeysel akışla denize döküldüğünü belirterek; küçük ölçekli göletler ve drenaj sistemleri kurulmazsa kışın yaşanan selin, yazın kuraklığa dönüşeceği uyarısında bulundu.

Türkiye’nin tarım ambarlarından İzmir, son haftalarda ekstrem hava olaylarının kıskacında. Geçtiğimiz yıl Ocak ayında metrekareye 134,8 kilogram yağış düşen kentte, bu yıl rakam 223,7 kilograma fırladı. Bu rekor artış, beraberinde erozyon ve su baskınlarını getirdi.

ZMO İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, yağış miktarından çok “yağışın muhafazası” konusuna odaklanılması gerektiğini belirtti.

Suyu bölgesel gölet ve barajlarla muhafaza edemezsek…

Yağışların zamana yayılmak yerine kısa sürede ve şiddetli düşmesinin verimliliği düşürdüğünü ifade eden Çakıcı, kritik bir matematiksel gerçeğe dikkat çekti.

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkan Hakan Çakıcı, şiddetli yağışın yarar değil zarar olabileceğini, asıl önemli olanın yağan suyun tutulması olduğunu söyledi.

ZMO Başkanı Çakıcı, “İzmir’de yıl boyu ihtiyaç duyulan toplam yağışın 4’te 1’i sadece bir haftada yağdı. Eğer biz bu suyu bölgesel göletler ve barajlarla muhafaza edemezsek, yılın geri kalanında şiddetli kuraklığı yaşamaya devam ederiz. 150 gün yağmur yağmaması ne kadar kötüyse, bir haftada rekor kırılması da tarım için o denli riskli” ifadelerini kullandı.

Yapılaşma ve madenler doğal drenajı bozuyor

Çakıcı, özellikle yamaç arazilerdeki doğal drenaj sistemlerinin yapılaşma, yol çalışmaları ve maden sahaları nedeniyle tahrip edildiğini vurguladı. Doğal akış yönü bozulan suların sele dönüşerek Menemen ve Selçuk gibi tarım merkezlerinde göllenmeye neden olduğunu belirten Çakıcı, bitki örtüsü olmayan çıplak arazilerde toprağın en verimli kısmının barajlara ve denize taşındığını, bunun da telafisi güç bir toprak kaybı (erozyon) yarattığını ifade etti.

Yer altı suları neden beslenemiyor?

Şiddetli yağışların toprak tarafından emilemediğini söyleyen Çakıcı, “Yağış yavaş ve düzenli olduğunda yer altı suları beslenir. Ancak bu denli kuvvetli yağışlarda su toprağa sızamadan yüzeyden akar gider. Bu hem düz arazide bitkiyi çürütüyor hem de suyu derelere karıştırarak israf ediyor” dedi.

Çakıcı’ya göre çözüm; büyük barajların yanı sıra yerel ölçekte su tutma kapasitesini artıracak göletlerin inşası ve doğal bitki örtüsünün korunmasında yatıyor.

İlginizi çekebilir: İzmir’de yolda kalan engelliye ‘hızır’ gibi yetişiyorlar: Engellilerin can simidi oldu

Demokrat Gündem

Exit mobile version