Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

İzmir Kent Konseyi'nde seçim zamanı! Başkan Soyer: 'Hiçbir başkanın arka bahçesi olmamalı'

İzmir Kent Konseyi'nin 17'nci Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda konuşan İzmir

İzmir Kent Konseyi'nin 17'nci Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Kent konseyi, hiçbir belediye başkanının arka bahçesi olmamalı. Hangi arkadaşım seçilirse seçilsin, sonuna kadar birlikte çalışacağımızı ve geçiş sürecinde kent konseyinin kent yönetimine daha aktif katılımının önünü açmaya gayret edeceğime söz veriyorum” dedi.

DEMOKRAT GÜNDEM- İzmir Kent Konseyi'nin 17'nci Seçimli Olağan Genel Kurulu gerçekleşiyor. Genel Kurul'da İzmir Kent Konseyi'nin yeni başkanı ile yürütme kurulu seçilecek. İzmir Kent Konseyi Başkanlığı görevini yürüten Seniye Nazik Işık, İZELMAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Adnan Akyarlı, Yrd. Doç. Metin Erten ve İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu Başkanı Yalçın Kocabıyık başkanlık için yarışıyor. 

 DEMOKRASİNİN ÖZÜ, KATILIM VE ORTAK AKLA DAYANIYOR

Başkan Tunç Soyer, kent konseyinin önemine vurgu yaptı ve  “Bugün İzmir Kent Konseyi’nin yeni yönetimi seçilecek, yeni yönetim belki de bugüne kadar ki en zor görevi üstlenmiş olacak” dedi. Başkan Soyer, “Çünkü ülkemiz büyük krizlerden geçiyor. Siyasal, toplumsal ve ekonomik açıdan çok derin sorunlar yaşıyoruz. Yoksulluk her geçen gün daha derinleşiyor. Şehrimiz İzmir elbette bu süreçlerin hiçbirinden azade değil. Yerkürenin ve bu ülkenin bir parçasıyız. Yaşamak zorunda kaldığımız bu sorunlar en temelde demokrasi krizinden kaynaklanıyor. Bu krizi aşabilmenin başlangıç noktası ise yerelden geçiyor. Çünkü demokrasinin özü, katılım ve ortak akla dayanıyor. Demokrasi ancak yerelden yükselirse gerçek anlamda demokrasi olabilir. Temsili demokrasinin eksik yanları ancak yerelin gücüyle tamamlanabilir. Bu da ancak katılımcı demokrasi kültürünün yaygınlaşmasıyla mümkün. Katılımcı demokrasiyi büyütecek aktörlerin başında kent konseyi geliyor. Çünkü iyi çalışan, aktif bir kent konseyi sadece kırılgan kurumların yönetime katılmasını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda hak temelli savunuculukla adil bir yaşamın mihenk taşlarını oluşturuyor. Tüm bunların toplamında demokrasinin önündeki engelleri ortadan kaldırıyor” diye konuştu.

""

ARKA BAHÇESİ OLMAMALI

Başkan Soyer konuşmasına kent konseyinin bağımsızlığına da vurgu yaparak, "Kent konseyi, hiçbir belediye başkanının arka bahçesi olmamalı” dedi. Başkan Soyer, “Göreve geldiğimiz günden beri kent konseyinin kurumsal kapasitesini büyütmek, özerkliğini genişletebilmek ve kent yönetimine daha doğrudan katılımın önünü açmak için her türlü adımı atmaya gayret ettik. Bu anlamda, Nazik Işık’a teşekkür etmek istiyorum. Birlikte verimli bir dönem geçirdik.  Biz ne yapsak az… Kent konseyinin meşru oturduğu zemin ve onun meşruiyetini sağlayan mevzuat, çok daha daha aktif kullanılmasının önünü açabilir. Ama öncelikle ‘mış’ gibi yapmaktan vazgeçmek, yönetime dahil olmasını sağlayacak özerk yapıyı kurmak gerekir.  Benim taahhütte bulunabileceğim bir konu var; hangi arkadaşım seçilirse seçilsin, sonuna kadar birlikte çalışacağımızı ve geçiş sürecinde kent konseyinin kent yönetimine daha aktif katılımının önünü açmaya gayret edeceğime söz veriyorum. Kent konseyimiz, önümüzdeki dönemde de çoklu krizlerin çözümünde büyük bir özveriyle çalışmaya devam edecek. İBB, aynı kararlılıkla kent konseyine destek olmaya devam edecek. İzmir Kent Konseyi, Türkiye’nin en katılımcı en demokratik ve en özgür kent konseyi olma unvanını hak etmiştir. Bu çıtayı yükseltmeye hiçbir engel yoktur. Kent konseyi varlığıyla, demokrasinin 5 yılda bir sandığa gidilen bir rejim olmadığını bir yaşam biçimi olduğunu gösterecektir” diye konuştu.

 

Demokrat Gündem