İzmir’de mülkiyeti Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne geçen Tarihi Un Fabrikası üzerinden İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) ile iktidar partisi arasında süregelen anlaşmazlık, yerel siyasetin ana gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
Konuya ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yapan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sürecin hukuki ve mali boyutlarına dikkat çekerek, CHP yönetiminin ve İzBB’nin kamuoyuna sunduğu argümanların yasal verilerle örtüşmediğini savundu.
Saygılı, meselenin idari bir mülkiyet devri olduğunu belirterek, “Bu konunun İzmir’in gündeminde olmaması gereken idari bir mesele olduğunu ve buradan siyasi bir fayda sağlanmaya çalışıldığını” ifade etti.

MÜLKİYET TARTIŞMASININ HUKUKİ ZEMİNİ
Tartışmanın merkezinde, binanın tarihi mülkiyet durumu ve ilgili yasal düzenlemeler yer alıyor. İzBB yönetiminin tahliye kararlarına itiraz ederken 1926 tarihli kamulaştırma kararnamesini referans aldığını hatırlatan Saygılı, hukuki sürecin bu noktada dar bir çerçevede değerlendirildiğini savundu.
1936 yılında yürürlüğe giren kanunla vakıf mallarının devlet güvencesi altına alındığını vurgulayan AK Parti İzmir İzmir İL Başkanı Bilal Saygılı, “Asıl belirleyici düzenleme, Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla 1936 yılında yürürlüğe giren kanundur. Ayrıca 2008’de yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile vakıf kökenli taşınmazların, belediyeye geçmiş olsa dahi mazbut vakfa devredilmesi zorunlu kılınmıştır” şeklinde konuştu. Saygılı, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyet talebinin yasal bir mecburiyet olduğunu dile getirdi.
RESTORASYON SÜRECİNDE FİNANSMAN PAYLAŞIMI
Sürecin mali boyutuna ve binanın kente yeniden kazandırılması aşamasına da değinen Saygılı, restorasyon finansmanının tek bir kuruma mal edilmemesi gerektiğini belirtti.
İzBB’nin Tarihi Un Fabrikası’nı kendi bütçesiyle kente kazandırdığı yönündeki açıklamalarına yanıt veren Ak Parti İl Başkanı Saygılı, “Bu taşınmazın restorasyonu 2015 yılında başlayıp 2017 yılında tamamlanmış ve Meslek Fabrikası olarak hizmet vermeye başlamıştır. Toplam bütçesi 3,1 milyon TL olan projenin 2,3 milyon TL’si İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından karşılanmıştır” açıklamasında bulundu. Saygılı, projedeki büyük kamu fonu desteğinin göz ardı edilmesini eleştirdi.

YARGI KARARLARI VE KURUMSAL TAHSİSLER
Yargı sürecinin gelinen noktada netleştiğini belirten Saygılı, İdare Mahkemeleri ve Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin tahliye sürecini hukuka uygun bulduğunu, kararların istinaf mercilerince de onandığını aktardı.
İzBB’nin idari süreçlere yönelik tutumunu eleştiren Bilal Saygılı, yerel yönetimin diğer tahsis süreçlerindeki pozisyonuna da değinerek, “Egemenlik Binası ve Gasilhane gibi konularda da mahkeme süreçleri yaşandı. İzBB, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait 50’den fazla taşınmazı halihazırda sorunsuz bir şekilde kullanmaya devam etmektedir. Yalnızca bir taşınmaz üzerinden ‘engelleniyoruz’ iddiasında bulunulması kurumsal işleyişle bağdaşmıyor” ifadelerini kullandı.
KENTİN ASLİ SORUNLARINA ODAKLANMA ÇAĞRISI
AK Parti İl Başkanı açıklamasının son bölümünde, konuyu İzmir’in genel yönetim sorunları bağlamında değerlendirdi.
İzBB’nin altyapı, trafik, kentsel dönüşüm ve atık yönetimi gibi kentin birikmiş yapısal meselelerine kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini savunan Saygılı, yerel yönetimi idari ve hukuki süreçleri tamamlanmış meseleler üzerinden siyasi bir gerilim hattı kurmakla eleştirdi.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “Yerel yönetim kadroları, idari krizler üretmekten ziyade İzmir’in asli belediyecilik hizmetlerine odaklanmalıdır. Mahkemeler son kararı söylemiş, konu kapanmıştır. Bütün enerji İzmir’e hizmet etmeye harcanmalıdır” dedi.