DEMOKRAT GÜNDEM- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay’ın fikir yürütücülüğü, BASİFED ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu’nun iş birliğiyle düzenlenen “Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi – 103 Yıllık Cesaret”, İzmir’in iş, sivil toplum ve siyaset dünyasından güçlü katılımla gerçekleşti.

Cumhuriyet’in 103. yılında kadın emeğini, cesaretini ve ekonomiye katkısını mercek altına alan bu anlamlı buluşmada güçlü mesajlar verildi.
Zirveye İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da katılarak destek verdi.
Projenin fikir lideri olarak açılış konuşmasını yapan Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Çelep, kadın istihdamından şiddete, girişimcilikten kurumsal kültürün dönüşümüne uzanan geniş bir yelpazede kritik tespitler ve somut öneriler ortaya koydu.

ÖZNUR TUGAY: “BİR TOPLUMUN ADALETİ, KADINLARINA GÖSTERİLEN SAYGIYLA ÖLÇÜLÜR”
“Cesaretin Adı: Kadın” Projesi’nin fikir lideri Öznur Tugay, açılış konuşmasında kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel bir trajedi olmadığını, toplumun ortak vicdanını yaralayan derin bir sorun olduğunu vurguladı.

“Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca bir trajedi değildir; toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan çok derin bir sorundur” diyen Öznur Tugay, saygının yalnızca bir nezaket gösterisi olmaktan çıkarılıp toplumsal bir ilke hâline getirilmesi ve bunu güvence altına alacak güçlü hukuksal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Türkiye’de kadın istihdam oranının yalnızca yüzde 31,3 düzeyinde kaldığına dikkat çeken Öznur Tugay, “Kadınların büyük bir bölümü hala eğitimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamamaktadır. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkartılıp yaşanan bir gerçeklik hâline getirilmelidir” dedi.
Kadınların eğitimde, iş yaşamında ve karar mekanizmalarında eşit biçimde yer aldığı bir düzenin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Öznur Tugay, bu dönüşümün büyük sıçramalarla değil, kararlı ve sabırlı adımlarla mümkün olacağını vurguladı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu kadınına ilişkin tarihi sözlerine de yer veren Öznur Tugay, “Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ulaştırmakta daha fazla emek verdim’ diyemez” alıntısıyla Türk kadınının tarihsel rolünü bir kez daha gündeme taşıdı.
Öznur Tugay, 103 yıl önce İzmir İktisat Kongresi’nde çizilen vizyonun kadını yalnızca aile içinde değil, üretimde, ekonomide ve toplumsal yaşamın her alanında güçlü bir özne olarak konumlandırdığını anımsatarakk, bu mirasa sahip çıkmanın bugün daha büyük bir önem taşıdığını ifade etti.

Konuşmasını güçlü bir çağrıyla sürdüren Öznur Tugay, “Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği kadınların özgürlüğü ile doğru orantılıdır. Bir toplumun adaleti kadınlarına gösterilen saygıyla ölçülür. Ve bir toplumun geleceği, kadınlarının hayallerine verilen değerle şekillenir” dedi.

Zirvedeki buluşmayı salt bir başlangıç olarak nitelendiren Öznur Tugay, “Bugün burada İzmir’in güçlü kadınlarının attığı bu adım sadece bir başlangıç değil; kadınların emeğinin, üretiminin ve dayanışmasının büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Çünkü biliyoruz ki kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir” ifadelerini kullandı.
Öznur Tugay, konuşmasını, “Bu ülkede kendi ayakları üzerinde duran her kadının arkasında tek bir erkek vardır: Mustafa Kemal Atatürk” sözleriyle noktaladı.

DENİZ ÇELEP: “CESARET OLMADAN HİÇBİR ADIM ANLAM KAZANMAZ”
TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Çelep, Türkiye’deki kadın istihdam oranının OECD ortalaması olan yüzde 60-64’ün çok gerisinde kaldığı gerçeğiyle konuşmasına başladı.
“Bu oran, yüzde 60-64 olan OECD ortalamasının oldukça altında kalıyor” diyen Deniz Çelep, evlilik ve çocuk sahibi olma gibi yaşam koşullarının kadın istihdamını olumsuz etkilediğini, buna karşın eğitim düzeyi yükseldikçe iş gücüne katılımın da arttığını belirtti ve kayıt dışılık ve ücretli istihdamdaki düşüşün ise hala çözüm bekleyen yapısal sorunlar arasında yer aldığını vurguladı.

Daha fazla kadının yalnızca çalışan olarak değil girişimci ve lider olarak ekonomide yer alabilmesi için atılması gereken adımları sıralayan Deniz Çelep, “Kadınların gelir elde etmesinin yanında gelir yönetmeyi de öğrenmesi, finansal bilgiyle donanması çok önemli” dedi.
Hukuki güvenceye de özellikle dikkat çeken TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, kadınların yasal haklarının tam farkında olup bu hakları savunabilmelerinin bağımsız hareket edebilmenin temel koşulu olduğunu söyledi.
İş dünyasında var olabilmek için geniş bir sosyal çevre ve etkin bir iletişim ağının da büyük önem taşıdığını belirten Deniz Celep, “Sağlam bir iş birliği başarının temel anahtarıdır. Ama hepsinden önemlisi cesaret; karar alma, riski yönetme ve başarısızlık karşısında toparlanıp yola devam edebilme cesareti olmadan hiçbir adım anlam kazanmaz” diye konuştu.

İşverenlere düşen sorumlulukları da açıkça dile getiren TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, “İş hayatında cam tavan ve ücret eşitsizliğiyle mücadele için şeffaf ücret politikaları, kota uygulamaları, mentorluk programları ve tarafsız performans değerlendirme sistemlerinin kurulması şart” vurgusunu yaptı.
“CİNSİYET EŞİTLİĞİNE DAYALI BİR KÜLTÜRÜ İNŞA ETMELİYİZ”
Kurumsal kültürün dönüşümünü ise tüm bu adımların ötesinde en kritik mesele olarak tanımlayan TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, “Cam tavanın varlığını kabul ederek örtük önyargıları ve ‘erkek işçi’ algısını yıkacak, cinsiyet eşitliğine dayalı bir kültürü hem iş hayatında hem de toplumsal yaşamda yerleştirmeliyiz” dedi.
Üst düzey yönetim pozisyonlarında kadın oranını artırmak için ölçülebilir hedefler ve kotaların belirlenmesi gerektiğini de vurgulayan Deniz Celep, kariyer süreçlerinde şeffaf ve önyargıdan arındırılmış kriterlerin kullanılmasının cinsiyet kaynaklı ücret farklılıklarını kapatmada belirleyici rol oynayacağını ifade etti.
TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu’nun yürüttüğü çalışmalara da değinen Deniz Celep, sanayi, tarım, turizm, sanat ve eğitim alanlarında kadın girişimciliğini destekleyen eğitimler, deneyim paylaşımı ve mentorluk programlarının sürdürüldüğünü aktardı.
“Eşitlik Yıldızları” projesiyle işletmelerin karar alma mekanizmalarına daha fazla kadının dahil edilmesinin hedeflendiğini; “İhracata Kadın Gücü”, “Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması” ve “Yükselen Markalar Projesi” gibi girişimlerle kadınların ticari ve dijital pazarlama becerilerinin geliştirildiğini aktaran TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celip, bu çalışmaların İzmir Büyükşehir Belediyesi, odalar, borsalar ve BASİFED gibi güçlü sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çok daha geniş bir etki alanına ulaştığını söyledi.
TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, sözlerini “Kadın varsa yarın var” ifadesiyle tamamlayan tamamladı ve zirvede filizlenecek iş birliğinin tüm toplumu kucaklayan, umut ve cesaret dolu bir başlangıca dönüşmesini diledi.

SEMİHA GÜNEŞ: “GÜÇLÜ SLOGANLAR DEĞİL, ÖLÇÜLEBİLİR İLERLEME GÜVEN VERİR”
BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, 8 Mart’ı salt bir kutlama günü olarak değil bambaşka bir perspektiften ele aldı.
“8 Mart; hatırlama, hesap verme ve kararlılık günüdür. O yüzden bu buluşmaya ‘Cesaretin Adı: Kadın’ dedik” diyen Güneş, kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hâlâ çözüm bekleyen önemli sorunların varlığını ortaya koydu.
Kadınların güçlenmesinin yalnızca bir sosyal adalet meselesi olmadığını vurgulayan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “Kadınların güçlenmesi aynı zamanda bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü toplum sorunudur” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü anarak açıklamalarını sürdüren Semiha Güneş, “Atatürk, daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ demişti. Birçok ülke kadınlara temel hakları tartışırken, Türkiye’de kadınlar seçme ve seçilme hakkına kavuşmuş, eğitim ve çalışma hayatında yer almaları devlet politikası hâline gelmiştir. Bu vizyon bize çok net bir şey söylüyor: Bir toplum kadınları kadar güçlüdür” ifadelerini kullandı.

Rakamlar üzerinden de konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, Türkiye nüfusunun yüzde 51,4’ünü oluşturan kadınların bu potansiyelinin ekonomiye, istihdama, üretime ve yönetime tam olarak yansıtılmadan ne sürdürülebilir büyümenin sağlanabileceğini ne de refahın kalıcı hâle getirilebileceğini vurguladı.
Güneş, “İzmir’de kadınların iş gücüne katılım oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olması önemli bir avantaj. Ama yeterli mi? Bence değil” diyerek hedefini açık biçimde ortaya koyarak, “Kadınların ekonomik katılımını İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli bileşenlerinden biri hâline getirmeliyiz” dedi.
Hızla değişen iş dünyasına dikkat çeken BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “Her gün yeni teknolojiler, yeni iş modelleri ve yeni değer zincirleri ortaya çıkıyor. Kadınların bu alanlara erişimi güvence altına alınmazsa refah ölçeği de sınırlı kalmaya devam edecektir” uyarısında bulundu ve kadınların yeni sektörlere geçişini kolaylaştıracak eğitimler, sertifikasyon programları, işe yerleştirme mekanizmaları, esnek ve güvenceli çalışma modelleri ile bakım yükünü hafifleten çözümlerin ivedilikle geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

BASİFED’in geçen yıl hayata geçirdiği “Girişimci Kadınları Güçlendirme Yolculuğu” programına da değinen BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “Otuz genç kadın girişimciye bire bir mentorluk desteği sağladık. Finans, yeşil tasarım, pazarlama, marka oluşturma ve sürdürülebilir üretim gibi alanlarda önemli eğitimler verdik. Bu programdan aldığımız geri dönüşler bize çok net bir şey gösterdi: Kadınların yaratıcılığı ve üretkenliği İzmir için muazzam bir potansiyeldir ve bu potansiyelin büyümesini hep birlikte desteklememiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Konuşmasının sonunda tüm paydaşlara somut bir ortak hedef önerisi sunan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “İzmir’in tüm ekonomik sektörlerinde kadın oranını artırmayı ölçülebilir ve takip edilebilir bir yol haritasına bağlayalım. Çünkü güçlü sloganlar değil, ölçülebilir ilerleme güven verir” diyerek sözlerini tamamladı.
Üç güçlü kurumun ortak iradesini yansıtan “Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi”, Cumhuriyet’in 103. yılında kadın meselesini yalnızca simgesel bir günle sınırlı tutmayan, somut hedefler ve kalıcı iş birlikleriyle ileriye taşımayı öngören kararlı bir duruşun belgesi olarak tarihe geçti.