İzmir Yaşam Alanları Meclisi'nden Buca Cezaevi Çıkışı: 'Tarihi nokta olarak etiketlenmeli'

Kentte yıkımı gerçekleştirildikten sonra yerine nasıl bir planlama yapılacağı siyasetin tartışma konusu olan Buca Cezaevi alanı ile ilgili değerlendirme yapan İzmir Yaşam Alanları Meclisi yürütücülerinden Yasemin Sağlam, "Buca Cezaevinin bulunduğu alan bir hafıza mekanı. Burayı yepyeni bir alana dönüştürmekten ziyade bu özelliğini gündeme getirmek gerekiyor. Bu alanın bir hafıza mekanı olduğu gerçeğinin atlanmaması gerekiyor" dedi.   […]

Kentte yıkımı gerçekleştirildikten sonra yerine nasıl bir planlama yapılacağı siyasetin tartışma konusu olan Buca Cezaevi alanı ile ilgili değerlendirme yapan İzmir Yaşam Alanları Meclisi yürütücülerinden Yasemin Sağlam, "Buca Cezaevinin bulunduğu alan bir hafıza mekanı. Burayı yepyeni bir alana dönüştürmekten ziyade bu özelliğini gündeme getirmek gerekiyor. Bu alanın bir hafıza mekanı olduğu gerçeğinin atlanmaması gerekiyor" dedi.
 
DEMOKRAT GÜNDEM-MELİSA GÖNEN-Buca'nın yeşil alan ihtiyacı olduğuna vurgu yapan İzmir Yaşam Alanları Meclisi yürütücülerinden  Yasemin sağlam, "Buca'nın yukarıdan çekilmiş fotoğraflarına da bakıldığına Buca yeşil alan açısından sıkıntılı bölgelerden bir tanesi. Bu nedenle Buca Cezaevi alanının iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Rekreasyon alanı denince bu kavram çok farklı anlamlarda değerlendirilebilir. Buna bir açıklık getirilerek yeşil alan yapılma gerekliliği vurgulanmalı. Biz yeşil alan olarak tariflemeyi daha uygun buluyoruz" şeklinde konuştu.
 
BU ALANIN HAFIZA MEKANI OLDUĞU GERÇEĞİ ATLANMASIN

Bu alanın kentin hafızası niteliğinde  olduğunu dile getiren Yasemin Sağlam, alanın 90 öncesi dönem için çok önemli olduğunu ve konuyla ilgili bir itiraz dilekçesinin yayınlandığını anımsattı. 

İzmir Yaşam Alanları Meclisi'nden Yasemin Sağlam, "Buca Cezaevinin bulunduğu alan bir hafıza mekanı. Burayı yepyeni bir alana dönüştürmekten ziyade bu özelliğini gündeme getirmek gerekiyor. Bu alanın bir hafıza mekanı olduğu gerçeğinin atlanmaması gerekiyor. Bu konuda TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından bir itiraz dilekçesi yayımlandı. Bu dilekçede yıkılan Buca Cezaevi alanı için  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni imar planına yönelik itirazlar dile getirildi" dedi.


 
TALEPLER GÖZ ARDI EDİLDİ

İtiraz dilekçesinin içeriğine dair de bilgi veren Yasemin Sağlam, "İtiraz dilekçesinde, hazırlanan yeni imar planları ile alanın esas olarak Ticaret ve Konut Alanı olarak düzenlendiği belirtilerek, alanın Buca ilçesinde ihtiyaç duyulan yeşil ve sosyal – kültürel alanlar için ayrılması taleplerinin göz ardı edildiği vurgulanmıştı. Ayrıca, mülkiyetin çok büyük bir bölümünün kamunun elinde olduğu bir alanda, kamusal kullanımların dışında kararlar verilmesinin taşınmazların özelleştirilmesi anlamına geleceği ifade edilerek,  bu düzenlemenin bölgeye nüfus ve inşaat yoğunluğu getiren bir plan ile yapılıyor olmasına işaret ettiği belirtilmişti" ifadelerini kullandı. 
 
GELECEĞE İZ BIRAKACAK BİR NOKTADA TUTULMALI

Yayımlanan dilekçede alana sahip çıkma çağrısı yapıldığını, alanın tekrar Bucalılara, İzmirlilere kazandırılması gerektiğinin söylendiğini de kaydeden İzmir Yaşam Alanları Meclisi'nden Yasemin Sağlam, "Biz de bu alanın sosyal ve kültürel değeriyle öne çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz" diyerek, alanın nasıl değerlendirilmesi gerektiğini şöyle anlattı: 

"90'lı ve 80'li yılların öncesinde alandaki hapishanede yaşanan işkenceler var. Genç insanların işkencelerden geçtiği bir alan. Bu alanı İzmir'in antidemokratik bir işkence alanı olarak hatırlıyoruz. Burada gençlerin yaşadığı bunca olay varken alanın hafızasını yok edecek yeni bir alan oluşturma fikrinin uygulanabileceği bir alan değil. Buca Cezaevinin bulunduğu bu alan tarihi bir nokta olarak etiketlenmeli. Burada yaşananlar unutturulmamalı. Bu alanda idamlar yaşandı, gencecik hiçbir suç addedilmeyen insanlar orada öldürüldü, işkencelerden geçirildi. Bunların unutulmaması geleceğe iz bırakacak bir noktada tutulması gerekir."

SANAT İLE HAFIZA CANLI TUTULABİLİR

Sağlam, yıkılan Buca Cezaevi alanının kamusal bir alan olduğunun unutulmamasına vurgu yaparak, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Sanatçılar bu konuda daha doğru ifadelerde bulunur ancak, alanda sanat ile hafızayı canlı tutacak bazı dokunuşlar yapılabilir. Alanda yaşanan olaylar sanatçılar tarafından sanatla dile getirilebilir. Burada yaşananlar bizden sonrakilere aktarılarak, anlatılarak yaşanan olayların tekrarı önlenebilir.

SADECE İZMİRLİLERİN DEĞİL HEPİMİZİN

Buranın kamusal bir alan olduğu unutulmamalı. Hazırlanan imar planlarında burası ticaret ve konut alanı olarak düzenleniyor. Bu düzenlemeyle alanın özelleştirileceği sinyallerini alıyoruz. Sadece İzmirlilerin değil hepimizin, Kars'takinin, Van'dakinin, Trabzon'dakinin ortak  mülkü olan bir alanın birilerine satılarak özelleştirilmesi kabul edilemez. Alan sosyal ve kültürel hafıza mekanı olarak unutulmayacak bir konuma getirilmeli, bizim görüşümüz bu yönde." 
 

Demokrat Gündem

Exit mobile version